Ana içeriğe geç
Sözlük

kına ile cümle

kına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şarkının söz ve müziği Ceyhun Çelikten'e,düzenlemesi de Erdem Kınay'a aittir.While Reed only sang for Manmade God, in Orion he sings and plays guitar (both rhythm and lead).
Kınalızade onun gazellerinin pek başarılı olmadığını iddia etmektedir.Even worse, he reveals that the dog is not really his.
2. gün kına günüdür.The second day is parade day.
(Yasin: 21) ayetini okurlar ve onları kınarlar.Their affair is revealed and they have to break up.
Ondan sonra anama diyor ki 'Beni tertemiz yıkayacaksın, saçlarımı kınalayacaksın.This gave rise to "I'm Gonna Wash That Man Right Outa My Hair".
İstanbul Ermeni Patriği ve Türkiye Ermenileri bir bildiri ile saldırıyı kınamışlardır.Apolitical Armenian Patriarch of Istanbul condemned the attack with a declaration.
Faktörü 7SK snRNP olduğunda, p-TEFb kinaz aktivitesi inhibe edilir.The kinase activity of P-TEFb is inhibited when the factor is in the 7SK snRNP.
Kitabın ismi Exodus Kitabı'nda geçen bir deyime kinayedir.The name is a deliberate reference to the Book of Exodus.
Franklin ise "keşke keşke olsaydı.” diye kinayeli bir yanıt verdi.Sisko replies, "I wish I had an answer for you."
Danimarka: Dışişleri Bakanı Lene Espersen İsrail'in abartılı güç kullanmasını kınadı.Danish Foreign Minister Lene Espersen required EU sanctions against Gaddafi.
Seksendört) - Rüya Erdem Kınay (feat.The 64Dream (5).
Cuma günü yemek hazırlıkları ve kına gecesi yapılır.Its primary activity is Friday night services and dinner.
Fransa da saldırıyı kınarken.The Government of Kosovo condemned the assassination as well.
Erişim tarihi: 2 Haziran 2010. ^ "Çin İsrail'in saldırısını kınadı".2, No. 2 April-June 2010 The Challenge of China Vol.
Ülkeler: Amerika Birleşik Devletleri - ABD, IŞİD'in Irak'a saldırması üzerine IŞİD'i kınadı .United Nations – The United Nations mission in Iraq strongly condemned the attacks.
Ârifî'ye göre zâhidlerin kınamalarına aldanmamak gerekir.Repentance from sin must accompany baptism.
Bu proteinlerin en önemlileri özgül kinazlardır.Therefore, these proteins are most likely secondary carriers.
HSYK, Kayasu'ya 30 Mart 2000 tarihinde kınama cezası verdi.The division helped captured Danzig on 30 March.
Kınay, proje albüm yapacağını söyledi ve Özbey'e demo kaydı yaptı.Kınay said that he was working on a new album and asked Özbey to collaborate with him.
Bu olay Ben-Gurion tarafından kınanınca Mossad yüneticisi Isser Harel istifa etti.This action was condemned by Ben-Gurion and led to the Mossad director, Isser Harel, resignation.
Vahşi bir kinaye ödünç Doğa ve Hakikat yalnızca yeterince yakın yaşadı onları.As if only the savage dwelt near enough to Nature and Truth to borrow a trope from them.
Devamlı kınama.A continuous reprimand.
Anneciğim beni kınamaMother don't condemn me
Belediye başkan yardımcısından bir kınama mektubum var. Bunun bir etkisi olmalı, yani...That's gotta have some weight, so... fingers crossed.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.And we thought it had something to do with this protein called AMP kinase, an energy protein.
İlginç, çünkü bu bir kınama değil.It's interesting, because it's not a condemnation.
Kendim kınadı kendimi excus'd.Myself condemned and myself excus'd.
Şimdi Sufi Müslümanları'na e Şii hacılarına karşı yapılan tahrikleri de kınayalım.Let us condemn incitement against Sufi Muslims, and Shiite pilgrims.
Tekrarlıyorum, çünkü "bencillik" çok kınananLet me repeat it, because the word "selfishness"
Ve tersi, biri bana kınama mektubu atarsa -- her gün olan şey --And conversely, if somebody sends me hate mail -- which happens daily --
İklim inkârı devam ederse daha da kınanması gerekebilecek durum ise türlerin yok edilmesidir.What may be more reprehensible, if climate denial continues, is extermination of species.
Kina, Dimona, Adada,Kinah, Dimonah, Adadah,
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.My beloved is to me a cluster of henna blossoms from the vineyards of En Gedi. Lover
Fidanların nar bahçesidir; Seçme meyvelerle, Kına ve hintsümbülüyle,Your shoots are an orchard of pomegranates, with precious fruits: henna with spikenard plants,
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?If I partake with thankfulness, why am I denounced for that for which I give thanks?
(Kadın) Dedi ki: "İşte siz, beni bunun için kınamıştınız!She said: "This is the one you blamed me for.
Bugün sizi kınama yok, Allah sizi bağışlar; O merhametlilerin merhametlisidir! dedi."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you. He is the most merciful of all.
Siz de benim da'vetime koştunuz. O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın!Neither can I help you nor can you give me help.
El(ler)ini boynuna bağlanmış yapma, tamamen de açma, sonra kınanır, hasret içinde kalırsın.Do not be niggardly, nor extravagant that you may later feel reprehensive and constrained.
Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.Turn away from them. You will not be blamed.
Dönüp birbirlerini kınamağa başladılar:Then they started blaming one another,
Yoo, daima, kendini kınayan nefse and içerim.And I call the reprehensive soul to witness:
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık."Begone," said (God), "contemptible and rejected!
Kadın dedi ki: "Beni kendisiyle kınadığınız işte budur.She said: "This is the one you blamed me for.
Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın.So blame me not, but blame yourselves.
Derken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
Bunun üzerine, Biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,) 'kınanacak işler yapıyordu.'So We seized him and his armies, and threw them into the sea, for he was worthy of blame.
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.Turn away from them. You will not be blamed.
Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.And I call the reprehensive soul to witness:
O halde, beni değil kendinizi kınayın.So blame me not, but blame yourselves.
Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.So We seized him and his armies, and threw them into the sea, for he was worthy of blame.
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.Turn away from them. You will not be blamed.
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.Had it not been for a favour from his Lord he would have been cast blame-worthy on a barren plain.
O da, işte dedi, hakkında beni kınayıp durduğunuz bu zat.She said: "This is the one you blamed me for.
Ancak eşleri, ve malları olan cariyeleri müstesna ve bunda da hiç kınanmaz onlar.Except from their wives and women slaves of old are free of blame,
Şüphe yok ki dedi, ben, sizin yaptığınızdan nefret etmedeyim, onu kınamadayım.(Lot) said: "I am disgusted with your actions,"
Kınanmış bir haldeydi ki onu balık yutuvermişti.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod