Ana içeriğe geç
Sözlük

kırık ile cümle

kırık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu umutlar hayal kırıklığı ile sonuçlandı.These hopes, however, were disappointed.
Bu aşk düş kırıklığıyla sonlanır.This ends with him calmly leaving in disappointment.
Kırıkkale'de lise mezunu olduktan sonra Alanya'da hostes olarak çalıştı.As a freshman in high school he made the chorus.
Michael Ağabeyinin bu davranışından dolayı hayal kırıklığına uğrar.Christian is disappointed by her behaviour.
Hayal kırıklığı genellikle geçici bir duygudur.Usually it is just temporary satisfaction.
Şarkı Jon Bon Jovi'nin 2004 ABD seçimlerinde yaşadığı hayal kırıklığı üzerine yazılmıştır.Jon Bon Jovi claims the song is greatly influenced by events during the 2004 Presidential Election.
6. adam Jamal Crawford beklentileri veremeyerek hayal kırıklığı yarattı.Jamal Crawford remained inconsistent.
Ankara, Kırıkkale ve Kaman başta olmak üzere göç vermektedir.Angry and afraid, Starbuck quickly leaves.
Sonra, Hava Kuvvetleri Akademisi'nden ret bildirimi aldığında hayal kırıklığına uğruyor.His hopes are dashed when he receives a notice of rejection from the Air Force Academy.
Tek hayal kırıklığı Almanya Kupası'nda ilk turda elenmekti.Again, the Euro ended with a disappointing first round exit for Germany.
Beth, banyodaki aynayı kırar ve kırık bir ayna parçası ile bileklerini kesmeye kalkar.He discovers Sam in the bath with her wrists cut.
İtalya bu turnuvada hayal kırıklığı yarattı.Ecuador made their debut at that tournament.
Birlikte Bebek Bakıcısı'nın Maceraları, Kırık Kalpler Oteli ve Balıkçı Kral filmlerini yapmışlardır.Together, they produced Adventures in Babysitting, Heartbreak Hotel, and The Fisher King.
Kırıklardan sonraki günlerde, periost çoğaltır ve dönüştürür.Seven to nine days after fracture, the cells of the periosteum replicate and transform.
Time dergisi Rihanna'ya performansı için A notu vererek "Rihanna asla hayal kırıklığına uğratmaz.Time magazine graded the performance with an A, saying that "Rihanna never disappoints.
Böyle yapmış olsaydım, onları hayal kırıklığına uğratırdım.And if I tried, I'd disappoint them.
Eger bu eglence parki kirik dokuk olsaydi, hic bir zaman oraya gitmek istemezdiniz.It's safe." If that amusement park were rusty and falling apart, you'd never go on the ride.
O, moody sessizlik içine relaps biz Serpentine gelinceye dek kırık değilHe relapsed into a moody silence, which was not broken until we drew up in Serpentine
Sherlock Holmes ile beyaz, geri sendeleyerek hayal kırıklığı ve sürpriz.Sherlock Holmes staggered back, white with chagrin and surprise.
Bu gece Obama yıllarında yaşanan hayal kırıklıklarının sonunun başlangıcıdır.Tonight is the beginning of the end of the disappointments of the Obama years.
Piposunu Ocağın kırık yatıyordu, yerine çeşme kırık bir kase.His pipe lay broken on the hearth, instead of a bowl broken at the fountain.
Ve bu barbarlığın nasıl tolere edilebildiğini anlayamıyor. Ve hayal kırıklığını dışa vuruyor.And he can't understand how this barbarism can be tolerated, and he vents his frustrations.
Son zamanlarda Bush yönetiminden hayal kırıklığına uğradım.I have been, of late, disappointed with the Bush Administration.
Beyin hasarı, kırık kemik ya da derin kesik gibi değildirA brain injury isn't like a broken bone or a laceration.
Kendimi kalp kırıklığına itiyorumTalk Myself In
Kendimi kalp kırıklığından kurtarıyorumI Talk Myself Out
O çok hayal kırıklığına uğradım.She was very much disappointed.
Ve tabi ki, öyle olduğumuzda hayal kırıklığına uğruyoruz.And of course, we all will be deeply disappointed when we do.
Tekrar belirtelim, quizlerden az başarı sağlamanız durumunda hayal kırıklığına uğramayın.So again, don't be disappointed if you put a little, have to put a little effort into it.
Hayal kırıklığın bozulmasin.Don't be disappointed.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.T: I don't want to let my parents down!
Ülkemi asla düş kırıklığına uğratmak istemem.I don't ever want to let my country down!
Öğretmen: ... kendimi düş kırıklığına uğratmak istemem.T: I don't want to let myself down!
Öğrenciler: ... kendimi düş kırıklığına uğratmak istemem.S: I don't want to let myself down!
"Jefferson sizi hiç hayal kırıklığına uğrattı mı?"I said, "Did Jefferson ever disappoint you?"
Hayal kırıklığı ile ilgili.It's about disillusionment.
Yorulmuştum, ve açıklayamadığım bir şekilde hayal kırıklığı içindeydim.I was exhausted, and I was also disillusioned in a way I couldn't quite put my finger on.
Hayal kırıklığına uğradım!I am disappointed. Really...
Ve oldukça yakınında benim ayak parmağı kırık.And you've pretty near broken my toe.
Cuss aniden hayal kırıklığına uğramış bir yüz ile sayfaları devretti.Cuss turned the pages over with a face suddenly disappointed.
KIRIK VE APSELERRUPTURES & ABSCESSES
Onlar da pes ettiğinde, kırık küreklerden birini diğerlerine yedek parça olarak kullandım.And then when those gave out, I cannibalized one of the broken oars.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.They are frustrated as hell with it, but they're not complaining about it, they're fixing it.
Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.This is Garrison.
Büyük hayal kırıklığı.That was so disappointing.
Biz Serpentine çekti dek kırık değil hüzünlü bir sessizlik içine relapsHe relapsed into a moody silence, which was not broken until we drew up in Serpentine
Ve profesörlerim bunu gördüklerinde, hayal kırıklığına uğramışlardı.And when my professors saw this, they were very upset at me.
Personelim yok; hepsi elle yapılan -- bu tür kırık ellerle yapılan şeyler.I have no staff; it's all kind of made by hand -- these sort of broken hands.
Seni hayal kırıklığına uğratmamaya çalışacağım.I'll, uh, try not to disappoint you.
Ve yaptım, fena halde hayal kırıklığına uğradım.So I did, and was grossly disappointed.
- Hayal kırıklığı!- Disappointed.
Küçük bir hayal kırıklığı yaşarsın.... ...aldatıldığını düşünürsün.And there's a slight let down because you feel there's a hoax.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.So broken heartstrings bled the blues, and we tried to empty ourselves so we'd feel nothing.
Şimdi Gil Dong seni düş kırıklığına uğrattığına göre... ... siyah giyen adamla buluşmalısın.Now that Gil Dong has disappointed you, you should meet the man in black.
Bekledigin ben degilim diye hayal kirikliliginami ugradin?Disappointed the one you were really hoping to see isn't here?
Eğer böyle şeyler söylemeye devam edersen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacağım.If you keep saying things like that then I'm going to be sad.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.And it's not because people were happy or people were not frustrated.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.A lot of sociologists actually are quite disappointed.
Bu bütün tabaklarımın niye kırık ve çatlak olduğunu açıklıyor mu?So does that explain why all my dishes are broken and cracked?
Gelin ve BU, bana yardım et! ' (Daha fazla kırık cam geliyor.)Come and help me out of THlS!' (Sounds of more broken glass.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod