Genç bitkiler kırağılı havadan korunmalıdır.Young plants should be protected in frosty weather.
Tom donmuş kırağı üzerinde kaydı.Tom slipped on black ice.
Fiziksel kırağılaşmanın bir diğer örneği de fiziksel buhar kırağılaşmasının yapay işlemidir.Another is the avoidance of physical sampling.
Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.And so this is five-foot, five-inches of frost that she left behind.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.The sun rises, and it melts away.
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Out of whose womb came the ice? The gray frost of the sky, who has given birth to it?
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.He gives snow like wool, and scatters frost like ashes.
Çok kırağı düşmektedir.Sie sind weit geschnitten.
Kırağılaşmanın tersine ise süblimleşme denir.Ainsi plutôt que de se séparer, il faut s’unir.
Sabahları bol kırağının olması, ürün yetiştirme önünde büyük bir engel oluşturmaktadır.Beaucoup de gens sont de mauvaise humeur le matin, avant d'avoir pris leur café.
Kırağı çiçeklere zarar verdi.La escarcha dañó las flores.
Kış bitiminde de sıkça kırağı yağar.Suelen sembrarse a finales de invierno.
Çok kırağı düşmektedir.Mi sento spezzato .
Kırağı düşünce meyveleri tatlanır.Недостаток бора вызывает растрескивание плодов.
Bu olayın tersine kırağılaşma denir.وتسميتها (الدنيا ) لاتجيء مصادفة .
Süblimleşme'nin tersine ise kırağılaşma denir.على العكس من الهيمنة هو الاستكانة.
Kırağılaşmanın tersine ise süblimleşme denir.وخلافا لإسمها , فإنه يصعب صقل العازل .
Kırağı: Çiy oluşumu ile benzerdir.الدهول: يشبه كثيرا بنية الأسطوانة.
Süblimleşme'nin tersine ise kırağılaşma denir.Assíndeto: ao contrário do polissíndeto, é a omissão de conjunções.
Fiziksel kırağılaşmanın bir diğer örneği de fiziksel buhar kırağılaşmasının yapay işlemidir.A fizikális lázcsillapítás másik módja a testborogatás.
Süblimleşme'nin tersine ise kırağılaşma denir.反过来说,不是有界的集合就叫做无界。
Çok kırağı düşmektedir.Asko Lõhmus.
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Af hvilket Skød kom Isen vel frem, hvem fødte mon Himlens Rim?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Apakah air es mempunyai ibu? Siapa melahirkan embun beku
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Aus wes Leib ist das Eis gegangen, und wer hat den Reif unter dem Himmel gezeugt,
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Av hvis liv er vel isen gått frem, og himmelens rim - hvem fødte det?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Dal seno di chi è uscito il ghiaccio e la brina del cielo chi l'ha generata
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,¿Del vientre de quién salió el hielo? A la escarcha del cielo, ¿quién la dio a luz
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Din al cui sîn iese ghiaţa, şi cine naşte promoroaca cerului,
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Do ventre de quem saiu o gelo? E quem gerou a geada do céu?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Du sein de qui sort la glace, Et qui enfante le frimas du ciel,
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Iz čigavega telesa prihaja led in kdo rodi slano nebeško?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Kenen kohdusta on jää tullut, ja kuka on synnyttänyt taivaan härmän?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Kinek méhébõl jött elõ a jég, és az ég daráját kicsoda szülte?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,얼음은 뉘 태에서 났느냐 공중의 서리는 누가 낳았느냐
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Nước đá ra bởi lòng của ai? Ai đẻ ra sương móc của trời?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Nước_đá ra bởi lòng của ai ? Ai đẻ ra sương_móc của trời ?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Ur vilken moders liv är det isen gick fram, och vem är hon som födde himmelens rimfrost?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Wie is de moeder van het ijs en van de vorst die neerdaalt uit de hemel?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Z čieho života vychádza mráz, a okyť nebies, kto ju plodí?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Z čího života vychází mráz? A jíní nebeské kdo plodí?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Z czyjegoż żywota wychodzi mróz? a szron niebieski któż płodzi?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Απο μητρας τινος εξερχεται ο παγος; και την παχνην του ουρανου, τις εγεννησε;
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Из чьего чрева выходит лед, и иней небесный, – кто рождает его?
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,От чия матка излиза ледът? И кой е родил небесната слана? -
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,מבטן מי יצא הקרח וכפר שמים מי ילדו׃
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,من بطن من خرج الجمد. صقيع السماء من ولده.
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,冰 出 於 誰 的 胎 、 天 上 的 霜 、 是 誰 生 的 呢
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,冰出 於誰 的 胎 、 天上的霜 、 是 誰生 的 呢
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.A gdy przestała padać rosa, oto, ukazało się na puszczy coś drobnego, okrągłego drobnego jako szron na ziemi.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.그 이슬이 마른 후에 광야 지면에 작고 둥글며 서리 같이 세미한것이 있는지라
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.Lớp sương đó tan đi , trên mặt đồng vắng thấy có vật chi nhỏ , tròn , như hột sương đóng trên mặt_đất .
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.Lớp sương đó tan đi, trên mặt đồng vắng thấy có vật chi nhỏ, tròn, như hột sương đóng trên mặt đất.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.Og da duggen gikk bort, se, da lå det utover ørkenen noget fint, kornet, fint som rim på jorden.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.Toen de dauw was opgetrokken, bleef er een dunne, schilferachtige laag op de woestijnbodem achter.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.Und als der Tau weg war, siehe, da lag's in der Wüste rund und klein wie der Reif auf dem Lande.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.роса поднялась, и вот, на поверхности пустыни нечто мелкое, круповидное, мелкое, как иней на земле.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.ותעל שכבת הטל והנה על פני המדבר דק מחספס דק ככפר על הארץ׃
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.ولما ارتفع سقيط الندى اذا على وجه البرية شيء دقيق مثل قشور. دقيق كالجليد على الارض.
Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.露 水 上 升 之 後 、 不 料 、 野 地 面 上 有 如 白 霜 的 小 圓 物