Ana içeriğe geç
Sözlük

kına ile cümle

kına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Derken onu ve ordusunu helak etmiş, onları denize atıvermiştik de o kendisini kınayıp durmadaydı.So We seized him and his armies, and threw them into the sea, for he was worthy of blame.
Artık yüz çevir onlardan, bundan dolayı da kınanmazsın sen.Turn away from them. You will not be blamed.
Bir birlerine dönerek birbirlerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
Ancak eşleri ve temellük ettikleri müstesna ve artık bu hususta da kınanmazlar onlar.Are free of blame,
Ve andolsun kendini kınayıp duran nefse.And I call the reprehensive soul to witness:
Kadın dedi ki: "İşte budur o, hakkında beni kınadığınız.She said: "This is the one you blamed me for.
Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın.Neither can I help you nor can you give me help.
Ama onu büsbütün de salıverme. Sonra kınanır, hasret içinde bir köşede büzülür kalırsın.Do not be niggardly, nor extravagant that you may later feel reprehensive and constrained.
Allah'ın yanına başka tanrı koyma ki, kınanmış ve kovulmuş bir halde cehenneme atılmayasın.So do not take another god apart from God, or you will be cast into Hell, reproved, ostracised.
Derken, kendisini balık yutmuştu. O kendi kendini kınayıp duruyordu.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
Sen bu yüzden kınanmayacaksın.You will not be blamed.
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
Ancak onlar, eşleriyle, akitlerinin sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.Are free of blame,
Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.And I call the reprehensive soul to witness:
Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınız şahıs budur.She said: "This is the one you blamed me for.
(Yusuf) dedi ki: "Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin!"There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.So We seized him and his armies, and threw them into the sea, for he was worthy of blame.
(Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.You will not be blamed.
Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;Are free of blame,
Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).And I call the reprehensive soul to witness:
"İşte" dedi, "bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınız (gençtir).She said: "This is the one you blamed me for.
O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın!Neither can I help you nor can you give me help.
Artık sen kınanacak değilsin.You will not be blamed.
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,Or backbiter, calumniator, slanderer,
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.Had it not been for a favour from his Lord he would have been cast blame-worthy on a barren plain.
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.Are free of blame,
Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.And I call the reprehensive soul to witness:
Vezirin hanımı: “İşte, beni kınamanıza sebep olan genç!She said: "This is the one you blamed me for.
Yalnız, zengin oldukları halde senden izin isteyenler kınanabilir.Blame will lie on those who are rich yet ask your leave to stay behind.
Dedi ki: "Bugün size kınama yoktur. ALLAH sizi affetsin."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
Bundan dolayı beni kınamayın, yalnızca kendinizi kınayın.So blame me not, but blame yourselves.
ALLAH ile birlikte başka tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnız bırakılmış olarak oturup kalırsın"Do not set up another god with God, or you will remain disgraced and destitute.
ALLAH ile birlikte başka tanrı edinme; aksi taktirde kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsınSo do not take another god apart from God, or you will be cast into Hell, reproved, ostracised.
Ancak eşleri veya sahip oldukları hariç. Onlar kınanmazlar.Except from their wives and women slaves of old are free of blame,
Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Rabbinden ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak çorak bir sahile atılacaktı.Had it not been for a favour from his Lord he would have been cast blame-worthy on a barren plain.
Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur.He said, “There is no reproach on you, this day!
O kendi kendini kınayıp duruyordu.(For not waiting for Allah’s command.)
Dedi ki: "Bugün size kınama yoktur.He said, “There is no reproach on you, this day!
"Unuttuğum şeyden dolayı beni kınama; bu işimde bana güçlük çıkarma," dedi.Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
İyilik edenlerin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmazlar). Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.There is no way against the good-doers -- God is All-forgiving, All-compassionate --
Artık onlardan yüz çevir. Sen bu yüzden kınanmayacaksın.So turn thou from them; thou wilt not be reproached.
Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.I swear by the reproachful soul.
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.So turn thou from them; thou wilt not be reproached.
Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.So turn thou from them; thou wilt not be reproached.
İyi davrananlar kınanamaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.There is no way against the good-doers -- God is All-forgiving, All-compassionate --
Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir.The way is only against those who ask leave of thee while they are rich.
Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz!” deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.Verily, we have been Zalimun (wrong-doers, etc.)."
ALLAH yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
İyilik edenlerin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmazlar).In no way can the righteous be blamed.
Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.Then We consign him to Hell, where he will roast, condemned and defeated.
Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar.They strive in the way of God, and do not fear the blame of the critic.
Hepsi bu. Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın.So do not blame me, but blame yourselves.
Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.Then We consign him to Hell, where he will roast, condemned and defeated.
Sonra ona cehennemi hazırlarız; kınanmış ve (rahmetimizden) kovulmuş olarak oraya girer.Then We consign him to Hell, where he will roast, condemned and defeated.
Yusuf şöyle cevap verdi: “Bugün sizi kınayacak, serzenişte bulunacak değilim!He said, “There is no blame upon you today.
İyi davrananlar kınanamaz.In no way can the righteous be blamed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod