Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmızı ile cümle

kırmızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kırmızı şarabı, beyaz şaraba tercih eder.Tom prefers red wine to white wine.
Kırmızı gözü alabilir misin?Can you take the red eye?
Babamın kırmızı bir sakalı var.My father has a red beard.
Annemin kırmızı bir önlüğü var.My mother has a red apron.
Tom kırmızı şarap içmez.Tom doesn't drink red wine.
Tom kırmızı bir süveter giyiyor.Tom is wearing a red sweater.
Kırmızı gömlek yüzünden mi?Is it because of the red shirt?
Kırmızı gömlekten dolayı mı?Is it because of the red shirt?
Bu kırmızı gömleğin hatası mı?Is it the fault of the red shirt?
Çubuğun bir ucunu kırmızıya diğer ucunu maviye boya.Paint one end of the rod red and the other end blue.
Yüzü kırmızıydı.Her face was red.
O saçını kırmızı boyadı.She dyed her hair red.
Kırmızı kabloyu kes.Cut the red wire.
Bu kırmızı.It's red.
Işık hâlâ kırmızı olmasına rağmen caddeyi geçtim.I crossed the street even though the light was still red.
Gerçekten kırmızıyı severim.I really like red.
Kırmızı kaleme ihtiyacım var.I need a red pen.
Tom Mary'nin opera için kırmızı elbisesini giymemesini istedi.Tom asked Mary not to wear her red dress to the opera.
Tom, Mary'nin beyaz elbisesinin her yerine kırmızı şarap döktü.Tom spilled red wine all over Mary's white dress.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Tekir kedi kırmızı iplikle oynuyor.The striped cat is playing with red yarn.
Şarap kırmızıydı.The wine was red.
Ok kılıfı kırmızıydı.The quiver was red.
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.The wolf ate Little Red Riding Hood. The hunter shot the wolf.
Kırmızı dolmalık biberleri çiğ yemek istiyorum.I like to eat red bell peppers raw.
Yeşil ışık ... Kırmızı ışık!Green light... Red light!
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Daha az kırmızı et yemelisin.You should eat less red meat.
Tom kırmızı bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a red shirt.
Ev kırmızıdır.The house is red.
Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.I want a blue, a red and a black pencil.
Bu kadar çok kırmızı et yememelisin.You shouldn't eat so much red meat.
Akşam yemeğinden sonra bir bardak kırmızı şarap içtim.I drank a glass of red wine after dinner.
Neden çitini kırmızıya boyadın?Why did you paint your fence red?
Ne içiyorsun, beyaz mı kırmızı mı?What are you drinking, white or red?
Boynuna kırmızı bir atkı takmıştı.She wore a red scarf around her neck.
Boynuna kırmızı bir eşarp bağlamıştı.She wore a red scarf around her neck.
Ateşin var mı? Yanakların kırmızıdır.Do you have a fever? Your cheeks are all red.
Pantolonum morumsu kırmızı.My pants are magenta.
Eğer tuhaf bir şey olursa kırmızı marş düğmesine basın.If something strange happens, press the red starter-button.
Kırmızı ruj sürmeyi tercih etmem.I don't prefer to wear red lipstick.
O kırmızı şarap içer.He drinks red wine.
O kırmızı şarap içiyor.He's drinking red wine.
Kırmızı tercih ederim.I prefer red.
Kırmızı tabela ne diyor?What does the red plaque say?
Büyük kırmızı burunlu komik bir palyaço gördüm.I saw a funny clown with a big red nose.
Hangi meyve kırmızı?Which fruit is red?
Kırmızı bir araba aldım.I bought a red car.
Arkadaşlarımdan biri kırmızı bir araba aldı.One of my friends bought a red car.
Kırmızı senin rengin değil.Red is not your color.
Kırmızı şarabı seviyorum.I like red wine.
Bu kırmızı gıdanın adı denir?What is this red food called?
Tom son günlerde saçını kırmızıya boyadı.Tom recently dyed his hair red.
Tom'un omuz hizasında kırmızıya boyanmış saçları var.Tom has shoulder-length hair dyed red.
Tom Mary'yi saçını kırmızıya boyaması için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to convince Mary to dye her hair red.
Tom keçisakalını Noel için kırmızı ve yeşile boyayabileceğini söylüyor.Tom says he might dye his goatee red and green for Christmas.
Çay içerken kırmızı ( koyu kırmızı; kıpkırmızı) patates yemeyi severim.I eat red potatoes while drinking tea.
Tom kırmızı kravat takan adam.Tom is the man wearing the red tie.
Tom kırmızı kravat giyiyordu.Tom was wearing a red tie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod