Ana içeriğe geç
Sözlük

kütle ile cümle

kütle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gezegenin kütlesi jüpiter kütlesinden %56 daha fazladır.Sa masse est d'environ 26 % supérieure à celle de Jupiter.
Transfer edilen kütle yüksek açısal momentumlu olup, yoğun yıldızı çevreleyen disk civarında toplanır.Supposons le corps en mouvement circulaire et uniforme autour de l'astre.
Albert Einstein'ın kütle-enerji eşitliği prensibine göre bu kütle 0,511 MeV durgun enerjiye tekabül eder.Sur la base du principe d'équivalence masse-énergie d'Einstein, ceci correspond à une énergie de 511 keV,.
Göz, tropikal siklonların merkezinde bulunan hareketsiz hava kütlesine verilen ad.L'œil est une région de temps calme au centre de cyclones tropicaux violents.
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Les neutrinos légers ne peuvent pas expliquer la matière noire, faute d'une masse suffisante.
Ortak bir kütle merkezi etrafındaki yörünge süresi 5,732436 gündür.La période orbitale de l'orbite retenue est de 372,5 jours.
Bu nedenle kütle merkezinin de belirlenmesi gerekir.Il faut aussi séparer le mécanicien du public.
Güneş'in kütlesinin sadece yaklaşık %78'i olmasına karşın Güneş'e oldukça benzemektedir.Sa taille est d'environ 78 % de celle du Soleil.
Kütle ile enerji arasındaki eşitlik, E = mc2 ile ifade edilir.Elles sont alors transformées en énergie, suivant l'équation E=mc2.
Yüksek kütle ve enerjili parçacıklar saçtırma oranını artırırlar.La Boule Énergie augmente les dégâts que vous infligez.
Isı sığası kütle ile öz ısının çarpımı anlamına gelir ve formülü M=mc'dir.La chaleur rejetée par le module est Q c = S m .
Daha hafif su kütleleri daha yoğun olanlar üzerinde yüzer.Puis ils plongent dans l'eau et se laissent porter par les flots un peu plus bas.
Hız arttıkça kütlesi de arttığı için ivmelendirilmesi zorlaşmaktadır.La vitesse est d'autant plus grande que l'inclinaison est prononcée.
Bu geçiş esnasında gezegen çap ve kütlesinin Neptün gezegeniyle oldukça benzer oldukları tespit edilmiştir.Cela permet de déterminer le rayon de la planète, très proches de celui de Neptune.
Daha eğimli pozisyonlar, kütlenin daha yüksek olduğuna işaret eder.Mais qui dit sol plus dur, dit également rebond plus haut.
En büyük ölçeklerde artık kütle çekimine bağımlı cisimler yoktur.Par contre, on n'a plus indépendance par rapport à la masse du corps mobile.
Ağustos ayına kadar üzerinde buz kütleleri bulunur.Dès la fin novembre apparaissent des agrégats de glaces.
Kütlesi, yaşı ve evrimsel durumu açısından ise Güneş'e çok benzerdir.Cependant, en termes de masse, âge et état d'évolution, cette étoile est très similaire au Soleil.
Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır.Et pourtant le corps et l'esprit exercent une influence l'un sur l'autre.
Yüksüz (nötr) ve sıfır veya çok küçük kütleye sahiptirler.Il est divisé en grand schème (mégaloschemos) et petit schème.
Bir cismin eylemsizlik kütlesi, o cismin ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir.Le livre se veut un guide de survie pour faire face aux symptômes de la ménopause.
Standart modelde nötrinolar tamamen sıfır kütleye sahiptir.Dans le modèle standard, les neutrinos ont une masse exactement nulle.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Mais le bateau est pris dans les glaces.
Bilinen en parlak kuasarlar her yıl 1000 güneş kütlesine eşit madde yutar.Los cuásares más brillantes conocidos deberían devorar 1000 masas solares de materia cada año.
Bir yıldızın toplam kütlesi, yıldızın gelişiminin ve sonunun ana belirleyicisidir.La masa total de una estrella es el principal determinante de su evolución y destino final.
Jüpiter'den en az 6,38 kat daha fazla kütleye sahiptir ve bir gaz devi olması ihtimali yüksektir.Tiene al menos 6,38 veces la masa de Júpiter y es probablemente un gigante gaseoso.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.La masa molar media del aire es 28,97 g/mol.
Bu yıldızların başlangıç kütlelerinin, 37 ile 76 güneş kütlesi aralığında olduğu hesaplanmaktadır.Inicialmente se había calculado la masa de las estrellas en el rango de 37 a 76 masas solares.
Çünkü kütle ve ağırlık birbirinden farklı büyüklüklerdir, birbirlerinden farklı ölçü birimleri vardır.Debido a que la masa y el peso son unidades distintas, poseen diferentes unidades de medida.
