Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmızı ile cümle

kırmızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gri sincaplar fıstık gömer, ancak kırmızı sincaplar gömmez.Gray squirrels bury nuts, but red squirrels don't.
Tom mavi takımda ve Mary kırmızı takımda.Tom is on the blue team and Mary is on the red team.
Mary parlak kırmızıya döndü.Mary turned bright red.
O kırmızı gözlüklerin içindeki kim?Who's that in the red sunglasses?
Mary bu kırmızı elbiseyle iyi görünüyor.Mary looks good in that red dress.
Kırmızı papağanları seviyorum.I love red parrots.
O kırmızı şarap içecek.She will drink red wine.
Tom'un kırmızı saçları ve çilleri var.Tom has red hair and freckles.
Tom saçlarını açık kırmızıya boyadı.Tom dyed his hair bright red.
Tom kırmızı bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a red shirt.
Ahırlar kırmızı boyalıdır, çünkü kırmızı boya ucuzdur.Barns are painted red because red paint is cheap.
Ahırlar neden kırmızı?Why are barns red?
Mary saçlarına kırmızı bir şerit takıyordu.Mary wore a red ribbon in her hair.
Ben kırmızı ışıkta geçtim.I ran a red light.
Tom parlak kırmızı bir kravat takıyor.Tom is wearing a bright red tie.
Ben sık sık kırmızı şarap içerim.I often drink red wine.
Tom'un evinin kırmızı çatısı var.Tom's house has red roof.
Ben hiç kırmızı bir buzdolabı görmedim.I have never seen any red fridge.
Kırmızı bandı kesmemiz gerekiyor.We need to cut red tape.
AB içindeki kırmızı bandı kesmeliyiz.We must cut the red tape within the EU.
Hangi gömleği daha çok seviyorsun, kırmızı olanı mı yoksa mavi olanı mı?Which shirt do you like better, the red one or the blue one?
Mars kırmızı bir gezegendir.Mars is a red planet.
Mary'nin yüzü parlak kırmızıya döndü.Mary's face turned bright red.
Kırmızı kutu yeşil bir küp içeriyor.The red box contains a green cube.
Bu kırmızı kutular ve yeşil küpler beni delirtiyor!These red boxes and green cubes make me crazy!
Tom kırmızı bir araba aldı.Tom bought a red car.
Karınca kırmızıydı.The ant was red.
Sanırım kırmızı arabayı alacağım, yoksa mavi olanını kiralayacağım.I think I will buy the red car, or I will lease the blue one.
O kırmızı pantolon giymişti.He wore red trousers.
Hayır, çiçekler yeşil değil, kırmızı, beyaz, sarı veya mavi renktedir.No, the flowers are not green, but red, white, yellow or blue.
Gerçek bir beyefendi kadınına kırmızı güller getirir.A proper gentleman brings his lady red roses.
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed in Tom's rearview mirror.
Onların arkasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed behind them.
Tom'un da kırmızı bir arabası var.Tom also has a red car.
Her zaman kırmızı bir spor arabası istedim.I've always wanted a red sports car.
Kırmızı şarabı seviyorsun, değil mi?You like red wine, don't you?
Tom, kırmızı şarabı tercih ettiğini söyledi.Tom said he prefers red wine.
Kırmızı giymeyi sevmiyorum.I don't like wearing red.
Ben kırmızı şarap içmem.I don't drink red wine.
Ben kırmızı et yemem.I don't eat red meat.
Kırmızı bir kaleme ihtiyacım var.I need a red pencil.
Kırmızı şarabı tercih ederim.I prefer red wine.
Ben asla kırmızı giymem.I never wear red.
Tom kırmızı bir pikap sürüyor.Tom drives a red pickup.
Mary'nin koyu kırmızı renkli saçı var.Mary has treacle-coloured hair.
Tom'un evinin çatısı kırmızıdır.The roof of Tom's house is red.
Tom bana kırmızı şarabı tercih ettiğini söyledi.Tom told me he preferred red wine.
Tom kırmızı bir kravat takmıyordu.Tom wasn't wearing a red tie.
Tom kırmızı bir kravat takmıyor.Tom isn't wearing a red tie.
Tom kırmızı bir kravat takıyor.Tom is wearing a red tie.
Tom'un şapkası kırmızı.Tom's hat is red.
Tom büyük ihtimalle kırmızı arabayı satın alacak.Tom is most likely going to buy the red car.
Beyaz et mi yoksa kırmızı et mi tercih ediyorsun?Do you prefer white meat or red meat?
Bir bardak kırmızı şarap alacağım.I'll have a glass of red wine.
Kırmızı şarabın var mı?Do you have red wine?
Kırmızı şarap tercih ederim.I'd prefer red wine.
O kırmızı elbiseye ne dersin?What about that red dress?
Thomas ıstakoz gibi kırmızıydı.Thomas was red like a lobster.
Buradaki, Tom'un kırmızı kravatlı bir resmidir.Here's a picture of Tom wearing a red tie.
Tom asla kırmızı şarap içmez.Tom never drinks red wine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod