kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;dacă omul acela va vedea venind sabia asupra ţării, va suna din trîmbiţă, şi va da de ştire poporului,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;e questa, vedendo sopraggiungere la spada sul paese, suona la tromba e dà l'allarme al popolo
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;És õ látja jõni a fegyvert a földre, és megfújja a trombitát, és meginti a népet;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;in če ta, videč meč prihajati nad deželo, zatrobenta in posvari ljudstvo:
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;ja jos hän näkee miekan tulevan maan kimppuun ja puhaltaa pasunaan ja varoittaa kansaa,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;Jika penjaga itu melihat musuh datang, ia membunyikan tanda bahaya supaya semua orang waspada
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;그 사람이 칼이 그 땅에 임함을 보고 나팔을 불어 백성에게 경고하되
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;nếu người nầy thấy gươm đến trong đất , thì thổi kèn để răn_bảo dân_sự .
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;nếu người nầy thấy gươm đến trong đất, thì thổi kèn để răn bảo dân sự.
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;och denne ser svärdet komma över landet och stöter i basunen och varnar folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;og han ser Sværdet komme over Landet og støder i Hornet og advarer Folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;og han ser sverdet komme over landet og støter i basunen og advarer folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;se, quando ele vir que a espada vem sobre a terra, tocar a trombeta e avisar o povo;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;si cet homme voit venir l`épée sur le pays, sonne de la trompette, et avertit le peuple;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;si él ve venir la espada sobre la tierra y toca la corneta para advertir al pueblo
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;und er sähe das Schwert kommen über das Land und bliese die Drommete und warnte das Volk,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;Wanneer hij het leger ziet komen en alarm blaast om hen te waarschuwen,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;και αυτος, ιδων την ρομφαιαν επερχομενην επι την γην, σαλπιση εν σαλπιγγι και σημανη εις τον λαον,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и он, увидев меч, идущий на землю, затрубит в трубу и предостережет народ;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и той, като види че мечът иде върху земята, затръби и предупреди людете,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;וראה את החרב באה על הארץ ותקע בשופר והזהיר את העם׃
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;فاذا رأى السيف مقبلا على الارض نفخ في البوق وحذّر الشعب
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見 刀 劍 臨 到 那 地 、 若 吹 角 、 警 戒 眾 民
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見刀 劍臨 到 那地 、 若 吹角 、 警戒 眾民
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Aku menarik ke bagian mereka: di instan datang itu Tybalt berapi-api, dengan pedangnya prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Am atras să-i parte: în clipa a venit foc Tybalt, cu sabia prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Dibujé a parte: en el instante en que llegó el fuego Teobaldo, con su espada prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Eu tirei a parte deles: no instante veio Tybalt O fogo, com sua espada prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Ho disegnato per parte loro: l'istante è venuto il focoso Tebaldo, con la sua spada prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Húztam a rész, hogy: a jelen jöttek a tüzes Tybalt, kardjával prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Ich zog sie Teil: in dem Augenblick kam der feurige Tybalt, mit seinem Schwert prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Ik trok ze deel: in het moment kwam de vurige Tybalt, met zijn zwaard prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;I wyciągnął do nich części: w chwili przyszedł ognisty Tybalt, z mieczem prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Jag drog till del dem: i samma ögonblick kom eldig Tybalt, med sitt svärd prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;J'ai dessiné pour les séparer: dans l'instant est venu le fougueux Tybalt, avec son épée prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Jeg trak en del dem: i det øjeblik kom den brændende Tybalt, med sit sværd prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Nakreslil jsem k části je: ve chvíli přišel ohnivý Tybalt, mečem prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Narisal sem, da jih del: v trenutku prišel ognjene Tybalt, z mečem prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Piirsin sen osa niistä: in heti tuli tulinen Tybalt, miekallaan prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;난 그들을 부분으로 그린 : 자신의 칼을 prepar'd 함께 순식간에 불타는 티볼트가되었다;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Tôi vẽ một phần: ngay lập tức đến Tybalt bốc lửa, với thanh kiếm của mình prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Zhlboka som sa ich časť: v okamihu prišiel ohnivý Tybalt, mečom prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Επέστησα να τους μέρος: στην προκειμένη ήρθε η πύρινη Tybalt, με το σπαθί του prepar'd?
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Нарисувах ги част: в миг дойде огнената Тибалт, с меча си prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;Я обратил на часть их: в мгновение пришел огненный Тибальд, с мечом prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;ציירתי לחלק אותם: ברגע הגיעו Tybalt לוהט, עם חרבו prepar'd;
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;وجهت إلى جزء منها : في لحظة وجاء Tybalt الناري ، مع سيفه prepar'd ؛
Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;彼は私の耳に反抗的な態度をbreath'dとして、彼は、彼の頭の程度揺動し、風を切っている、
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.Benvolio Én azonban tartani a békét: kiszerelt kardodat, Vagy kezelni azt a részét ezek az emberek velem.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.BENVOLIO En vaan pitää rauhaa: sietää sinun miekka tai hallita sitä osaa nämä miehet minun kanssani.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.Benvolio ja, ale udržať mieru: postaviť mečom, alebo spravovať, aby časť týchto ľudí so mnou.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.Benvolio já, ale udržet míru: postavit mečem, nebo spravovat, aby část těchto lidí se mnou.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.BENVOLIO jaz, ampak ohranjanje miru: pripravljen svoj meč, ali pa je uspelo del teh ljudi z menoj.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.BENVOLIO 나지만 평화를 유지 : 네 검을 올려, 또는 이들 나와 함께 부분으로 그것을 관리할 수 있습니다.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.BENVOLIO שאני עושה אבל לשמור על השלום: לשים את חרבך, או לנהל אותה לחלק את האנשים האלה איתי.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.BENVOLIO أفعل ولكن الحفاظ على السلام : طرح السيف خاصتك ، أو التعامل معه على جزء هؤلاء الرجال معي.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.Бенволио Я не оставалось, как сохранить мир: вложи меч, или управлять его части эти люди со мной.
BENVOLIO ama barışı korumak: Senin kılıç kadar, Ya bu adamlar benimle parçası yönetmek.ティバルト何が、描画、および平和の話!私は単語を嫌う
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.BENVOLIO Bagian, bodoh! memasang pedang Anda, Anda tidak tahu apa yang Anda lakukan.
BENVOLIO Bölüm, aptallar! kılıç kadar; size ne bilmiyorum.Benvolio časti, hlupáci! dal svoj meč, viete, čo robíte.