Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmızı ile cümle

kırmızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Son baharda yapraklar kırmızıya döner.Leaves turn red in autumn.
Yüzün kırmızı. İyi misin? Belki ateşin olabilir mi?Your face is red. Are you okay? Perhaps you have a fever?
Tom kırmızı yeşil renk körü.Tom is red-green colour blind.
Çin astrolojisine göre 2016 kırmızı maymun yılıdır.2016 is the year of the Red Monkey according to Chinese astrology.
O kırmızı bir gömlek ve siyah bir etek giydi.She wore a red shirt and a black skirt.
O kırmızı ipeklinin metresi ne kadar?How much does a meter of that red silk cost?
Bir kadeh kırmızı şarap ister misin?Would you like a glass of red wine?
Tom ahırı kırmızıya boyadı.Tom painted the barn red.
Ben kırmızı ışığı gördüm.I saw the red light.
O domates gibi kırmızıydı.She was red like a tomato.
O kırmızı trafik ışığında caddenin karşısına yürüdü.He walked across the street on a red traffic light.
Babam posta kutusunu kırmızı boyadı.My father painted the letterbox red.
Hiç kırmızı bir buzdolabı görmedim.I've never seen a red refrigerator.
Yanaklarım kırmızıydı.My cheeks were red.
Güzel kadın kırmızı elbisesini yırttı.The beautiful woman tore her red dress.
Ben kırmızı üzerine beyaz şarabı tercih ederim.I prefer the white wine over the red.
Saçımı kırmızıya boyamak istiyorum.I want to dye my hair red.
Kızın büyük bir kırmızı şapkası vardı.The girl had a big red hat.
Kırmızı aşk, tutku, bereket ve güç rengidir.Red is the color of love, passion, fertility and power.
Telefon kırmızı.The telephone is red.
Tom gri bir takım elbise giyiyordu ve kırmızı bir kravat takıyordu.Tom was wearing a gray suit and a red tie.
Çiçekler kırmızıydı.The flowers were red.
Çiçekler kırmızı.The flowers are red.
O, kapıyı kırmızıya boyadı.She has painted the door red.
Tom kırmızı ışıkta geçmedi.Tom didn't run the red light.
Bu gölün suyu kırmızıdır.The water of this lake is red.
Elma kırmızı ve sarıdır.The apple is red and yellow.
Domates kırmızı bir sebzedir.A tomato is a red vegetable.
Macar bayrağı kırmızı, beyaz ve yeşildir.The Hungarian flag is red, white and green.
İtalyan bayrağı, yeşil, beyaz ve kırmızıdır.The Italian flag is green, white and red.
Onun yanakları kırmızıya döndü.His cheeks turned red.
Mars, zemindeki paslı demir nedeniyle kırmızıdır.Mars is red because of rusty iron in the ground.
Jüpiter'in Büyük Kırmızı Leke'si dev bir fırtınadır.Jupiter's Great Red Spot is a giant storm.
Kan kırmızıdır.Blood is red.
Senin kanın kırmızı.Your blood is red.
Erkek cücelerin uzun sakalları var ve uzun kırmızı bir şapka giyerler.Male gnomes have long beards and wear a tall red hat.
Tom köftelere biraz kırmızı yaban mersinli reçel koydu.Tom put some lingonberry jam on his meatballs.
Biz biraz soslu, patatesli ve kırmızı yaban mersinli reçelli İsveç köfteleri yedik.We ate some Swedish meatballs with gravy, potatoes, and lingonberry jam.
Kırmızı böğürtlen İsveç ormanlarında boldur.Lingonberries are abundant in the forests of Sweden.
Onun saçları ateş kadar kırmızıydı.Her hair was as red as fire.
O, kapıyı kırmızıya boyattı.She painted the door red.
Mary kırmızı bir elbise giydi.Mary wore a red dress.
Sana yemek için aynı miktarda kırmızı biber vereceğim.I'll give you the same amount of chili to eat.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
Tom kırmızı şarap içiyor.Tom is drinking red wine.
Tom genellikle kırmızı şarap içer.Tom usually drinks red wine.
Çiçekler morumsu kırmızıdır.The flowers are magenta.
Çiçek morumsu kırmızıdır.The flower is magenta.
Kırmızı kravatımı gördün mü?Have you seen my red tie?
Tom hala eskiden sürdüğü kırmızı spor arabaya sahip mi?Does Tom still have that red sports car he used to drive?
Kız kardeşim bana kırmızı bir kurdele satın aldı.My sister bought me a red ribbon.
İyi bir kırmızı şarap tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good red wine?
İyi bir kırmızı şarap önerebilir misin?Can you recommend a good red wine?
Kırmızı bir renktir.Red is a colour.
Tom kırmızı bir araba satın almaya karar verdi.Tom decided to buy a red car.
Tom bir şişe kırmızı şarap aldı.Tom bought a bottle of red wine.
Tepeden tırnağa kadar kırmızı giyinmiştim.I am dressed in red from head to toe.
Parlak kırmızı, Çin kültürünün göstergelerinden biridir.Vermilion is one the signifiers of Chinese culture.
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.Red and blue lights started flashing in the rearview mirror.
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.Suddenly, red and blue lights start flashing behind us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod