kışkırtma ile cümle

kışkırtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Togay’ın kışkırtmaları sonucu kendini öldürür.Hojność Todda prowadzi do kłótni.
İlerleyen haftalarda Orton'ın Cena'yı kışkırtmasıyla ikisi birbirlerinin maçlarına karışmıştır.Szukając zemsty, przez kolejne tygodnie Orton atakował poszczególnych zawodników grupy.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Można powiązać pozyskiwanie uwagi z rozbudzeniem emocji.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Зникнення нападу супроводжується бурхливими емоційними проявами.
İzleyiciyi düşünsel olarak kışkırtmak yerine, duygusal olarak etkilemeye çalışıyordu.Snažil se působit spíše na mysl diváka než na jeho smysly.
Siyasi kışkırtmalar neticesinde bu olaylar yaşandı.Protesty se začaly dotýkat politického dění.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Logică Apelul la frică Apelul la emoție
Beni kışkırtma.Nu mă provoca.
Siyasi kışkırtmalar neticesinde bu olaylar yaşandı.A politikai nyomásgyakorlás vádjaira csak cáfolatok érkeztek.
Madde Dört. -Arılık vaazı, kamusal açıdan doğaya aykırılığa kışkırtmadır.Kaukinen, Miika: Rahamies kumartaa keskeneräisyydelle luonnostaan.
Jon, Sör Alliser Thorne'un (Owen Teale) kışkırtmalarına ve Eddard Stark'ın ihanetini anlatmasına göz yumamaz.Jon mister besindelsen efter Ser Alliser Thorne (Owen Teale) håner Eddard Starks forræderi.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Bruk av dominanten skaper en følelse av spenning.
İlerleyen haftalarda Charlotte ve Brooke, Banks'i kışkırtmaya devam etti.През следващите седмици, Шарлът и Брук продължават да провокират Банкс.
Bu durum daha da kötüleşirse, birey toplumdaki tüm olumsuzlukları kışkırtmaya daha da eğilimli olur.Da bi situacija bila još gora, svi će zajedno živjeti.
Jamie'lerin kışkırtmasıyla Sophie, Severin'i ziyaret eder.Šokiruotas to, ką pamatė, Frederis prisijungia prie darbininkų.
"Ayrılıkçılığı kışkırtmak" ve "devlet sırlarını yasadışı bir biçimde elde etmekten" suçlanır.Dabar jie yra kaltinami „nelegalų turinį padarę viešai prieinamu“.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.4Shbab의 세계에서, 이것은 섹스어필을 의미하는게 아닙니다.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.4Shbab không phải là về những chủ đề gợi tình, cũng như về sự tức giận và trừng phạt.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.A 4Shbab világa nem az érzéki riszálásról szól, de nem is a pokol kénköves tüzéről.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.In de wereld van 4Shbab draait het niet om sexy dansen, maar ook niet om hel en verdoemenis.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.În lumea 4Shbab, nu e vorba despre mișcări lascive, dar nici despre foc și pucioasă.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.W świecie 4Shbab nie chodzi o ruchy biodrami, ale również nie chodzi o straszenie piekłem.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Dans le monde de 4Shabab, il n'est pas question de secousses et de grincements.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Di dunia 4Shbab, ini bukanlah tentang benturan dan tumbukan.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.En el mundo de 4Shbab, no se trata de rozamientos gratuitos.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.I 4Shbabs värld handlar det inte om att stöta och mala på.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.In der Welt von 4Shbab geht es nicht um Sex.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Nel mondo di 4Shbab non si vedono strusciamenti da discoteca.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.No mundo do 4Shbab a sensualidade não é importante.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Ve světě 4Shbab to není o narážení a rachocení.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Vo svete 4Shbab-u to nie je o narážaní a škrípaní.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.Στον κόσμο του 4Shbab, δεν υπάρχουν βίαιες κινήσεις.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.В мире 4Shbab нет виляния и вращения бедрами.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.В света на 4Shbab не става дума за сблъсък и потискане.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.У світі 4Shbab немає вигинів і вихляння стегнами.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.בעולם של 4Shbab אין סקס ופרובוקציות.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.في عالم "للشباب"، الأمر ليس حول اللت والعجن.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.原理主義者というわけでもありません
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Daag me niet uit, anders doe ik het.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Đừng thách tôi vì tôi sẽ làm đấy.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Fresta mig inte, jag gör det.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.유혹하지 마세요, 정말 부를지도 모릅니다.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Não me desafiem, que eu canto mesmo.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Ne kísértsenek, mert megteszem.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Ne me tentez pas parce que je le ferais.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Nie kuście mnie, bo to zrobię.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.No me provoquen, porque lo haré.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Non mi tentate, perché potrei farlo.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Nu mă provocaţi!
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Verleiten Sie mich lieber nicht, denn sonst tue ich es wirklich.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Μη με προκαλείτε γιατί θα το κάνω.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Не искушайте меня, а то я запою.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Не спокушайте, бо заспіваю.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.אל תבקשו ממני, כי אני עוד אעשה את זה.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.لاتحثوني، لأني سأفعلها.
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.卒業後は私立の高校に進学しました
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.유럽보다 동성애자 수가 적어 보이는 것이라고 말했다
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.Это происходит как раз из-за таких людей как он, которые провоцируют своими гомофобными идеями, вроде этой.
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.بالضبط لأن من الناس من أمثاله الذين يشتغلون ضدهم.
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.モラレス氏によれば、ヨーロッパにおける食品の遺伝子組み換えが、同性愛者が多い原因だとのことです。

İlgili Sayfalar