Standart modele göre, nötrinolar kütlesiz parçacıklardır.De acuerdo con el Modelo Estándar los neutrinos son partículas sin masa.
Alan Hale ve Thomas Bopp tesadüfen kuyrukluyıldız ve kütlerisini yaklaşık olarak aynı anda keşfettiler.Hale y Bopp descubrieron el cometa por casualidad aproximadamente al mismo tiempo.
Bu düzeltmeler Higgs’in kütlesinden çok daha büyüktür.Estas correcciones son mucho más grandes que la masa de Higgs real.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para la mayoría de las estrellas, la masa perdida es insignificante.
Buna ek olarak, Standart Modelde kütle hala bir gizem olarak duruyor.Además, la masa sigue siendo un misterio en el Modelo Estándar.
Parçacık seviyesindeki kütle çekim kuvvetlerini doğrudan gözlemlemek oldukça zor.Es difícil observar directamente las fuerzas gravitacionales al nivel de partículas.
Sıcak gazın toplam miktarı görünür galaksilerin toplam kütlesinin 5-10 kat fazlasıdır.La cantidad total de gas es de cinco a diez veces la masa total de las galaxias visibles.
Chandrasekhar limiti, Astrofizikte kararlı bir beyaz cücenin sahip olabileceği en büyük kütledir.El límite de Chandrasekhar es la máxima masa posible de una estrella de tipo enana blanca.
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.Los restos de nova son mucho menos masivos que los restos de supernova o las nebulosas planetarias.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.En esta región el plasma no será perturbado, y cualquier movimiento de masa se extinguirá.
Bunların çoğu kütlesi iki Jüpiter kütlesinden azdır.La mayoría de estos planetas están por debajo de dos veces la masa de Júpiter.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.La masa de la nebulosa se estima en unas 10 000 masas solares.
Sürekli küçük etki de, atmosferin sıcaklığı ve kütle artışına katkıda bulunacaktır.Repetidos pequeños impactos también podría contribuir a incrementar la temperatura y la masa de la atmósfera.
Kara deliklerin bazı tipleri büyük kütleli yıldızların evriminde son durum olduğu düşünülmektedir.Se cree que ciertos tipos de agujeros negros son el estado final en la evolución de estrellas masivas.
Kepler-10b, Dünya'nınkinden 1.4 kat büyük bir çapa ve 4.6 kat büyük bir kütleye sahiptir.Kepler-10b tiene 1,4 veces el tamaño de la Tierra.
Kütlesi Güneş'e benzer olan yıldız, demir açısından çok zengindir.Tiene una masa similar a nuestro Sol, y posee un elevado contenido de hierro.
Kütlesi, Jüpiter'den 2,56 kat daha fazladır.Su masa es 1,59 veces mayor que la de Júpiter.
Kütle spektrometrelerinin son parçası detektördür.El elemento final del espectrómetro total es el detector.
Kuantum elektrodinamiği hakkındaki başarısından sonra Feynman kuantum kütleçekimine yönelmeye başladı.Tras el éxito de la electrodinámica cuántica, Feynman volvió a la gravedad cuántica.
Dünya'nın karasal kütlesinin %24'ü bütünüyle dağlıktır.En total, un 24 % de la litosfera constituye masa montañosa.
Sasani mimarı binasını kütleler ve yüzeyler olarak tasarlardı.Los arquitectos sasánidas concibieron sus edificios en términos de masas y superficies.
Orta kütleli kara deliklerin varlığı şüpheyle karşılandı.El anuncio de la presencia de agujeros negros de masa intermedia ha sido recibido con cierto escepticismo.
3. Merkezi gövde ile karşılaştırıldığında, yörüngedeki vücut kütlesi önemsizdir.Cuando se compara con el cuerpo central, la masa del cuerpo en órbita es insignificante.
Genişleme ölçeği Planck kütlesidir.La escala de expansión es la masa de Planck.
Bu davranış ikisininde pozitif eylemsizlik kütlesinin ve zıt yüklerinin olduğunu işaret eder.Este comportamiento indica que ambos tienen masa inercial positiva y cargas opuestas.
Grashof sayısının doğal taşınım kütle transferi problemlerinde kullanılan benzer bir türü vardır.Existe una forma análoga del número de Grashof utilizada en convección natural por transferencia de masa.
Bir lukson ışık hızında hareket eder ve durgun kütlesi yoktur.Un luxón viaja exactamente a la velocidad de la luz, y no tiene masa.
Elmas ve diğer değerli taşların kütlelerinin ölçümünde kullanılır.Estaba de pie sobre diamantes y otras piedras preciosas.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.Contiene un supermasivo agujero negro en el centro.
Kriller su içinde eşit dağılmazlar, bir araya gelerek büyük kütleler oluştururlar.El agua de amasado no se evapora sino que pasa a ser parte de él una vez endurecido.
Yer çekimi, Dünya'nın kütle çekimidir.El crecimiento del planeta se detiene en la masa terrestre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod