Ana içeriğe geç
Sözlük

küstah ile cümle

küstah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Orang sombong dan tinggi hati suka mencela dan kurang ajar
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Pilkkaajan nimen saa julkea röyhkeilijä, jonka meno on määrätöntä julkeutta.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Prevzetnik, ošabnež – zasmehovalec mu je ime – ravna s predrznim napuhom.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Pyšný človek nadutý, ktorého meno je posmievač, robí všetko v drzej pýche.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Quanto ao soberbo e presumido, zombador é seu nome; ele procede com insolente orgulho.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Υπερηφανος και αλαζων χλευαστης καλειται, οστις πραττει μετα θυμου αλαζονειας.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Надменный злодей – кощунник имя ему – действует в пылу гордости.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.Присмивател се нарича оня горделив и надменен човек, Който действува с високоумна гордост.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.זד יהיר לץ שמו עושה בעברת זדון׃
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.المنتفخ المتكبر اسمه مستهزئ عامل بفيضان الكبرياء.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.心 驕 氣 傲 的 人 、 名 叫 褻 慢 . 他 行 事 狂 妄 、 都 出 於 驕 傲
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.心驕氣傲 的 人 、 名叫 褻慢 . 他 行事 狂妄 、 都 出 於驕傲
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.(118:122) Заступи раба Твоего ко благу его , чтобы не угнетали меня гордые.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Assicura il bene al tuo servo; non mi opprimano i superbi
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Berjanjilah bahwa Engkau akan menolong aku, jangan biarkan aku ditindas orang-orang angkuh
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Daj záruku za svojho služobníka na jeho dobré, aby ma neutláčali pyšní.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Fica por fiador do teu servo para o bem; não me oprimem os soberbos.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Gå i borgen for din tjener, forat det kan gå ham vel! La ikke de overmodige undertrykke mig!
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Gå i Borgen for din Tjener, lad ikke de frække trænge mig!
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Ia supt ocrotirea Ta binele robului Tău, şi nu mă lăsa apăsat de nişte îngîmfaţi!
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.주의 종을 보증하사 복을 얻게 하시고 교만한 자가 나를 압박하지 못하게 하소서
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Légy kezes a te szolgádért az õ javára, hogy a kevélyek el ne nyomjanak engem.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Ole palvelijasi puolusmies hänen parhaaksensa, älä salli julkeain minua sortaa.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Porok bodi hlapcu svojemu na dobro; naj me ne zatirajo prevzetni.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Prends sous ta garantie le bien de ton serviteur, Ne me laisse pas opprimer par des orgueilleux!
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Sé fiador de tu siervo para bien; no me hagan violencia los orgullosos
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Stelt U Zich garant voor mij en zorg ervoor dat ongelovigen mij niet achtervolgen.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Tag dig an din tjänares sak, och låt det gå honom väl; låt icke de fräcka förtrycka mig.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Vertritt du deinen Knecht und tröste ihn; mögen mir die Stolzen nicht Gewalt tun.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Xin Chúa làm Ðấng bảo lãnh cho kẻ tử tế Chúa được phước; Chớ để kẻ kiêu ngạo hà hiếp tôi.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Xin_Chúa làm Ðấng bảo_lãnh cho kẻ tử_tế Chúa được phước ; Chớ để kẻ kiêu_ngạo hà_hiếp tôi .
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Zastąp sam sługę twego ku dobremu, aby mię hardzi nie potłoczyli.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Zastup sám služebníka svého k dobrému, tak aby mne pyšní nepotlačili.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Γενου εγγυητης του δουλου σου εις καλον ας μη με καταθλιψωσιν οι υπερηφανοι.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Стани поръчител на слугата Си за добро; Не оставяй горделивите да ме угнетяват.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.ערב עבדך לטוב אל יעשקני זדים׃
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.‎كن ضامن عبدك للخير لكيلا يظلمني المستكبرون‎.
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.求 你 為 僕 人 作 保 、 使 我 得 好 處 . 不 容 驕 傲 人 欺 壓 我
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.求 你 為僕 人 作保 、 使 我 得好處 . 不 容驕 傲人 欺壓我
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Dokonca, Thomas Jefferson sa sťažoval, že už vtedy nabádali k nerešpektovaniu zákonov v našej krajine.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Dokonce Thomas Jefferson si stěžoval že už tehdy vybízely k nerespektování zákonů v naší zemi.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.E incluso Thomas Jefferson se quejó de que ya eran capaces de desafiar las leyes de nuestro país.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.En zelfs Thomas Jefferson deed zijn beklag dat ze al onder de wetten van ons land probeerden uit te komen.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Jopa Thomas Jefferson valitti, että ne uhmasivat jo maamme lakeja.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Już Thomas Jefferson twierdził, że korporacje nie przestrzegają praw naszego kraju.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.그리고 심지어 토마스 제퍼슨조차도 그 회사들이 이미 미국 법을 무시하고 있다고 불만을 토로했습니다.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Még Thomas Jefferson is arról panaszkodott, hogy ezek párbajra hívták országunk törvényeit.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Şi chiar şi Thomas Jefferson s-a plâns că ele deja sfidau legile ţării.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Thomas Jefferson lui-même se plaignait du fait que déjà, elles défiaient les lois du pays.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Và ngay cả Thomas Jefferson đã phàn nàn rằng họ đã bỏ tiền để cưỡng lại luật pháp nước Mỹ.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Даже Томас Джефферсон жаловался на то, что они уже тогда пытались откупиться от закона.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.И дори Томас Джефърсън се оплаквал, че били започнали да не спазват законите на нашата страна.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.ואפילו תומס ג'פרסון התלונן על כך שהם כבר מפגינים חוסר ציות לחוקי המדינה.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.وحتى توماس جفرسون اشتكى من كون اليوم بعض القوانين والانظمة يتم التحايل عليها في وطننا
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.すでに米国の法律を無視していると 不満をもらしました すでに米国の法律を無視していると 不満をもらしました 自分は保守派だと言う人がいますが
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.就算傑弗遜都抱怨過 當時佢地已經 對抗國家律法
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.A tak będzie nachylony człowiek, a zacny mąż poniżony będzie, i oczy wyniosłych zniżone będą.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.A tak bude zohnutý prostý človek a ponížený aj slávny muž, a oči vysokých budú snížené.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.A tak sehnut bude člověk, a ponížen muž, a oči pyšných sníženy budou,
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.Die dag zullen de hoogmoedigen hun ogen neerslaan en de trotsen worden vernederd;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod