kılıç ile cümle

kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.(44:4) Препояшь Себя по бедру мечом Твоим, Сильный, славою Твоею и красотою Твоею,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.(45:4) Vaillant guerrier, ceins ton épée, -Ta parure et ta gloire,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Ciñe tu espada sobre tu muslo, oh valiente, en tu gloria y majestad
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Cinge a tua espada � coxa, ó valente, na tua glória e majestade.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Gürte dein Schwert an deine Seite, du Held, und schmücke dich schön!
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Hỡi Ðấng mạnh dạn, hãy đai gươm nơi hông, Là sự vinh hiển và sự oai nghi của Ngài.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Hỡi_Ðấng mạnh_dạn , hãy đai gươm nơi hông , Là sự vinh_hiển và sự oai_nghi của Ngài .
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Ikatkan pedangmu di pinggang, hai raja perkasa, engkau sangat agung dan semarak
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.능한 자여 칼을 허리에 차고 왕의 영화와 위엄을 입으소서
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Meč svoj si opaši okoli ledij, o junak mogočni, slavo svojo in veličastvo svoje.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Omgjord din Lænd med Sværdet, o Helt,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Războinic viteaz, încinge-ţi sabia, -podoaba şi slava,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Szebb, szebb vagy az ember fiainál, kedvesség ömledez ajakidon, azért áldott meg az Isten örökké.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.U bent mooier dan welk mens ook. Uw karakter is prijzenswaardig: daarom heeft God u ook zo gezegend.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Περιζωσον την ρομφαιαν σου επι τον μηρον σου, δυνατε, εν τη δοξη σου και εν τη μεγαλοπρεπεια σου.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Препаши меча Си на бедрото Си Силни, Славата Си и величието Си;
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.חגור חרבך על ירך גבור הודך והדרך׃
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.‎تقلد سيفك على فخذك ايها الجبار جلالك وبهاءك‎.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.大 能 者 阿 、 願 你 腰 間 佩 刀 、 大 有 榮 耀 和 威 嚴
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.大 能者 阿 、 願 你 腰 間 佩刀 、 大有榮耀 和 威嚴
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.A filozófiai virágzik Cato dobja magát, kardjába, én csendben vinni a hajót.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Avec une philosophie s'épanouissent Caton se jette sur son épée, je prendre tranquillement à la le navire.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Com um floreio filosófico Cato se lança sobre a sua espada, eu calmamente tomar para o navio.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Con una filosofía florecer Catón se arroja sobre su espada, y yo en silencio a tomar la nave.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Con un fiorire filosofico Catone si getta sulla sua spada, io tranquillamente prendere per la nave.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Cu un filozofic înflori Cato se aruncă în sabia lui, eu iau în linişte la nava.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Dengan berkembang filosofis Cato melemparkan dirinya di atas pedang, aku diam-diam ambil untuk kapal.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Kanssa filosofinen kukoistaa Cato heittää itsensä hänen miekkansa, minä hiljaa kestää laiva.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.철학적 번창 카토는 자신의 검을에 자신을 던져으로, 나는 조용히 소요
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Med en filosofisk blomstra Cato kastar sig på sitt svärd, jag tyst för fartyget.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Med en filosofisk trives Cato kaster sig over sit sværd, jeg roligt tage for at skibet.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Met een filosofische floreren Cato werpt zich op zijn zwaard; ik rustig naar het schip.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Mit einem philosophischen gedeihen Cato wirft sich in sein Schwert, ich leise zu nehmen das Schiff.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.S filozofickou dařit Cato vrhne na svůj meč, já klidně trvat loď.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.S filozofickú dariť Cato vrhne na svoj meč, ja pokojne trvať loď.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Với một phát triển mạnh triết học Cato ném mình khi thanh kiếm của mình, tôi lặng lẽ đi tàu.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Z filozoficznym rozwijać Cato rzuca się na swój miecz, a ja spokojnie czekać na statku.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Z filozofski razcvet Cato sam vrže na svoj meč, sem tiho sprejmejo za ladje.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Με μια φιλοσοφική ανθίσει Cato ο ίδιος ρίχνει πάνω σπαθί του? I ήσυχα λάβει για να το πλοίο.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.З філософської процвітати Катона кидається на свій меч, і я спокійно зробити, щоб корабель.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.С философски процъфтява Катон се хвърля върху меча си, аз тихо предприемат, за да на кораба.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.С философской процветать Катона бросается на свой меч, и я спокойно предпринять, чтобы корабль.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.עם פילוסופית לפרוח קאטו זורק את עצמו על חרבו, אני בשקט לקחת
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.مع فلسفي يطرح نفسه تزدهر كاتو على سيفه ، وأغتنم بهدوء
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.船。この中の驚くべきものはありません。
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.Dem ser Farao og trøster sig over al sin larmende Hob, lyder det fra HERREN.
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.바로가 그들을 보고 그 모든 무리로 인하여 위로를 받을 것임이여 칼에 살륙당한 바로와 그 온 군대가 그러하리로다 나 주 여호와의 말이로다
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.אותם יראה פרעה ונחם על כל המונה חללי חרב פרעה וכל חילו נאם אדני יהוה׃
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.يراهم فرعون ويتعزى عن كل جمهوره. قتلى بالسيف فرعون وكل جمهوره يقول السيد الرب.
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.法 老 看 見 他 們 、 便 為 他 被 殺 的 軍 隊 受 安 慰 . 這 是 主 耶 和 華 說 的
‹‹Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı görünce avunç bulacak.›› Böyle diyor Egemen RAB.法老 看見 他 們 、 便為 他 被殺 的 軍隊 受 安慰 . 這是 主 耶和華 說的
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.A meč sa bude točiť po jeho mestách, zničí jeho závory a požerie ich pre ich rady.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Cairá a espada sobre as suas cidades, e consumirá os seus ferrolhos; e os devorará nas suas fortalezas.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.És fegyver száll az õ városaira, és elpusztítja az õ zárait, és felemészti õket az õ szándékaik miatt.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Gươm sẽ rơi trên các thành chúng nó, hủy phá then cửa chúng nó, nuốt hết chúng nó, vì cớ mưu chước chúng nó.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.In meč napade mesta njegova in pokonča zapahe njegove in jih bo požiral zaradi njih sklepov;
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.칼이 저희의 성읍들을 치며 빗장을 깨뜨려 없이 하리니 이는 저희의 계책을 인함이니라
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.La espada caerá sobre sus ciudades y destruirá sus refuerzos. Los consumirá en medio de sus propias asambleas
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.La spada farà strage nelle loro città, sterminerà i loro figli, demolirà le loro fortezze
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.L`épée fondra sur leurs villes, Anéantira, dévorera leurs soutiens, A cause des desseins qu`ils ont eus.

İlgili Sayfalar