kılıf ile cümle
kılıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aksonun etrafındaki bu yalıtıcı maddeye miyelin kılıfı deniyor.Αυτό το περίβλημα, αυτή η μόνωση, σε διάφορα σημεία γύρω από τον άξονα, ονομάζεται "μυελώδες έλυτρο".
Aksonun etrafındaki bu yalıtıcı maddeye miyelin kılıfı deniyor.Эта оболочка, изоляция, расположенная с разными интервалами называется миелиновой оболочкой.
Aksonun etrafındaki bu yalıtıcı maddeye miyelin kılıfı deniyor.הכיסוי הזה, שהוא מבודד נמצא במרווחים שונים מסביב לאקסון.
Aksonun etrafındaki bu yalıtıcı maddeye miyelin kılıfı deniyor.اذا فهذا, هذه العوازل
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.E apenas contêm dentro algum tipo de estrutura protéica, chamada de capsídeo
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.E isto está contido numa especie de estrutura proteica, que é chamado de capsídeo.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.Et c'est contenu dans un certain type de structure protéique, que l'on appelle la capside.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.이런 유전 물질은 캡시드라 불리는 단밸질 구조체 안에 들어 있습니다
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.Materiał genetyczny zamknięty jest w białkowej strukturze zwanej kapsydem.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.Und das ist einfach in einer Proteinstruktur, Die Kapsel genannt wird.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.Вірус знаходяться всередині білкової структури, яка називається капсидом.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.שיוצרים רנ"א חד או דו-סלילי, או אולי וכל זה נמצא בתוך מעטפת חלבונים,
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.وهي موجودة داخل تركيب بروتيني
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.構造はキャプシドと呼ばれます。 古典的な図面の種類のようなものと、
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Așteptau de la noi, designerii, să creăm învelișul,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Azt szerették volna tőlünk, a tervezőktől, hogy megalkossuk a külső burkolatot,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,En realidad buscaban en nosotros, los diseñadores, que creáramos las coberturas
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Họ đang thực sự tìm chúng tôi, những nhà thiết kế, để tạo ra lớp da,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Ils attendaient de nous, les designers, qu'on crée des habillages,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,디자이너에게 와서는
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı, kutunun dışına biraz güzel birşey koymak adına.Chtěli po nás, designérech, abychom vytvořili obal, udělali tomu nějaký hezký vnějšek.
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı, kutunun dışına biraz güzel birşey koymak adına.きれいな見た目を求めていたのです
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Loro si aspettavano che noi, i designer, creassimo i rivestimenti,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Potrzebowali nas, projektantów, do stworzenia powłoki,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Sie brauchten uns, die Designer, nur, um die Außenhaut zu entwerfen,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Ze hoopten dat wij, de vormgevers, de omhulsels konden maken,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Αυτό που ήθελαν από εμάς, τους σχεδιαστές, ήταν να δημιουργήσουμε το περίβλημα,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,В действителност търсеха нас, дизайнерите, за да създадем обвивките,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Вони хотіли, щоб ми, дизайнери, створювали оболонку,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Им нужны были мы, дизайнеры, чтобы создать оболочку,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,הם רצו רק שאנו, המעצבים, ניצור את המעטפת,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,في الواقع الناس في حاجة لنا كمصممين . لنحدث التغيير،
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokAku bisa zoom in pada titik manapun pada ini sel yang tidak ditutupi oleh selubung myelin.
- Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokEu poderia ter aumentado qualquer ponto da célula que não fosse coberto pela bainha de mielina.
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokMógłbym zrobić powiększenie dowolnego miejsca, które nie jest pokryte otoczką mielinową.
- Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokMohu přiblížit každou část buňky, pokud není pokrytá myelinovou pochvou.
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokPodía acercar a cualquier punto de esta celda que no es cubierto por una vaina de mielina.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.Disse er kaldet Schwann celler og de dækker-- de udgør myelinskeden.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.그러니까, 이것들은 슈반세포라고 부릅니다.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.Näitä kutsutaan Schwannin soluiksi.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.O podrobnostih kasneje, najprej naj narišem stukturo.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.Takže tieto sa volajú Schwannové bunky a ony pokrývajú -- tvoria myelínovú pošvu.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.Αυτά, λοιπόν, ονομάζονται Κύτταρα Schwann και καλύπτουν - φτιάχνουν το μυελώδες περίβλημα.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.הם נקראים תאי Schwann.
Bunlara Schwann hücresi deniyor ve miyelin kılıfını oluşturuyorlar.اذا هذه تدعى خلايا شوان.
Bunun gibi bir tane daha yapayım. Miyelin kılıfının arasındaki boşluklara da Ranvier boğumu adı veriliyor.이와 비슷하게 한 번 더 그려볼게요.
Bunun gibi bir tane daha yapayım. Miyelin kılıfının arasındaki boşluklara da Ranvier boğumu adı veriliyor.Я нарисую еще одну клетку Шванна, вот так.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .Cząsteczki wirusowego RNA trafiają do nowo powstałych kapsydów.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .E' semplicemente incredibile la biochimica della stessa.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .Que estas moléculas de RNA se encuentran a continuación en estos cápside.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .바이러스의 RNA는 이미 생산된 캡시드 안으로 돌아갑니다
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .To, že tyto molekuly RNA a pak se ocitnou zpět v těchto capsids.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .Потім, ці молекули РНК знову опиняться в цих капсидах.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .تجد جزيئات الـ"اّر إن أيه" نفسها مرة اخرى داخل هذه الكبسولات
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .これらのカプシドに戻る。 一度は十分にこれらのセルに
Bu zar, kılıfın çevresindedir.Dookoła kapsydu.
Bu zar, kılıfın çevresindedir.Que está em torno do seu capsídeo.
Bu zar, kılıfın çevresindedir. Sonra, bu zarlar konak hücreyle kaynaşacak.막을 두르고 있습니다
Bu zar, kılıfın çevresindedir.To je asi jeho kapsidy.
Bu zar, kılıfın çevresindedir.Вона знаходиться навкруги його капсиду.