kılıç ile cümle

kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Nadto bude trvati meč v městech jeho, a zkazí závory jeho, a sžíře je pro rady jejich.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Sværdet skal rase i hans Byer, fortære hans Slåer og hærge i hans Fæstninger.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Sverdet skal fare om i hans byer og tilintetgjøre hans bommer og ete om sig - for deres onde råds skyld;
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Toć jest Pan, Bóg zastępów, Pan jest pamiętne imię jego.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.И падет меч на города его, и истребит затворы его, и пожрет их за умыслы их.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.Меч ще свирепее против гадовете му Та ще довърши силите му, и ще ги пояде, Поради собствените им намерения.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.וחלה חרב בעריו וכלתה בדיו ואכלה ממעצותיהם׃
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.يثور السيف في مدنهم ويتلف عصيّها وياكلهم من اجل آرائهم.
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.刀 劍 必 臨 到 他 們 的 城 邑 、 毀 壞 門 閂 、 把 人 吞 滅 、 都 因 他 們 隨 從 自 己 的 計 謀
Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.刀劍必 臨到 他 們的 城邑 、 毀壞 門閂 、 把 人 吞滅 、 都 因 他 們隨從 自己 的 計謀
GB: Ardından da benim kılıç yutmam geldi.Ahora mi sable tragaré.
GB: Ardından da benim kılıç yutmam geldi.Dan zal ik mijn zwaard ook maar inslikken.
GB: Ardından da benim kılıç yutmam geldi.(etwa) Betrachten Sie mein Schwert als bereits geschluckt.
GB: Ardından da benim kılıç yutmam geldi.Je vais donc avaler mon sabre dès maintenant.
GB: Ardından da benim kılıç yutmam geldi.غوردن: سأبتلع سيفي عندما ننتهي.
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.그 나머지는 말 탄 자의 입으로 나오는 검에 죽으매 모든 새가 그 고기로 배불리우더라
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.а прочие убиты мечом Сидящего на коне, исходящим из уст Его, и все птицы напитались их трупами.
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.І другі побиті мечем сидячого на конї, що виходив з уст Його; і все птаство наситилось тїлами їх.
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.והנשארית נהרגו בחרב היוצאת מפי הרכב על הסוס וכל העוף שבעו מבשרם׃
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.والباقون قتلوا بسيف الجالس على الفرس الخارج من فمه وجميع الطيور شبعت من لحومهم
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.其 餘 的 被 騎 白 馬 者 口 中 出 來 的 劍 殺 了 . 飛 鳥 都 喫 飽 了 他 們 的 肉
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.其餘 的 被騎白馬者 口中 出來 的 劍殺了.飛鳥 都 喫飽 了 他 們的肉
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.골프공 회수 막대를 광선검인양 휘두르며 자기 모습을 녹화한 불쌍한 십대 소년 말이죠.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.le pauvre adolescent qui s'est filmé avec un ramasse-balle de golf, comme si c'était un sabre laser.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.המתבגר המסכן הזה שצילם את עצמו עם מקל החזרה לכדורי גולף, כאילו זו חרב ג'דיי.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.المراهق الفقير الذي صوّر نفسه مع مكتشف كرة الغولف ممثلاً كأنها ضوء عابر.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.振り回しているビデオです このビデオは本人の了承なしに 本人が知ることもなく
Hadi, kılıcım!Gyors, egy kard
Hadi, kılıcım!Hurtigt, mit sværd!
Hadi, kılıcım!Schnell, ein Schwert!
Hadi, kılıcım!Szybko, mój miecz!
Hadi, kılıcım!Vite, une épée
Hadi, kılıcım!Γρήγορα, το σπαθί μου!
Hadi, kılıcım!Бързо, мечът ми!
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››For Sværdet skal alle Syndere i mit Folk dø, de, som siger: "Os når Ulykken ikke; den kommer ikke over os."
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››내 백성 중에서 말하기를 화가 우리에게 미치지 아니하며 임하지 아니하리라 하는 모든 죄인은 칼에 죽으리라
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Mečem zbiti budou všickni hříšníci z lidu mého, kteříž říkají: Nepřiblížíť se, aniž potká nás to zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Miekkaan kuolevat kaikki minun kansani syntiset, jotka sanovat: "Ei saavuta, ei kohtaa meitä onnettomuus".
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Morrerão � espada todos os pecadores do meu povo, os quais dizem: O mal não nos alcançará, nem nos encontrará.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Od meča pomrú všetci hriešnici z môjho ľudu, ktorí hovoria: Nepriblíži sa k nám ani nenadíde na nás zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Pod mečem umrjo vsi grešniki ljudstva mojega, kateri govore: Ne približa se nam in ne zadene nas nesreča.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››בחרב ימותו כל חטאי עמי האמרים לא תגיש ותקדים בעדינו הרעה׃
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››بالسيف يموت كل خاطئي شعبي القائلين لا يقترب الشر ولا يأتي بيننا
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一 切 罪 人 說 、 災 禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們 必 死 在 刀 下
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一切 罪人說 、 災禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們必死 在 刀下
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.(77:62) и предал мечу народ Свой и прогневался на наследие Свое.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.A dat pradă săbiei pe poporul Lui, şi S'a mîniat pe moştenirea Lui.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Dal pod meč lid svůj, a na dědictví své se rozhněval.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Dał pod miecz lud swój, a na dziedzictwo swoje rozgniewał się.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Diede il suo popolo in preda alla spada e contro la sua eredità si accese d'ira
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Entregou o seu povo � espada, e encolerizou-se contra a sua herança.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.És fegyver alá rekeszté az õ népét; és az õ öröksége ellen felgerjede.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Hän antoi kansansa alttiiksi miekalle ja julmistui perintöosaansa.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ia marah kepada umat-Nya, milik pusaka-Nya, dan membiarkan mereka dibunuh dengan pedang
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Il mit son peuple à la merci du glaive, Et il s`indigna contre son héritage.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Izročil je meču ljudstvo svoje in zoper dedino svojo se je razsrdil.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ja, han gav sitt folk till pris åt svärdet, och på sin arvedel förgrymmades han.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.그 백성을 또 칼에 붙이사 그의 기업에게 분내셨으니
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ngài cũng phó dân sự Ngài cho bị thanh gươm, Và nổi giận cùng cơ nghiệp mình.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ngài cũng phó dân_sự Ngài cho bị thanh gươm , Và nổi_giận cùng cơ_nghiệp mình .

İlgili Sayfalar