Ana içeriğe geç
Sözlük

küs ile cümle

küs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un karate'de siyah kuşağı var.Tom has a black belt in karate.
Bu bir kuş barınağı.This is a bird sanctuary.
Tom kutlama için giyinip kuşandı.Tom was overdressed for the occasion.
Yaşam kusursuz değildir.Life is not perfect.
Senin sesin benim için genç kuşların cıvıldamalarından bile daha tatlıdır.Your voice is sweeter to me than even the song of young birds.
Şimdiye kadar gerçek bir tehlikede olduğumuzdan kuşkuluyum.I doubt we were ever in any real danger.
Tom bunu kuşkusuz biliyor.Juárez knows it without any doubt.
Thomas'ın büyük bir kusuru var: o, bencildir.Thomas has one major flaw: he is selfish.
Onlar kuşkulu bir şey gördü.They saw something suspicious.
Onlar kuşkulu hiçbir şey bulmadı.They found nothing suspicious.
Tom'un ailesi ona kuşlardan ve arılardan asla bahsetmedi.Tom's parents never told him about the birds and the bees.
Her şey kusursuz olmak zorunda.Everything has to be perfect.
Kuşlar kışın güneye uçarlar.Birds fly south in the winter.
Bu kuşlar kışın Kuzey Afrika'ya göç ederler.These birds migrate to North Africa in the winter.
O akıllı ama küstah.He's smart, but arrogant.
Neden kuşkulu olduğumuzu anlayamıyor musun?Can't you see why we're suspicious?
Her yıl kış aylarında birçok göçmen kuş bu gölete gelir.Many migratory birds come to this pond every year in winter.
Düğün için her şey kusursuz bir düzen içinde olmalıdır.Everything must be in perfect order for the wedding.
Kuşların neden göç ettiğini merak ediyorum.I wonder why birds migrate.
Kuşlar cıvıldıyor.Birds are chirping.
Kusursuz bir dünyada yaşamıyoruz.We don't live in a perfect world.
Tom kusursuzca sakin durdu.Tom stood perfectly still.
Tom kusursuz, değil mi?Tom is thorough, isn't he?
Tom kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşıyor.Tom is living in the middle of nowhere.
İlk kez kusursuz biçimde çalıştı.It worked perfectly the first time.
Satın alamadığımız atın her zaman bir kusuru olacaktır.The horse that we can't buy will always have a defect.
Bu kuşa neden kızılgerdan diyorlar?Why is this bird called a robin redbreast?
Bu kuşa neden narbülbülü diyorlar?Why is this bird called a robin redbreast?
Nar bülbülü Birleşik Krallık'ta yaşayan en tanınmış ötücü kuşlardan biridir.The robin is one of the most well-known songbirds living in the United Kingdom.
Tom bazı kuşkulu seçimler yaptı.Tom made some questionable choices.
Kuşlar dinozorlardan evrilmiştir.Birds evolved from dinosaurs.
O tüm kusurları ile birlikte etten ve kandan oluşan bir adamdır.He is a man of flesh and blood with all his flaws.
İllüzyon kusursuzdu.The illusion was perfect.
Yani kuşlar aslında nedir?So what are birds actually?
Ben bir kuşum!I'm a bird!
Bir kuş Vladimir Vladimirovich'in üzerine yaptı.A bird shat on Vladimir Vladimirovich.
İki tane kuş, inşaat izni olmadan bir yuva inşa etti.The two birds built a nest without a building permit.
Kusura bakmayın ama, anlattıklarınızın hiçbir önemi yok.Don't take this the wrong way, but what you have related doesn't matter.
Bir kuş sürüsü uçuyor.A flock of birds is flying.
Kuşları izliyorum.I watch the birds.
Seni küstürmek için ne yaptığımdan emin değilim.I'm not sure what I've done to offend you.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok uyuşuktur.Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Lütfen yakalanan kuşları serbest bırakın.Please free the captured birds.
Yerli bir konuşmacının öyle söyleyip söylemediğinden kuşku duyuyorum.I doubt whether a native speaker would say it like that.
Tom kusursuz bir adam değildi.Tom was not a perfect man.
Burada bir kuş var.There is a bird here.
Tom, kuşkusuz, iş için en iyi adam.Tom is, without question, the best man for the job.
Tom kuşkuluydu.Tom was on the fence.
Kafesteki bir kuş gibi hissettim.I felt like a bird in a cage.
Tom kusmak üzere gibi görünüyor.Tom looks like he's about to puke.
Tom'un itibarı kusursuz.Tom's reputation is impeccable.
Benden kuşkulanmak için sebebin olduğunu biliyorum.I know you have reason to doubt me.
Tom kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdeydi.Tom was in the middle of nowhere.
Tom hep kusurluydu.Tom was invariably wrong.
Kuşkularına hayranım, Tom.I admire your scruples, Tom.
Sanırım kusacağım.I think I'm going to throw up.
Tom kusacak gibi görünüyor.Tom looks like he's going to throw up.
Tom kuşkucuydu.Tom was incredulous.
Biraz küstahça.It's a little presumptuous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod