Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmızı ile cümle

kırmızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un vücudunun her yerinde kırmızı lekeler var.Tom has red spots all over his body.
Tom'un kırmızı saçı var.Tom has red hair.
Tom kırmızı bir spor araba sürüyor.Tom drives a red sports car.
Tom bir kadeh kırmızı şarap içti.Tom drank a glass of red wine.
Tom bir bardak kırmızı şarap içti.Tom drank a glass of red wine.
Tom kırmızı giymekten hoşlanmıyor.Tom doesn't like wearing red.
Tom kırmızı et yemez.Tom doesn't eat red meat.
Konsolda yanıp sönen bazı kırmızı ışıklar var.There are some red lights blinking on the console.
Kırmızı ışık söndü.The red light has gone off.
Kapının üstündeki kırmızı ışık açıktı.The red light above the door was on.
Dağlama demiri kırmızı sıcaktı.The branding iron was red hot.
Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.The alarm went off and a red light started flashing.
Bu kırmızı hapların ikisini al.Take two of these red pills.
Kırmızı kabloyu mu yoksa yeşil olanını mı kesmem gerekiyor?Should I cut the red wire or the green one?
Benimki kırmızı olan.Mine is the red one.
Mary'nin tırnakları parlak kırmızıya boyanmış.Mary's nails were painted a bright red.
Mary boynuna kırmızı bir eşarp giydi.Mary wore a red scarf around her neck.
Mary dar bir kırmızı elbise giyiyordu.Mary was wearing a tight red dress.
Mary kırmızı bir etek giyiyordu.Mary was wearing a red skirt.
Mary kırmızı ve beyaz bir elbise giyiyordu.Mary was wearing a red and white dress.
Mary genellikle parlak kırmızı ruj kullanır.Mary usually wears bright red lipstick.
Kasabayı kırmızıya boyayalım.Let's paint the town red.
O kırmızı bir ringa.It's a red herring.
O katı kırmızıydı.It was solid red.
Kırmızı süveterimi neredeyse hiç giymem.I hardly ever wear my red sweater.
Kırmızı meyan kökünü sever misin?Do you like red licorice?
Kulaklarım kırmızı mı?Are my ears red?
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Onun kırmızı çiçekleri var.She has red flowers.
Tutulma sırasında, ay kan kırmızısı oldu.During the eclipse, the moon became blood red.
Onun sakalı kalın ve kırmızıydı.His beard was thick and red.
Kırmızı ışık varsa geçmemelisin.You must not cross if there is a red light.
Kırmızı ışığı geçerseniz, bu, yasaya aykırıdır.If you cross with a red light, it's against the law.
Biz kırmızı şarabın peynirle lezzetli olduğunu unutmamalıyızWe musn't forget that red wine is delicious with cheese.
O beyaz ya da kırmızı şarap içmek istiyordu.He would drink a white or red wine.
Benim göz kürelerim oldukça kırmızı ve kaşıntılı.My eyeballs are quite red and itchy.
Kırmızı şarabı beğeniyor musun?Do you like red wine?
O, tırnaklarını hep kırmızıya boyar.She always paints her nails red.
Bu kiraz koyu kırmızı.This cherry is dark red.
Köpek kırmızıdır.The dog is red.
Şu kırmızı arabaya bak.Look at that red car.
Bu resimdeki kırmızı şaraptan iki şişe var.There are two bottles of red wine on this picture.
Neden Tom'un asla kırmızı giymediğini düşünüyorsun?Why do you think Tom never wears red?
Kırmızı yaban mersini Finlandiya'da popülerdir.Lingonberries are popular in Finland.
Sinyal kırmızı renkte iken yolu geçmeyin.Tom kicked the door shut behind him.
Kırmızı hapı mı yoksa mavi hapı mı alacaksın?Will you take the red pill or the blue pill?
En sevdiğim renk kırmızı.My favourite colour is red.
Kırmızı eti çok severim.I really like red meat.
Kırmızı kalemin var mı?Do you have any red pencils?
Tom büyük olasılıkla kırmızı arabayı satın alacak.Tom will most likely buy the red car.
Kırmızımsı kahverengi çatılı bina bir kilisedir.The building with the reddish brown roof is a church.
Güneş yaklaşık 5 milyar yıl içinde kırmızı bir dev olacaktır.The sun will become a red giant in about 5 billion years.
Kiraz kırmızıdır.The cherry is red.
Kırmızı ışıkta sağa dön.Turn right at the red light.
O, siyah bir bluz ve kırmızı bir etek giymişti.She was clothed in a black blouse and red skirt.
O, kırmızı bir bluz ve siyah bir etek giymişti.She was clothed in a red blouse and a black skirt.
Beyaz bluz ve kırmızı etek giyiyordu.She was clothed in a white blouse and red skirt.
Kırmızı bluz ve beyaz etek giyiyordu.She was clothed in a red blouse and white skirt.
Benim havlum kırmızı karıncalarla kaplı!My towel is covered in red ants!
Onlar kumaşı açık kırmızıya boyadı.They dyed the fabric light red.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod