Ana içeriğe geç
Sözlük

kırık ile cümle

kırık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let him down.
Onları hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let him down.
Şimdi onları hayal kırıklığına uğratma.Don't let them down now.
Şimdi onu hayal kırıklığına uğratma.Don't let him down now.
Onları hayal kırıklığına uğrattım.I let them down.
Ben onu hayal kırıklığına uğrattım.I let her down.
Bu bizi hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed us.
Bu onları hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed them.
Bu beni hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed me.
Bu onu hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed him.
Ben onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint them.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemedim.I wouldn't want to disappoint you.
Sana Dan'ın ne kadar hayal kırıklığına uğradığını söyleyemem.I can't tell you how disappointed Dan was.
Dan kalbi kırıktı.Dan was brokenhearted.
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.Tom became frustrated when his suggestions fell on deaf ears.
Tom'un kalbi kırıktı.Tom was brokenhearted.
Onun hayal kırıklığını anlıyorum.I understand his frustration.
Tom'un hayal kırıklığını anlıyorum.I understand Tom's frustration.
Her yerde kırık cam vardı.There was broken glass everywhere.
Bir bardak kırdım - onları temizlemeden önce kırıkların üzerine basmamaya çalış.I broke a glass - try not to step on the shards before I clean them up.
Umarım sen ve Tom çok hayal kırıklığına uğramazsınız.I hope you and Tom won't be too disappointed.
Umarım çok hayal kırıklığına uğramazsın.I hope you won't be too disappointed.
Tom bana hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom told me that he was disappointed.
Büyük başarı kutlamasını sıklıkla acı hayal kırıklığı takip eder.Great jubilation is often followed by bitter disappointment.
Ailemi hayal kırıklığına uğratmak istemiyordum.I didn't want to disappoint my parents.
Seni hayal kırıklığına uğrattığımı düşünmedin, değil mi?You didn't think I let you down, did you?
O, bir gülümseme ile hayal kırıklığını gizledi.She covered up her disappointment with a smile.
Merdivenlerden aşağıya inemiyorum. Her iki bacağım kırık.I'm not able to go down the stairs. Both my legs are broken.
Zeminde her yerde kırık cam vardı.There was broken glass all over the floor.
Mary hayal kırıklığına uğradı.Mary was disappointed.
Tom sabırsızlanmaya ve hayal kırıklığına uğramaya başladı.Tom started getting impatient and frustrated.
Çok hayal kırıklığına uğradım, Mary bilgisayarını onaramadı.Much to my disappointment, Mary failed to repair the computer.
Tom kırık bir bacağından dolayı geçen sezon basketbol oynayamadı.Tom wasn't able to play basketball last season because of a broken leg.
Tom'un kırık sandalyeyi tamir etme fikri işe yaramadı.Tom's idea on how to fix the broken chair didn't work.
Yakıt borum kırık.My fuel line broke.
Tom bizimle gelmezse hayal kırıklığına uğrarım.I'll be disappointed if Tom doesn't come with us.
Sonuçlar karşısında hayal kırıklığına uğradık.We were very disappointed with the results.
Birinin hayal kırıklığına uğrayacağını düşünüyor musun?Do you think anyone will be disappointed?
Ben Tom'un hayal kırıklığını anlıyorum.I understand Tom's disappointment.
Tom duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.Tom expressed his disappointment.
Tom birkaç hayal kırıklığı yaşadı.Tom had several disappointments.
Bu son derece hayal kırıklığına uğratıcı.This is extremely disappointing.
Tom hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom said he was disappointed.
İnsanlar her zaman seni hayal kırıklığına uğratırlar.People always disappoint you.
Herhangi biri hayal kırıklığına uğrayacak mı?Will anyone be disappointed?
Neden hayal kırıklığına uğradın?Why were you disappointed?
Çok hayal kırıklığına uğradık.We were very disappointed.
Ben gerçekten düş kırıklığına uğradım.I was really disappointed.
Herkes hayal kırıklığına uğramıştı.Everyone was disappointed.
Bu çok hayal kırıklığına uğratıcı.This is so disappointing.
O bir hayal kırıklığı.That's a disappointment.
Oğlum, ben hayal kırıklığına uğradım.Boy, was I disappointed.
Biz hayal kırıklığına uğramıştık.We were disappointed.
O, hayal kırıklığına uğratıcıydı.It was disappointing.
Hayal kırıklığına uğrayacağım.I'll be disappointed.
İnşallah kimseyi hayal kırıklığına uğratmam.I hope I don't let anybody down.
Biz hayal kırıklığına uğramış hissediyoruz.We feel frustrated.
Tom tamamen hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was quite frustrated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod