Ana içeriğe geç
Sözlük

küs ile cümle

küs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mary kuşları gözlemekten hoşlanır.Mary likes to observe birds.
Kuşları gözlemeyi severiz.We like to observe birds.
Kuşları gözlemekten hoşlanırlar.They like to observe birds.
Kusura bakma, elden bir şey gelmez.Sorry, it can't be helped.
O sarı kızgın kuş gibi görünüyor.He looks like the yellow angry bird.
Polis, Tom'a kuşkuyla baktı.The policeman looked at Tom suspiciously.
Kuşlar farklı yönlere uçtu.The birds flew off in different directions.
Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.Oh! two birdlings, died of the cold.
O bir kadın gibi giyinip kuşanmış.He dressed up as a woman.
O kuş erkek mi yoksa dişi mi?Is that bird male or female?
Bu göz kusuru ameliyatla düzeltilebilir.This eye defect can be corrected by surgery.
Bütün kusurları ortadan kaldırdılar.They have eliminated all imperfections.
Onun küstah tavrı beni kızdırıyor.His overbearing manner infuriates me.
Her insanda, düzeltecek pek çok kusur vardır.In every man, there are many flaws to correct.
O bir kuş yakalandı.She captured a bird.
Kuşların güzel şarkıları ağaçlar arasından duyuluyordu.The birds' beautiful singing was heard among the trees.
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Çok kuşkulu olmayı bırak.Stop being so suspicious.
Neden çok kuşkulusun?Why are you so suspicious?
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdeyiz.We're in the middle of nowhere.
İyi ama kusursuz değil.It's good, but it's not perfect.
Orada babamın başında bir kuş var.There's a bird on my dad's head.
Uçarak uzaklaşan bazı kuşlar gördüm.I saw some birds flying away.
Kanatlar kuşa, akıl insana.Wings to the bird, mind to the human.
Çocuk kustu.The kid vomited.
Bu ormanda hiç kuş yok.There are no birds in this forest.
Onun vücudu kusursuzdur.Her body is perfect.
Hepimizin kusurları var.We all have our flaws.
Tom'un testte kopya çektiğinden kuşkulanıyorum.I suspect that Tom cheated on the test.
Polis tarafından kuşatıldık.We're surrounded by police.
Kuş düştü ve öldü.The bird fell and died.
Tom bir şeyin oldukça doğru olmadığından kuşkulanmaya başladı.Tom began to suspect something wasn't quite right.
Tom kuşku içinde Mary'ye baktı.Tom looked at Mary in disbelief.
Tom kuşkuyla Mary'ye baktı.Tom stared at Mary suspiciously.
O, her şeye kusur bulan biri gibi görünüyor.He seems like a nitpicker.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.I doubt that Tom knows Mary's phone number.
Tom'un o tür bir şey yapacağından kuşku duyuyorum.I doubt that Tom would ever do that kind of thing.
O kırmızı kuşaklı kız kim?Who's that girl with the red sash?
Kuş tüyü ceketim beni ısıttı.My down jacket kept me warm.
Tom biraz kuşkuludur.Tom is slightly suspicious.
Bir kuş yuvası yapıyorum.I'm building a birdhouse.
Kusabileceğimi düşünüyorum.I think I may vomit.
Tom'un orduya katılmakla ilgileneceğinden kuşkuluyum.I doubt Tom would be interested in joining the army.
Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.In autumn the migratory birds fly south.
Polis Tom'un Mary'yi zehirlemeye çalıştığından kuşkulanıyor.The police suspect that Tom was trying to poison Mary.
Tom'un yeterli parası olmayabileceğinden kuşkulandım.I suspected Tom might not have enough money.
Ah, seni fark etmediğim için kusura bakma. Buradan sadece oyunu görebiliyorum.Oh, sorry for not noticing you. I can only see it (the game) from here.
Kafasını, deve kuşu gibi kuma gömdü.He stuck his head in the sand like an ostrich.
Ona bir kuş gösterdi.He showed him a bird.
Nasıl böyle kusursuz Almanca konuşabiliyorsun?How can you speak such flawless German?
O, o kuşu gözden kaybetti.He lost sight of that bird.
Tom biraz kusacak gibi görünüyordu.Tom looked a bit queasy.
Tom ona kuşkuyla baktı.Tom looked at it suspiciously.
Asteroid kuşağı Mars ve Jüpiter yörüngeleri arasındaki bölgede yer almaktadır.The asteroid belt is located in the region between the orbits of Mars and Jupiter.
O bir kuş mudur?Is it a bird?
O bir kuştur.It is a bird.
İslam kusursuz, ama Müslümanlar değil.Islam is flawless, but Muslims are not.
Tom kuşu kafesine geri koydu.Tom put the bird back in its cage.
Tom en ufak bir şeye küser.Tom takes offence at the slightest thing.
Tom o kadar gergindi ki neredeyse kusacaktı.Tom was so nervous that he almost threw up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod