Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.CUSS оказалось страниц через с лицом, вдруг разочарован.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Discutir vuelta a las páginas más con una cara de pronto decepcionados.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti."I'm - 私の愛する!それは、ホオジロ、すべてのサイファーです。"
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Înjurătură avansat la paginile de peste cu o fata dintr-o dată dezamăgit.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Kirota käänsi sivujaan kanssa kasvot yhtäkkiä pettynyt.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.악한 갑자기 실망 얼굴로 페이지를 뒤집어.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Kutera vände sidorna över med ett ansikte plötsligt besviken.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Menyumpahi membalik halaman di atas dengan wajah tiba-tiba kecewa.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Nadávat obrátil na stránky s tváří najednou zklamaný.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Nadávať obrátil na stránky s tvárou naraz sklamaný.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Người chuyển các trang với một khuôn mặt bất ngờ thất vọng.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Szitok forgatta a lapokat egy arc hirtelen csalódott.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Никаквец обърна страниците с лице, внезапно е разочарован.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.تحولت لعنة على صفحات ذات وجه بخيبة الأمل فجأة.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Actualmente, hay tantos hombres en Dawson que se sienten profundamente decepcionados.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Ci sono molti uomini in Dawson che attualmente si sentono fortemente delusi.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Dawson tele van manapság elkeseredett emberekkel.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Er zijn vele mannen in Dawson die momenteel zwaar teleurgesteld zijn.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Es gibt viele Männer in Dawson, die zur Zeit sehr enttäuscht sind.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Il y a de nombreux hommes à Dawson en ce moment qui sont vraiment déçus,
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var.꽤나 실망한 사람들이 많이 있습니다.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Sunt mulţi oameni în Dawson la ora actuală, care se simt extrem de dezamăgiţi.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Tady v Dawsonu je v současnosti spoustu mužů, kteří cítí obrovské zklamání.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."W Dawson jest obecnie wielu ludzi, którzy czują się szczerze rozczarowani.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."В Доусон сейчас много крайне разочарованных мужчин.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."Има много мъже в Доусън понастоящем, които се чувстват силно разочаровани.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var.בזמן הזה שמרגישים בכנות, מאוכזבים.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var.الذين يشعرون - في الوقت الحاضر - بالإحباط التام.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var.数千マイルも自分の命 健康 そして財産も脅かす危ない旅をして
Diğer durak çok uzak sayılmazdı. Patlak bir lastik ve... ...kırık bir kalp dışında birşey yoktu elimdeBir diğer durak geldim sayılır.
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum. Bana "Yogi" deyip duran bir çocuk vardı.Dan aku ingat rencana ini, muncul dari rasa frustrasi terhadap seorang anak yang terus memanggilku, "Yogi,"
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum. Bana "Yogi" deyip duran bir çocuk vardı.Ten plan zrodził się z frustracji, którą wywołał dzieciak przezywający mnie " miś Yogi".
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.그리고 제가 기억하기로 이 계획은,
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.Muistan yhden turhautumisesta syntyneen suunnitelman.
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.Tega načrta se spominjam.
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.ואני זוכר את התכנית הזו, שנולדה מתוך תסכול
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.وأتذكر أن هذه الخطة، ولدت من الإحباط
Düş kırıklığından doğmuş bir planımı hatırlıyorum.お腹を指して「お弁当 食べすぎ」と-
Eğer başkaları onları anlamazsa hayal kırıklığına uğrayabilirler.Když jim ostatní lidé nerozumějí, mohou se cítit zklamaní.
Eğer başkaları onları anlamazsa hayal kırıklığına uğrayabilirler.Se outras pessoas não os entendem, eles podem sentir-se desapontados.
Eğer başkaları onları anlamazsa hayal kırıklığına uğrayabilirler.إذا لم يفهمهم الآخرون, قد يشعرون بخيبة أمل.
- Eğer benim yapabileceğim... - Biliyorum, Harry. Seni hayal kırıklığına uğratmamaya çalışacağım.J'essaierai de ne pas te décevoir.
- Eğer benim yapabileceğim... - Biliyorum, Harry. Seni hayal kırıklığına uğratmamaya çalışacağım..פרידום", אתם מוכנים לשיגור"
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Ak neprestaneš hovoriť také veci, budem smutná.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Če boš govorila take stvari bom žalostna.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Daca o sa mai zici lucruri din astea, chiar o sa ma supar.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Ha továbbra is ehhez hasonló dolgokat akarsz mondani elszomorodom.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Jestli nepřestaneš říkat takové věci, budu z toho vážně smutná.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Jos sanot tuollaisia, minulle tulee surullinen olo.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Kalau kamu terus berkata beigut, saya akan sedih.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.그런 말 자꾸 하면 나 서운해 할꺼에요.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Nếu em cứ nói thế chị sẽ rất buồn
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Om du fortsätter säga sånna saker kommer jag att bli ledsen.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Se continui a dire cose del genere sarò triste.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Si tu continues à dire de telles choses, je vais être triste.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Wenn du das sagst, werde ich traurig.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Αν το ξαναπείς αυτό θα στεναχωρηθώ.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.Если ты будешь так думать, мне станет грустно.
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.אם את מתכוונת להמשיך ולהגיד דברים כאלה אני איהיה עצובה
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.أذا استمريتي بقول هذا سأحزن جداً!