kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Que significam estas espadas sem dono e sangrenta Mentir discolour'd por este lugar de paz?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?¿Qué significan estas espadas sin dueño y sangrientos Mentir discolour'd por este lugar de paz?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Que signifient ces épées sans maître et de gore Pour mentir discolour'd par ce lieu de paix?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Vad betyder dessa herrelösa och blodiga svärd Att ljuga discolour'd av denna plats för fred?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Was bedeuten diese herrenlose und blutigen Schwertern Um von diesem Ort des Friedens discolour'd liegen?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Wat betekenen deze masterless en bloederige zwaarden te liggen discolour'd door deze plaats van vrede?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Τι σημαίνουν αυτά τα αδέσποτος και κατηγορίας σπαθιά να ξαπλώσει discolour'd από αυτό το μέρος της ειρήνης;
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Какво означават тези господари и кървави мечове, да лежат discolour'd от това място на мир?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?Что означают эти горы без хозяина и мечи Лежать discolour'd на этом месте мира?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?מה זאת אומרת אלה חרבות אדון, מגואל בדם כדי לשקר discolour'd ידי המקום הזה של השלום?
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?ماذا تعني هذه السيوف masterless والدموي للكذب discolour'd هذا مكان للسلام؟
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?[記念碑を開始します。]ロメオ! O、淡い - !誰?あまりに何、パリ?
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Et sværd blev svunget over mit hoved.
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Ett svärd skar över mitt huvud...!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!¡Me acaba de pasar una espada por encima de la cabeza!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Miecz przeszedł mi tuż nad głową.
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!-Miekka sujahti pääni yli!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Uma espada passou por cima da minha cabeça...!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Una spada mi è passata sopra la testa!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Ένα σπαθί πέρασε πάνω από το κεφάλι μου!
Başımın hemen üstünden bir kılıç geçti!Шпага прошла прямо над моей головой...!
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Due mali ti hanno colpito, chi avrà pietà di te? Desolazione e distruzione, fame e spada, chi ti consolerà
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?이 두가지 일이 네게 당하였으니 누가 너를 위하여 슬퍼하랴 곧 황폐와 멸망이요 기근과 칼이라 내가 어떻게 너를 위로하랴
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?To Ting timedes dig hvo ynker dig vel? Vold og Våde, Hunger og Sværd - hvo trøster dig?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Toto dvé tě potkalo, (kdo tě politoval?) zpuštění a setření, hlad a meč. Kdo tě potěšoval?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Toto dvoje ťa stihlo, kto ťa poľutoval? Spustošenie a skrúšenie, hlad a meč, kto ťa potešil?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Двете тия беди те сполетяха, - Кой ще те пожали? Разорение и погибел, глад и нож, - Как да те утеша?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Тебя постигли два бедствия , кто пожалеет о тебе? – опустошение и истребление, голод и меч: кем я утешу тебя?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?שתים הנה קראתיך מי ינוד לך השד והשבר והרעב והחרב מי אנחמך׃
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?اثنان هما ملاقياك. من يرثي لك. الخراب والانسحاق والجوع والسيف. بمن اعزيك.
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?荒 涼 、 毀 滅 、 飢 荒 、 刀 兵 、 這 幾 樣 臨 到 你 、 誰 為 你 舉 哀 . 我 如 何 能 安 慰 你 呢
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?荒涼 、 毀滅 、 飢荒 、 刀兵 、 這幾樣臨 到 你 、 誰為 你 舉哀 . 我 如何 能 安慰 你 呢
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Een man, die vals getuigt tegen zijn naaste, is als een hamer, een zwaard en een scherpe pijl.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.En stridshammare och ett svärd och en skarp pil är den som bär falskt vittnesbörd mot sin nästa.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Każdy, kto mówi fałszywe świadectwo przeciw bliźniemu swemu, jest jako młot, i miecz, i strzała ostra.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kẻ nào đối chứng giả dối cho người lân cận mình, Khác nào một cái búa, một cây gươm, một mũi tên nhọn.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kẻ nào đối_chứng giả_dối cho người lân_cận mình , Khác_nào một cái búa , một cây gươm , một mũi_tên nhọn .
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kladivo a meč a střela ostrá jest každý, kdož mluví falešné svědectví proti bližnímu svému.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kladivo in meč in pšica ostra je mož, ki priča krivo zoper bližnjega svojega.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.그 이웃을 쳐서 거짓 증거하는 사람은 방망이요 칼이요 뾰족한 살이니라
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kyjak, meč a ostrá strela, taký je človek, ktorý hovorí proti svojmu blížnemu, falošný svedok.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Malho, e espada, e flecha aguda é o homem que levanta falso testemunho contra o seu próximo.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Mazo, espada y flecha dentada es el hombre que da falso testimonio contra su prójimo
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Mazza, spada e freccia acuta è colui che depone il falso contro il suo prossimo
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Nuija ja miekka ja terävä nuoli on mies, joka väärin todistaa lähimmäistänsä vastaan.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Põröly és kard és éles nyíl az olyan ember, a ki hamis bizonyságot szól felebarátja ellen.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Som en hammer, et sverd, en hvass pil er en mann som fører falskt vidnesbyrd mot sin næste.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Som Stridsøkse, Sværd og hvassen Pil er den, der vidner falsk mod sin Næste.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Tuduhan palsu dapat mematikan, seperti pedang, palu atau panah yang tajam
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Wer wider seinen Nächsten falsch Zeugnis redet, der ist ein Spieß, Schwert und scharfer Pfeil.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Ο ανθρωπος, οστις μαρτυρει κατα του πλησιον αυτου μαρτυριαν ψευδη, ειναι ως ροπαλον και μαχαιρα και βελος οξυ.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Човек, който лъжесвидетелствува против ближния си, Е като чук, нож и остра стрела.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Что молот и меч и острая стрела, то человек, произносящий ложное свидетельство против ближнего своего.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.מפיץ וחרב וחץ שנון איש ענה ברעהו עד שקר׃
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.مقمعة وسيف وسهم حاد الرجل المجيب قريبه بشهادة زور.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.作 假 見 證 陷 害 鄰 舍 的 、 就 是 大 槌 、 是 利 刀 、 是 快 箭
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.作假 見證 陷害 鄰 舍 的 、 就是 大槌 、 是 利刀 、 是 快 箭
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;a keby uvidel meč, že prichádza na zem, a zatrúbil by na trúbu a napomenul by ľud,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;A on widząc miecz przychodzący na onę ziemię, zatrąbiłby w trąbę i przestrzegłby lud,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;A ten vida meč přicházející na tu zemi, troubil-li by na troubu a napomínal lidu,