kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio části, hlupáci! dal svůj meč, víte, co děláte.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio deel, dwazen! zet je zwaard, je weet niet wat je doet.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO del, bedaki! dal svoj meč, tako da vam ne vedo, kaj storiti.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio del, dårar! sätta upp din svärd, du vet inte vad du gör.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO del, fjolser! sætte dit sværd, ved du ikke hvad du gør.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO 부,이 멍청이 들아! 검을 올려, 당신이 무슨 일을하는지 모르고 있나이다.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO osa, tyhmät! virittämään miekkoja, et tiedä mitä teet.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio partea, nebuni! pus sabiile tale, tu nu stii ce faci.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio parte, stolti! mettere le vostre spade, non sai quello che fai.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio Parte, tolos! colocar suas espadas, você não sabe o que fazer.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio Part, Narren! Aufmachungen eure Schwerter, du weißt nicht was du tust.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio rész, bolondok! tegye fel a kardok, nem tudod, mit csinálsz.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO μέρος, ανόητοι! παρουσιάζονται τα ξίφη σας? εσείς δεν ξέρετε τι κάνετε.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO част, глупаци! си мечове, вие не знаете какво правите.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO الجزء الحمقى! طرح سيوفكم ، لا تعلمون ما لديك.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Część BENVOLIO, głupcy! umieścić swoje miecze, nie wiesz, co robisz.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Parte Benvolio, tontos! poner sus espadas, no sabes lo que haces.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Partie Benvolio, imbéciles! mettre en place votre épée, vous ne savez pas ce que vous faites.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Phần BENVOLIO, ngốc! đưa lên thanh kiếm của bạn, bạn không biết những gì bạn làm.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Бенволио части, дураки! поставить свой меч, и вы не знаете, что вы делаете.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.חלק BENVOLIO, טיפשים! לשים את החרבות שלך, אתה יודע לא מה שאתה עושה.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.[その剣をダウンビーツ。]
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A Aniołowi zboru Pergameńskiego napisz: To mówi ten, który ma miecz on z obydwóch stron ostry;
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A anjelovi sboru v Pergame napíš: Toto hovorí ten, ktorý má ten dvojsečný meč ostrý:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:All'angelo della Chiesa di Pèrgamo scrivi: Così parla Colui che ha la spada affilata a due tagli
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Andělu pak Pergamenské církve piš: Totoť praví ten, kterýž má ten meč s obou stran ostrý:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Ao anjo da igreja em Pérgamo escreve: Isto diz aquele que tem a espada aguda de dois gumes:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A Pergámumbeli gyülekezet angyalának írd meg: Ezt mondja az, a kinél a kétélû éles kard van:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Cùng hãy viết cho thiên sứ của Hội thánh Bẹt-găm rằng: Nầy là lời phán của Ðấng có thanh gươm nhọn hai lưỡi:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Cùng hãy viết cho thiên_sứ của Hội_thánh Bẹt-găm rằng : Nầy là lời phán của Ðấng có thanh gươm nhọn hai lưỡi :
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Écris à l`ange de l`Église de Pergame: Voici ce que dit celui qui a l`épée aiguë, à deux tranchants:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:"Escribe al ángel de la iglesia en Pérgamo: El que tiene la espada aguda de dos filos dice estas cosas
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:In angelu cerkve v Pergamu piši: To pravi on, ki ima meč dvorezni, ostri:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Îngerului Bisericii din Pergam scrie -i: ,,Iată ce zice Cel ce are sabia ascuţită cu două tăişuri:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Ja Pergamon seurakunnan enkelille kirjoita: `Näin sanoo hän, jolla on se kaksiteräinen, terävä miekka:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:버가모 교회의 사자에게 편지하기를 죄우에 날선 검을 가진 이가 가라사대
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Och skriv till Pergamus' församlings ängel: »Så säger han som har det skarpa tveeggade svärdet:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Og skriv til engelen for menigheten i Pergamum: Dette sier han som har det tveeggede skarpe sverd:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Og skriv til Menighedens Engel i Pergamus: Dette siger han, som har det tveæggede, skarpe Sværd:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Und dem Engel der Gemeinde zu Pergamus schreibe: Das sagt, der da hat das scharfe, zweischneidige Schwert:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Και προς τον αγγελον της εν Περγαμω εκκλησιας γραψον Ταυτα λεγει ο εχων την ρομφαιαν την διστομον, την οξειαν
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:И Ангелу Пергамской церкви напиши: так говорит Имеющий острый с обеих сторон меч:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:І ангелові церкви, що в Пергамі, напиши: Се глаголе Той, що має меч обоюдний, гострий:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:ואל מלאך קהל פרגמוס כתב כה אמר אשר לו חרב פיפיות החדה׃
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:واكتب الى ملاك الكنيسة التي في برغامس. هذا يقوله الذي له السيف الماضي ذو الحدين.
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:你 要 寫 信 給 別 迦 摩 教 會 的 使 者 、 說 、 那 有 兩 刃 利 劍 的 說
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:你 要 寫信 給別 迦摩 教會 的 使者 、 說 、 那 有 兩 刃利劍 的 說
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.A pozůstavím některé z vás, kteříž by ušli meče, mezi pohany, když rozptýleni budete do zemí.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.그러나 너희가 열방에 흩어질 때에 내가 너희 중에서 칼을 피하여 이방 중에 남아 있는 자가 있게 할지라
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Tuttavia lascerò alcuni di voi scampati alla spada in mezzo alle genti, quando vi avrò dispersi nei vari paesi
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Wel zal Ik enkelen van mijn volk sparen om te worden verspreid onder de volken van de aarde.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Но Я сберегу остаток, так что будут у вас среди народов уцелевшие отмеча, когда вы будете рассеяны по землям.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.והותרתי בהיות לכם פליטי חרב בגוים בהזרותיכם בארצות׃
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.وابقي بقية اذ يكون لكم ناجون من السيف بين الامم عند تذرّيكم في الاراضي.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.你 們 分 散 在 各 國 的 時 候 、 我 必 在 列 邦 中 、 使 你 們 有 剩 下 脫 離 刀 劍 的 人
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.你 們 分散 在 各 國 的 時候 、 我 必 在 列邦 中 、 使 你 們 有 剩下 脫離 刀劍 的 人
Bıçaklardan, kılıçlardan, ellerden bahsediyoruz. Hemen hemen her şey bir silah olarak kullanılabilir.Die Rede ist von Messern, Klingen, Händen, von all dem was man als Waffe benutzen kann.
Bıçaklardan, kılıçlardan, ellerden bahsediyoruz. Hemen hemen her şey bir silah olarak kullanılabilir.Hablamos de cuchillos, cuchillas, las manos, absolutamente cualquier cosa que puede ser usada como un arma;
Bıçaklardan, kılıçlardan, ellerden bahsediyoruz. Hemen hemen her şey bir silah olarak kullanılabilir.Kita berbicara tentang pisau, pedang, tangan, benar-benar sesuatu yang dapat digunakan sebagai senjata;
Bıçaklardan, kılıçlardan, ellerden bahsediyoruz. Hemen hemen her şey bir silah olarak kullanılabilir.Stiamo parlando di coltelli,spade,mani, assolutamente tutto quello che può essere usato come un'arma;