kılıç ile cümle

kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Bag smilet gemmer jeg en kniv, - - og jeg skal finde De Vises Sten.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Bakom leendet gömmer jag en kniv- -och jag ska hitta De Vises Sten.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Dietro il mio sorriso, nascondo una lama e scoprirò come arrivare alla Pietra Filosofale!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Pod tym uśmiechem kryje się ostrze. Znajdę drogę do Kamienia Filozoficznego.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Tämän hymyn takana kannan veistä- -ja minä löydän Viisasten Kiven.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!¡Tras esta sonrisa, llevo una espada y conseguiré llegar hasta la Piedra Filosofal!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Πίσω από το χαμόγελο, φέρω λεπίδα, και θα βρω το δρόμο για τη Φιλοσοφική Λίθο!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Под этой улыбкой я прячу лезвие, и я найду путь к Философскому Камню.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.A Hospodin riekol anjelovi, a ten dal svoj meč zpäť do pošvy.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Alors l`Éternel parla à l`ange, qui remit son épée dans le fourreau.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Atunci Domnul a vorbit îngerului, care şi -a vîrît iarăş sabia în teacă.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Ðức Giê-hô-va dạy bảo thiên sứ, thiên sứ bèn xỏ gươm mình vào vỏ.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Ðức_Giê - hô-va dạy_bảo thiên_sứ , thiên_sứ bèn xỏ gươm mình vào vỏ .
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.E o Senhor deu ordem ao anjo, que tomou a meter a sua espada na bainha.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.És parancsola az Úr az angyalnak; és betevé az õ kardját hüvelyébe.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Il Signore ordinò all'angelo e questi ripose la spada nel fodero
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.In GOSPOD ukaže angelu, in angel vtakne meč zopet v nožnico svojo.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.I řekl Hospodin andělu, aby obrátil meč svůj do pošvy jeho.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.I rzekł Pan do Anioła, aby obrócił miecz swój w pochwy swoje.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Ja Herra käski enkelin pistää miekkansa tuppeen.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Jehovah habló al ángel, y éste volvió su espada a la vaina
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.사자를 명하시매 저가 칼을 집에 꽂았더라
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Och på HERRENS befallning stack ängeln sitt svärd tillbaka i skidan.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Og Herren bød engelen at han skulde stikke sitt sverd i skjeden igjen.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Og på HERRENs Bud stak Engelen sit Sværd i Balgen igen.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Toen gaf de HERE de engel bevel zijn zwaard in de schede te steken.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Und der HERR sprach zum Engel, daß er sein Schwert in sein Scheide kehrte.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Και προσεταξε Κυριος τον αγγελον, και εστρεψε την ρομφαιαν αυτου εις την θηκην αυτης.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.И сказал Господь Ангелу: возврати меч твой в ножны его.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.Тогава Господ заповяда на ангела, та повърна меча си в ножницата му.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.ויאמר יהוה למלאך וישב חרבו אל נדנה׃
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.وأمر الرب الملاك فرد سيفه الى غمده.
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.耶 和 華 吩 咐 使 者 、 他 就 收 刀 入 鞘
Bundan sonra RAB meleğe kılıcını kınına koymasını buyurdu. Melek buyruğa uydu.耶和華 吩咐 使者 、 他 就 收 刀 入鞘
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Arrepende-te, pois; ou se não, virei a ti em breve, e contra eles batalharei com a espada da minha boca.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Činiž pokání. Pakli nebudeš, přijdu na tebe brzy, a bojovatiť budu s nimi mečem úst svých.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Gör då bättring; varom icke, så skall jag snart komma över dig och skall strida mot dem med min muns svärd.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Izpokóri se torej; ako pa ne, ti pridem hitro in vojskoval se bom ž njimi z mečem svojih ust.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Keer daarvan terug. Anders kom Ik binnenkort naar u toe om hen met het zwaard van mijn mond te bevechten.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.그러므로 회개하라 그리하지 아니하면 내가 네게 속히 임하여 내입의 검으로 그들과 싸우리라
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Omvend dig! ellers kommer jeg snart over dig og vil stride mot dem med min munns sverd.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Omvend dig! Men hvis ikke, kommer jeg snart over dig og vil stride imod dem med min Munds Sværd.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Pocăieşte-te dar. Altfel, voi veni la tine curînd, şi Mă voi război cu ei cu sabia gurii Mele.``
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Pokutujże: a jeźli nie będziesz, przyjdę przeciwko tobie w rychle i będę walczył z nimi mieczem ust moich.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Ravvediti dunque; altrimenti verrò presto da te e combatterò contro di loro con la spada della mia bocca
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Repens-toi donc; sinon, je viendrai à toi bientôt, et je les combattrai avec l`épée de ma bouche.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Teda čiň pokánie; ale ak nie, prijdem rýchle na teba a budem s nimi bojovať mečom svojich úst.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Tee siis parannus; mutta jos et, niin minä tulen sinun tykösi pian ja sodin heitä vastaan suuni miekalla.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Térj meg: ha pedig nem, ellened megyek hamar, és vívok azok ellen számnak kardjával.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Tue Buße; wo aber nicht, so werde ich dir bald kommen und mit ihnen kriegen durch das Schwert meines Mundes.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Μετανοησον ει δε μη, ερχομαι προς σε ταχεως και θελω πολεμησει προς αυτους με την ρομφαιαν του στοματος μου.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Покайся; а если не так, скоро приду к тебе и сражусь с ними мечом уст Моих.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Покайся; ато прийду до тебе скоро, і воювати му з ними мечом уст моїх.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.שובה ואם לא כי עתה אבוא עליך מהרה ונלחמתי בם בחרב פי׃
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.فتب والا فاني آتيك سريعا واحاربهم بسيف فمي.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.所 以 你 當 悔 改 、 若 不 悔 改 、 我 就 快 臨 到 你 那 裡 、 用 我 口 中 的 劍 、 攻 擊 他 們
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.所以 你 當 悔改 、 若 不 悔改 、 我 就 快 臨到 你 那裡 、 用 我 口 中 的 劍 、 攻擊 他 們
Bütün dağlarımda Goga karşı kılıcı çağıracağım. Egemen RAB böyle diyor. Herkes birbirine kılıç çekecek.A zavolám proti nemu na všetky svoje vrchy meč, hovorí Pán Hospodin. Každého meč bude proti jeho bratovi.
Bütün dağlarımda Goga karşı kılıcı çağıracağım. Egemen RAB böyle diyor. Herkes birbirine kılıç çekecek.Jeg nedkalder alle Rædsler over ham, lyder det fra den Herre HERREN; den enes Sværd skal rettes mod den anden;
Bütün dağlarımda Goga karşı kılıcı çağıracağım. Egemen RAB böyle diyor. Herkes birbirine kılıç çekecek.나 주 여호와가 말하노라 내가 내 모든 산 중에서 그를 칠 칼을 부르리니 각 사람의 칼이 그 형제를 칠 것이며

İlgili Sayfalar