kılmak ile cümle

kılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.所以 耶穌 、 要 用 自己 的 血叫 百姓 成聖 、 也就 在 城門 外 受苦
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.A abyvysvobodil ty, kteřížto bázní smrti po všecken čas života svéhopodrobeni byli v službu.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.A iżby wyswobodził tych, którzy dla bojaźni śmierci po wszystek czas żywota podlegli byli niewoli.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.a vyprostil ich, všetkých, ktorí bázňou smrti po celý čas žitia boli držaní v rabstve.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.Dengan cara itu Ia membebaskan orang-orang yang seumur hidup diperbudak karena takut kepada kematian
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.e liberare così quelli che per timore della morte erano soggetti a schiavitù per tutta la vita
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.e livrasse todos aqueles que, com medo da morte, estavam por toda a vida sujeitos � escravidão.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.És megszabadítsa azokat, a kik a haláltól való félelem miatt teljes életökben rabok valának.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.et qu`il délivrât tous ceux qui, par crainte de la mort, étaient toute leur vie retenus dans la servitude.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.in osvobodil tiste, ki so v strahu smrti vse življenje bili v sponah sužnosti.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ja vapauttaisi kaikki ne, jotka kuoleman pelosta kautta koko elämänsä olivat olleet orjuuden alaisia.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.또 죽기를 무서워하므로 일생에 매여 종노릇하는 모든 자들을 놓아주려 하심이니
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.lại cho giải thoát mọi người vì sợ sự chết, bị cầm trong vòng tôi mọi trọn đời.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.lại cho giải_thoát mọi người vì sợ sự chết , bị cầm trong vòng tôi_mọi trọn đời .
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.och göra alla dem fria, som av fruktan för döden hela sitt liv igenom hade varit hemfallna till träldom.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.og befri alle dem, som på Grund af Dødsfrygt vare under Trældom al deres Livs Tid.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.og utfri alle dem som av frykt for døden var i trældom all sin livstid.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.şi să izbăvească pe toţi aceia, cari prin frica morţii erau supuşi robiei toată viaţa lor.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.und erlöste die, so durch Furcht des Todes im ganzen Leben Knechte sein mußten.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.y para librar a los que por el temor de la muerte estaban toda la vida condenados a esclavitud
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.και ελευθερωση εκεινους, οσοι δια τον φοβον του θανατου ησαν δια παντος του βιου υποκειμενοι εις την δουλειαν.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.и избавить тех, которые от страха смерти через всюжизнь были подвержены рабству.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.і визволити тих, що з страху смерти через усе життв підневолені були рабству.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ולהתיר את אלה אשר מאימת המות היו נתנים לעבדות כל ימי חייהם׃
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ويعتق اولئك الذين خوفا من الموت كانوا جميعا كل حياتهم تحت العبودية.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並 要 釋 放 那 些 一 生 因 怕 死 而 為 奴 僕 的 人
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並要 釋放 那些 一生 因 怕死 而 為奴僕 的 人
Bunu resmi biraz abarttım çünkü konuyu anlaşılır kılmak istedim.핵심을 좀 더 분명하게 하기 위해 이런 과장된 그림을 그리기도 한답니다. 배를 어느정도로 크게 그려야 사람이 더 멀리 본다는 걸 표현할 수 있을까를 생각하다보니
Bunu resmi biraz abarttım çünkü konuyu anlaşılır kılmak istedim.どれだけ船が大きくて、乗ってる人がどれだけ 遠くを見ることができることになっても、全然構わない。 僕の頭の中で行う実験は、結果を解りやすくするために できるだけ大げさなものにした方がいいんだ。
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Az öröm abban rejlik, hogy egyszerre teszi hallhatóvá mindenki történetét.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Bucuria vine din faptul că face ca poveștile altor oameni să poată fi auzite în același timp.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.De vreugde gaat over het mogelijk maken dat andermans verhalen ook tegelijkertijd gehoord worden.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Die Freude findet man darin, anderer Leute Geschichten gleichzeitig zu Gehör zu bringen.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Glädjen är att öppna upp för andras historier så att de kan höras samtidigt.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Kegembiraannya adalah tentang kisah-kisah orang lain... ...yang terdengar pada saat bersamaan.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.이 기쁨은 동시에 여러 사람의 이야기를 들려주는 데에서 나옵니다.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La dicha consiste en hacer posible que las historias de otras personas sean oídas al mismo tiempo.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La gioia sta nel far sì che anche le storie di altre persone siano sentite, contemporaneamente.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La joie provient du fait de permettre qu'on entende les histoires d'autres gens en même temps.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Radość bierze się z umożliwienia historiom innych ludzi, aby były słyszane w tym samym momencie.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Ta radost pramení z možnosti dát příběhům jiných, aby zazněly ve stejný okamžik.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Η ευτυχία βρίσκεται στο ότι ενεργοποιεί τις ιστορίες άλλων ανθρώπων. ώστε να ακούγονται ταυτόχρονα.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Радостта е свързана с това да дадеш възможност историите на другите хора да бъдат чути в същото време.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Эта радость рождается из возможности сделать и внутренние голоса других одновременно слышимыми.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ההנאה היא מהיכולת לאפשר שסיפורם של אנשים אחרים יוכלו להישמע בה בעת.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ولكنها تأتى من تمكين قصص الآخرين بأن يتم السماع اليها فى نفس الوقت
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.聞けるようにすることによるものなのです プロの集団としてのオーケストラのストーリーがあります
C borcu, sadece işleri ilginç kılmak için, diyelim ki 3 milyar türk lirası değerindedir.O empréstimo C é de $3 biliões.
C borcu, sadece işleri ilginç kılmak için, diyelim ki 3 milyar türk lirası değerindedir.Úvěr C, uděláme to zajímavé, je řekněme na 3 miliardy dolarů.
C borcu, sadece işleri ilginç kılmak için, diyelim ki 3 milyar türk lirası değerindedir.القرض C ، لجعل الأمور مثيرة، القرض C عبارة عن 3 بليون دولار.
C borcu, sadece işleri ilginç kılmak için, diyelim ki 3 milyar türk lirası değerindedir.この例えでは、もし私達がこれらの全ての資産価値が正しく、
doğru daha da kaymasını muhtemel kılmaktadır.gaat worden.
doğru daha da kaymasını muhtemel kılmaktadır.Jednak w większości tych państw dostępność tego typu usług ocenia się jako niską.
doğru daha da kaymasını muhtemel kılmaktadır.Näiden toimenpiteiden avulla asiakkaiden profiilit voidaan sovittaa paremmin yhteen hoitotarjonnan kanssa.
doğru daha da kaymasını muhtemel kılmaktadır.Tratamiento selectivo y gestión de calidad
Fikirlerinizi ulaşılabilir kılmak, onları aptallaştırmak demek değil.A to, že vaše nápady zpřístupníte, ještě neznamená, že je i zjednodušíte.
Fikirlerinizi ulaşılabilir kılmak, onları aptallaştırmak demek değil.Att göra idéerna mer lättillgängliga är inte att förenkla dem.
Fikirlerinizi ulaşılabilir kılmak, onları aptallaştırmak demek değil.Dacă faceţi ideile accesibile, nu înseamnă că le compromiteţi.
Fikirlerinizi ulaşılabilir kılmak, onları aptallaştırmak demek değil.Dan membuat ide Anda mudah dipahami bukan berarti menurunkan level intelektualnya.
Fikirlerinizi ulaşılabilir kılmak, onları aptallaştırmak demek değil.E tornar as vossas ideias acessíveis não é o mesmo que fazê-las menos inteligentes.

İlgili Sayfalar