Ana içeriğe geç
Sözlük

kırık ile cümle

kırık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sefer İKİ küçük çığlıkları vardı ve kırık cam daha fazla duyulur.This time there were TWO little shrieks, and more sounds of broken glass.
Zengin adam -canım benim- hayal kırıklığına uğrar.And the rich man -- oh, dear -- crestfallen.
Tabii bu öğrencileri biraz hayal kırıklığına uğrattı.So it was a little discouraging to the students.
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.Actually, you know what, I should warn you, you're going to be disappointed.
Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın?Why? Are you disappointed that she didn't fall?
Seni görememenin yol açtığı hayal kırıklığı anneni ağlattı.The disappointment of not being able to meet you has your mom crying.
Bazen, oraya gittiğinizde, hemen hemen bir hayal kırıklığı vardır.Sometimes when you get there, there's almost a let down.
"Dawson'da şu anda şiddetle düş kırıklığına uğramış birçok insan var."There are many men in Dawson at the present time who feel keenly disappointed.
Hayal kırıklığına uğramış kişiler de vardı.There were some people who were a little less impressed.
Hayal kırıklığına mı uğrayacaklar?Disappointed?
Tüm hayatımı, bu kişileri hayal kırıklığına uğratmamak için harcamıştım.I had spent my entire life trying to not disappoint these people.
Birileri hayal kırıklığına uğramış olabilir, evet.And yeah, some folks may be disappointed.
Hayal kırıklığına uğramak için sabırsızlanıyorum.)Nobody in the world of marketing knows this.
Hayal kırıklığına uğradım.I'm disappointed in you.
Hayal kırıklığına uğrama.Don't be disappointed.
Hayır, Seung Jo bunu benden bekliyor. <i>Doğru, Seung Jo'yu hayal kırıklığına uğratamam.No, Seung Jo is expecting me to do this. Right, I can't disappoint Seung Jo.
ROMEO kırık shin için.ROMEO For your broken shin.
Sen buna hediye mi diyorsun... Kırık camların üzerinde diz çökmek bile bundan iyidirlf you call that a gift it's worse... then asking him to kneel on glass as a penalty
Yoksa hayal kırıklığımızı ifade etmek için çıkardığımız seslerin yarım bir taklidi midir?Or is it an imitation of one half the set of sounds we make to express disappointment?
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.It's called breakbone fever, because that's how you can feel.
Bunu gördüğünüzde doğal olarak bir hayal kırıklığı hissi yaşarsınız.It's inherently a feeling of being broken when you go through it.
Kırık falan yok.There's nothing broke.
Ve bu durumda eğer gerçekten o kadar kırık değil.You just have the 7 there again.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Ok now for the science bit.
Eğer başkaları onları anlamazsa hayal kırıklığına uğrayabilirler.If other people don't understand them, they might feel disappointed.
Onları hayal kırıklığına uğratan, diğer insanlarla iletişim kurmadaki eksiklikleridir.What they're disappointed in is their inability to make contact with other people.
Eminim hayal kırıklığına uğrayacaklar.I'm sure they'll be disappointed.
O "Go Jang Nan Byung" (kırık hastalığı) demedi, "Go Jang Nan Myeong" dedi!He didn't say "Go Jang Nan Byung" (broken disease), he said "Go Jang Nan Myeong"!
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.They picked as much broken bone as they could that had lodged in my spinal cord.
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.They took out two of my broken ribs, and they rebuilt my back,
"Seni görmeliyim, birer yetişkin olarak birbirimizi tanıyamadığımız için hayal kırıklığı duyuyorum.I'm disappointed that we never got to know each other as adults.
Ve hayranlarıma; sizi bir daha asla hayal kırıklığına uğratmayacağım geri döndümAnd to the fans I'll never let you down again I'm back
Kalça kırıkları genelde yaşlıların bakım evine gltmesiyle sonuçlanır.Hip fracture often leads to institutionalization of a senior.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Now I think that the potential is there, but we've completely let ourselves down.
Şimdilik kırık bir fakstan biraz daha az yararlıIt is, it is slightly less useful than a broken fax machine right now.
Bugün, herkes mevcut küresel vaziyetten ötürü mutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda.Today, everyone is discontent and disappointed with the current international order.
Ve onu hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğimi de anladım.And I also understood that I would keep disappointing him.
Sizin için büyük bir hayal kırıklığı olacağım çünkü çoktan bildiğiniz şeyleri anlatacağım size.I'm going to be a great disappointment because I'm going to tell you something you already know.
Başladığım yere geri dönersek, Avrupa sizi hayal kırıklığına uğrattı.Coming back to where I started, Europe's disappointed you.
Hayal kırıklığı genellikle bu adımdan sonra geliyor...What they got exactly wrong was what happens next.
Kalp kırıklığı...Heartbreak...
Evet, 5 yıl boyunca kalp kırıklığı.Yes, heartbreak for 5 years.
(Gülüşmeler) Bu nedenle çok fazla hayal kırıklığı yaşadığımızı anımsıyorum.So I remember it was so disappointing.
Bu paslı eski balina avı mızraklar ve tüm kırık ve zıpkınla Karışık değiştirdim.Mixed with these were rusty old whaling lances and harpoons all broken and deformed.
Boğuk bir sessizlik, hüküm sadece kırık fırtınanın çığlıkları kez.A muffled silence reigned, only broken at times by the shrieks of the storm.
Yazılımların nasıl dizayn edildiği konusunda büyük hayal kırıklıkları yaşıyordu.He was very frustrated with how software got designed.
Seni hayal kırıklığına mı uğrattım?Did I disappoint you?
Hayal kırıklığına uğrasan da, artık umurumda değil.Even if you are disappointed, I do not care anymore.
Ondan sonra hayal kırıklığı olur.Then there is disappointment.
"Ben onları hayal kırıklığına korkuyorum.""I fear I must disappoint them."
Eğer Satürnde veya Jüpiterde safari parklarına giderseniz, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.If you go to the safari parks on Saturn or Jupiter, you will be disappointed.
Patlak bir lastik ve... ...kırık bir kalp dışında birşey yoktu elimdeI had nothing left but flat tire and a broken heart.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.But those broken walls had one last gift.
Kırık, dökük, iğrenç.Five kronor for the lot
- Babam çok hayal kırıklığına uğrayacaktır.- My father will be very dissapointed.
Müşterimiz bunu anlayamadı ve bizim hayal kırıklığına uğradığımızı düşündü.Our clients didn't get it. They assumed we were disappointed.
Kırık Köprü II]"Broken Bridge Il"]
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.And it has aroused huge anger and frustration among our young generation.
Kırık-çıkıçı bir profesyoneldir.A traditional bone setter is a professional.
"Bu bir kırık mı?"Is it a fracture zone?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod