Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.露水 上升 之後 、 不料 、 野地 面上 有如 白霜 的 小 圓物
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.A nap felkel, és elolvad.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.De zon komt op en het smelt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Die Sonne geht auf, und es schmilzt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.El sol sale y se derrite.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Kiedy wschodzi słońce, dzieło się rozpływa.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.태양이 뜨면서 다 녹아 없어졌죠.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Le soleil se lève, et il s'évanouit.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Mặt trời mọc, và nó tan đi ngay.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.O sol nasce, e derrete-o.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Poi sorge il sole e la scioglie.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slnko vyjde a celé sa to roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slunce vyjde a vše roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Soarele răsare, şi se topeşte.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Ο ήλιος ανατέλλει και το λιώνει.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Взойдёт солнце, и она растает.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Слънцето изгрява и той се стопява.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.השמש זורחת וזה נמס.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.ثم أشرقت الشمس وذابت
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.僕の母が演じてくれました
(Kahkahalar) Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Je to 150 na 12 centimetrů jinovatky kterou po sobě nechala.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Assim andava eu; de dia me consumia o calor, e de noite a geada; e o sono me fugia dos olhos.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban ngày tôi chịu nắng nồng, ban đêm chịu lạnh lùng, ngủ nào có an giấc được đâu.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban_ngày tôi chịu nắng nồng , ban_đêm chịu lạnh_lùng , ngủ nào có an_giấc được đâu .
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že ve dne trápilo mne horko, a v noci mráz, tak že odcházel i sen můj od očí mých.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že vodne ma stravovala horúčava a mráz vnoci, a môj spánok uchádzal s mojich očí.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bywało to, że we dnie trapiło mię gorąco, a mróz w nocy, tak, że odchadzał sen mój od oczu moich.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.De día me consumía el calor, y de noche la helada; hasta el sueño huía de mis ojos
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Des Tages verschmachtete ich vor Hitze und des Nachts vor Frost, und kam kein Schlaf in meine Augen.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Di giorno mi divorava il caldo e di notte il gelo e il sonno fuggiva dai miei occhi
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ik werkte voor u in de hitte van de dag en in koude en slapeloze nachten.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.내가 이와 같이 낮에는 더위를 무릅쓰고 밤에는 추위를 당하며 눈붙일 겨를도 없이 지내었나이다
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.La chaleur me dévorait pendant le jour, et le froid pendant la nuit, et le sommeil fuyait de mes yeux.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.om Dagen fortærede Heden mig, om Natten Kulden, og mine Øjne kendte ikke til Søvn.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Päivällä vaivasi minua helle, yöllä vilu, ja uni pakeni silmistäni.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Sådan var min lott: om dagen förtärdes jag av hetta och om natten av köld, och sömnen flydde mina ögon.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Slik hadde jeg det: Om dagen fortærtes jeg av hete og av kulde om natten, og søvnen flydde fra mine øine.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Tako je bilo: po dnevi me je morila vročina in mraz po noči, in spanje se je umikalo mojim očem.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Úgy voltam hogy nappal a hõség emésztett, éjjel pedig a hideg; és az álom távol maradt szemeimtõl.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ziua mă topeam de căldură, iar noaptea mă prăpădeam de frig, şi-mi fugea somnul de pe ochi.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ето как беше с мене: деня пекът ме изнуряваше, а нощя - мразът, и сънят бягаше от очите ми.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.я томился днем от жара, а ночью от стужи, и сон мой убегал от глаз моих.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.הייתי ביום אכלני חרב וקרח בלילה ותדד שנתי מעיני׃
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.كنت في النهار يأكلني الحرّ وفي الليل الجليد. وطار نومي من عينيّ.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.我 白 日 受 盡 乾 熱 、 黑 夜 受 盡 寒 霜 、 不 得 合 眼 睡 著 、 我 常 是 這 樣
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.我 白日 受 盡乾熱 、 黑夜 受 盡 寒霜 、 不 得 合眼 睡著 、 我 常 是 這樣
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.이것이 바로 그녀가 남긴 5.5피트(168cm)의 서리에요
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Acesta e un metru şi jumătate de brumă pe care a lăsat-o ea în urmă.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Dit is 1,5 meter, 13 centimeter vorst die ze achterliet.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.E portanto, isto mede 1,65cm de gelo no rastro que ela deixou.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Esta mide unos 165 cm. de escarcha que dejó trás de sí.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Et donc c'est 1,65 mètre de givre qu'elle a laissé derrière elle.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Ez tehát 15 méter és 12 centiméter dér, amit hátrahagyott.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Questa è la striscia di gelo di 1 metro e mezzo, larga 12 cm, che ha prodotto.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Stworzyła w ten sposób pięć stóp i pięć cali przymrozku.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Takže toto je 1,5 m a 13 cm námrazy, ktorú tam nechala.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Und so sind die fünf Fuss [1.5m], fünf Fuss Rauhreif den sie zurückliess.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Và đây là 1.65 mét sương giá mà cô đã để lại.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Αυτό λοιπόν είναι πάγος σε έκταση εκατόν εξήντα πέντε εκατοστών. που άφησε πίσω της.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.И това е пет фута(~1,5м.), пет инча(~13см.) скреж, който тя е оставила след себе си.