kışkırtma ile cümle

kışkırtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İhtilafı kışkırtmak istediler.Chceli vyvolať kontroverziu.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Chcieli wzbudzić kontrowersje.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Chtěli vyvolat kontroverzi.
İhtilafı kışkırtmak istediler.De ville skapa konflikt.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Ellos querían despertar controversia.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Fel akarták kavarni az indulatokat.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Họ muốn khóay lên tranh cãi.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Ils voulaient attiser la controverse.
İhtilafı kışkırtmak istediler.그들은 논쟁을 일으키기를 원했습니다. [남자: 나는 만화를 사랑합니다.]
İhtilafı kışkırtmak istediler.Mereka ingin menghasut kontroversi
İhtilafı kışkırtmak istediler.Queriam alimentar a controvérsia.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Sie wollten einen Streit entfachen.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Volevano creare una controversia.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Vroiau să provoace controverse.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Zij wilden de controverse verder opschudden.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Ήθελαν να προκαλέσουν διαμάχες.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Вони хотіли розпалити суперечку.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Они хотели разжечь противоречия.
İhtilafı kışkırtmak istediler.Те искаха да предизвикат полемика.
İhtilafı kışkırtmak istediler.הם רצו לעורר מחלוקת.
İhtilafı kışkırtmak istediler.أرادوا إثارة الضغائن والفتنة.
İhtilafı kışkırtmak istediler.その辺の話は知ってると思うけど
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Chúng tôi truyền cảm hứng, khơi gợi, động viên và mang đến hy vọng cho đồng bào Iran.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos ahí para inspirar, provocar, movilizar y para llevar esperanza a nuestra gente.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos lá para inspirar, para provocar, para mobilizar, para trazer a esperança ao nosso povo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirálnunk, provokálnunk, mozgósítanunk kell az embereinket, reményt kelteni bennük.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirujemy, prowokujemy, mobilizujemy i przynosimy nadzieję Irańczykom.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Jsme zde, abychom inspirovali, provokovali mobilizovali, abychom svému lidu přinesli naději.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Kami ada untuk menginspirasi, mendorong, menggerakkan, membawa harapan bagi bangsa kami.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.저희는 영감을 주고, 도발하고, 동원시키고, 국민들이 희망을 가질 수 있도록 노력합니다.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Nous sommes là pour inspirer, pour provoquer, pour mobiliser, pour donner de l'espoir à notre peuple.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Siamo lì per ispirare, provocare, mobilitare, dare speranza al nostro popolo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Suntem acolo să inspirăm, să provocăm, să mobilizăm să aducem speranță poporului nostru.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We zijn er om te inspireren, te provoceren, te mobiliseren, om onze mensen hoop te bieden.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Wir sind hier, um zu inspirieren, zu provozieren, zu mobilisieren, den Menschen Hoffnung zu bringen.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Είμαστε εκεί για να εμπνέουμε, να προκαλούμε, να κινητοποιούμε, να φέρνουμε ελπίδα στο λαό μας.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Ми маємо надихати, провокувати, мобілізувати, дати надію нашому народу.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Мы пришли, чтобы вдохновлять, провоцировать, мобилизовать, нести людям надежду.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.אנחנו שם בשביל לנסוך השראה, לגרות, לנייד, להביא תקווה לעמנו.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.نحن موجودون هناك لإلهام وإثارة، لتعبئة، لجلب الأمل لشعبنا.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.喚起・刺激・結集して 幸福をもたらしています 私たちは国外に対する
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.A leány pedig, anyja rábeszélésére, monda: Add ide nékem egy tálban a Keresztelõ János fejét.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.A l`instigation de sa mère, elle dit: Donne-moi ici, sur un plat, la tête de Jean Baptiste.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.A ona jsuci prve navedena od mateře své, řekla: Dej mi zde na míse hlavu Jana Křtitele.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.A ona przedtem będąc naprawiona od matki swojej, rzekła: Daj mi tu na misie głowę Jana Chrzciciela.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.A ona, súc navedená od svojej matere, povedala: Daj mi tu na mise hlavu Jána Krstiteľa.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Ed essa, istigata dalla madre, disse: «Dammi qui, su un vassoio, la testa di Giovanni il Battista»
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.E instigada por sua mãe, disse ela: Dá-me aqui num prato a cabeça de João, o Batista.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Ella, instigada por su madre, dijo: "Dame aquí en un plato la cabeza de Juan el Bautista.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Hon sade då, såsom hennes moder ingav henne: »Giv mig här på ett fat Johannes döparens huvud.»
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Îndemnată de mamă-sa, ea a zis: ,,Dă-mi aici, într -o farfurie, capul lui Ioan Botezătorul!``
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.그가 제 어미의 시킴을 듣고 가로되 세례요한의 머리를 소반에 담아 여기서 내게 주소서 하니
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Men hun sa efter sin mors råd: Gi mig hit døperen Johannes' hode på et fat!
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Niin hän äitinsä yllytyksestä sanoi: "Anna tuoda minulle tänne lautasella Johannes Kastajan pää".
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Og tilskyndet af sin Moder siger hun: "Giv mig Johannes Døberens Hoved hid på et Fad!"
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Ona pa, poučena od matere svoje, reče: Daj mi tu v skledi glavo Janeza Krstnika.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Op aanraden van haar moeder vroeg zij om het hoofd van Johannes de Doper, op een schaal.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Vậy , nàng bị mẹ xui_giục , bèn tâu rằng : Xin lấy cái đầu Giăng_Báp - tít để trên mâm mà cho tôi đây .
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Vậy, nàng bị mẹ xui giục, bèn tâu rằng: Xin lấy cái đầu Giăng Báp-tít để trên mâm mà cho tôi đây.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.Η δε, παρακινηθεισα υπο της μητρος αυτης, Δος μοι, λεγει, εδω επι πινακι την κεφαλην Ιωαννου του Βαπτιστου.

İlgili Sayfalar