Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.När högfärd kommer, kommer ock smälek, men hos de ödmjuka är vishet.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Op trots volgt altijd schande, de nederigen blijft dat bespaard.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Orang yang sombong akan dihina; orang yang rendah hati adalah bijaksana
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Prijde pýcha, prijde i hanba; ale u skromných je múdrosť.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Quando vem a soberba, então vem a desonra; mas com os humildes está a sabedoria.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Quand vient l`orgueil, vient aussi l`ignominie; Mais la sagesse est avec les humbles.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Viene la superbia, verrà anche l'obbrobrio, mentre la saggezza è presso gli umili
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Wo Stolz ist, da ist auch Schmach; aber Weisheit ist bei den Demütigen.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Za pychą przychodzi haóba; ale przy pokornych jest mądrość.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Za pýchou přichází zahanbení, ale při pokorných jest moudrost.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Οπου εισελθη υπερηφανια, εισερχεται και καταισχυνη η δε σοφια ειναι μετα των ταπεινων.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Дойде ли гордост, дохожда и срам. А мъдростта е със смирените.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.Придет гордость, придет и посрамление; но со смиренными – мудрость.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.בא זדון ויבא קלון ואת צנועים חכמה׃
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.تأتي الكبرياء فيأتي الهوان. ومع المتواضعين حكمة.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.驕 傲 來 、 羞 恥 也 來 . 謙 遜 人 卻 有 智 慧
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.驕傲來 、 羞恥也來.謙遜 人卻 有 智慧
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Aku, TUHAN, tahu keangkuhanmu. Bicaramu kosong belaka, dan perbuatanmu tidak berarti
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Conosco bene la sua tracotanza - dice il Signore - l'inconsistenza delle sue chiacchiere, le sue opere vane
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.,,Cunosc, zice Domnul, înfumurarea lui, lăudăroşeniile lui deşarte, şi faptele lui de nimic.``
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Ðức Giê-hô-va phán: Ta biết sự giận của nó là hư không, sự khoe khoang của nó là vô ích.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Ðức_Giê - hô-va phán : Ta biết sự giận của nó là hư_không , sự khoe_khoang của nó là vô_ích .
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Eu conheço, diz o Senhor, a sua insolência, mas isso nada é; as suas jactâncias nada têm efetuado.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Ik weet dat het brutaal is, heeft de HERE gezegd, maar zijn gebral is bluf; zijn hulpeloosheid is groot.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Jag känner, säger HERREN, hans övermod och opålitlighet, hans lösa tal och opålitliga handlingssätt.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Ja znám, hovorí Hospodin, jeho vztek, ale nebude tak; jeho márne reči hrdé nevykonajú ničoho.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Jaz poznam, govori GOSPOD, togoto njegovo in ničevo bahanje njegovo; nepošteno je delal.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Je connais, dit l`Éternel, sa présomption et ses vains discours, Et ses oeuvres de néant.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Jeg kender, lyder det fra HERREN, dets Frækhed, dets tomme Snak, dets tomme Gerninger.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Jeg kjenner dets overmot, sier Herren, og dets tomme skryt; tomhet er det de har gjort.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.나 여호와가 말하노라 내가 그 노함의 허탄함을 아노니 그가 자긍하여도 아무 것도 성취치 못하였도다
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Minä tunnen, sanoo Herra, hänen vihansa ja hänen väärät puheensa; väärin he ovat tehneet.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Yo conozco su cólera, dice Jehovah; pero vano es aquello de que se jacta, y vano es lo que hacen
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Znamci Ja, mówi Pan, zagniewanie jego; lecz nie ma siły; kłamstwa jego nie dowiodą tego.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Známť já, dí Hospodin, vzteklost jeho, ale špatnáť jest ona k tomu; lži jeho nedovedouť toho.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Εγω γνωριζω την μανιαν αυτου, λεγει Κυριος, πλην ουχι ουτω τα ψευδη αυτου δεν θελουσι τελεσφορησει.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Аз зная, че неговият гняв Е празен, казва Господ; Самохвалствата му не са извършили нищо.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.Знаю Я дерзость его, говорит Господь, но это ненадежно; пустые слова его: не так сделают.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.אני ידעתי נאם יהוה עברתו ולא כן בדיו לא כן עשו׃
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.انا عرفت سخطه يقول الرب انه باطل. اكاذيبه فعلت باطلا.
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.耶 和 華 說 、 我 知 道 他 的 忿 怒 、 是 虛 空 的 . 他 誇 大 的 話 、 一 無 所 成
Küstahlığını biliyorum›› diyor RAB, ‹‹Övünmesi boşunadır, yaptıkları da.耶和華 說 、 我 知道 他 的 忿怒 、 是 虛 空的 . 他 誇大的話 、 一 無 所成
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Był bezczelny, zuchwały, był prawdziwym macho, macho, który zawsze chciał zabłysnąć.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Dia kurang ajar, tidak sopan -- dia sangat jantan, jantan untuk mengambil keuntungan dari lawan.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era dezaprobator, nerespectuos-- era foarte masculin, un fel de masculinitate personala.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impertinente, irreverente, tinha uma enorme vontade de provar que era melhor que os outros, à macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impudente, irriverente -- era un vero macho, aveva una certa capacità di surclassare gli altri.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era irreverente, todo un macho; un macho superlativo.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Er war dreist, respektlos - er war sehr machohaft, sozusagen den anderen Machos immer eine Nasenlänge voraus.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Han var fräck, vanvördig -- full av macho, en sorts steget-före-macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Hij was recht voor de raap, oneerbiedig en ook een macho, een haantje de voorste.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Il était impétueux, irrévérencieux -- il était très macho, c'était un macho invétéré.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.그는 건방지고, 불친절했습니다 -- 그는 굉장히 남자다웠습니다. 일종의 남성 우월의식 같은 게 있었죠.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Pimasz volt és tiszteletlen -- nagyon macho, amolyan macho kivagyisággal.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Ήταν αυθάδης, ασεβής -- ήταν γεμάτος μαγκιά, ένα είδος ιδιαίτερης μαγκιάς.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Беше безразсъден, дързък -- беше истински мачо, нещо като безскрупулен мачо.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Он был дерзким и грубоватым — он был настоящим мачо, который умеет добиться преимущества.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Поводився як мачо, той мачо, який може втерти носа будь-кому.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.הוא היה נמהר, חסר כבוד -- הוא היה מלא במאצ'ו, סוג של מאצ'ו תחרותי.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.مندفعاً مميزاً كان لديه لفحة جنون نوع من ذلك الجنون المتفرد الشخصي