Ana içeriğe geç
Sözlük

küpe ile cümle

küpe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Nun, das sind Studenten, also gaben sie eine Menge des Geldes für Dinge wie Ohrringe und Make-up aus.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Šlo je za študente in z denarjem, ki so ga porabili zase, so si kupili na primer uhane ali ličila.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.רכשו דברים כמו עגילים ואיפור.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.كانت أشياء مثل الأقراط و الماكياج
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.他には 姪にぬいぐるみを買ったという女性や
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Ce n'est pas un acte de foi de croire que cette boucle d'oreille ait appartenu à sa femme.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Det är inte helt otänkbart att föreställa sig att pärlörhänget faktiskt tillhör hans hustru.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Det er ikke så skørt at tro, at den perleørering rent faktisk tilhører hans kone.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Es ist kein so großes Wagnis, anzunehmen, dass der Perlenohrring tatsächlich seiner Frau gehört.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Het is niet zo'n grote stap om aan te nemen dat de parel van zijn vrouw was.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Không phải là vô căn cứ khi tin là đôi hoa tai ngọc trai đó thật sự thuộc về vợ của ông.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.따라서 진주귀걸이도 부인의 것이라고 해도 틀린 말은 아니겠죠.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Não é rebuscado pensarmos que este brinco de pérola, na verdade, pertence à mulher dele.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Nem olyan égbekiáltó dolog, hogy az a fülbevaló tulajdonképpen a feleségéé.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Není tak těžké uvěřit, že ta perlová náušnice ve skutečnosti patřila jeho ženě.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.No es muy arriesgado pensar que esa perla era en realidad de su esposa.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Non ci vuole poi molto per credere che quell'orecchino di perla sia in realtà della moglie.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Nu este exagerat să credem că acel cercel aparţinea de fapt soţiei.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Stąd też można domniemać, że kolczyk też należał do żony Vermeera.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Tidak aneh jika kita menganggap bahwa anting mutiara itu sebenarnya adalah milik istrinya.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Έτσι δεν είναι και τόσο παρατραβηγμένο να πούμε ότι αυτό το μαργαριταρένο σκουλαρίκι άνηκε στην γυναίκα του.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Не е невероятно, тази перлена обица да е принадлежала на съпругата му.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Поэтому несложно догадаться, что и эти серёжки принадлежали его жене.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Тому нескладно здогадатися, що і ці сережки належали його дружині.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.מכאן כבר לא כל כך קשה להסיק שעגיל הפנינה שייך בעצם לאשתו.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.فإنه ليس من الغريب استنتاج أن أقراط الؤلؤ ملك لزوجته
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.奥さんのものだと考えて差し支えなさそうです さて 物語に必要な材料は全て揃いました
Bunu kulağınıza küpe yapın!Ezt véssék az eszükbe.
Bunu kulağınıza küpe yapın!Onthoud dat.
Bunu kulağınıza küpe yapın!Rappelez-vous en.
Bunu kulağınıza küpe yapın!Recuérdenlo.
Bunu kulağınıza küpe yapın!Помните об этом.
Bunu kulağınıza küpe yapın!أنه يحاول الغطرسه‏
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Dałem też naczelnik na czoło twoje, a nausznice na uszy twoje, i koronę ozdobną na głowę twoję;
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.dal som obrúčku na tvoj nos na okrasu a náušnice na tvoje uši a krásnu korunu na tvoju hlavu.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Dalť jsem ozdobu i na čelo tvé, a náušnice na uši tvé, a korunu krásnou na hlavu tvou.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.een ring voor uw neus en twee ringen voor uw oren en een prachtige kroon.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.És adtam orrpereczet orrodra és függõket füleidre és ékes koronát fejedre.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.E te pus um pendente no nariz, e arrecadas nas orelhas, e uma linda coroa na cabeça.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.fæstede en Ring i din Næse, kugler i dine Ører og en herlig krone på dit Hoved;
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.in vtaknil sem ti obroček v nos in uhane v ušesa in ti položil krasen venec na glavo.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.jag satte en ring i din näsa och örhängen i dina öron och en härlig krona på ditt huvud.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Jeg satte en ring i din nese og ørenringer i dine ører og en prektig krone på ditt hode.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.je mis un anneau à ton nez, des pendants à tes oreilles, et une couronne magnifique sur ta tête.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.코고리를 코에 달고 귀고리를 귀에 달고 화려한 면류관을 머리에 씌웠나니
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Kuberikan kepadamu cincin hidung, anting-anting dan mahkota yang indah
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.misi al tuo naso un anello, orecchini agli orecchi e una splendida corona sul tuo capo
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.panin nenärenkaan nenääsi, korvarenkaat korviisi ja päähäsi kauniin kruunun.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Puse un zarcillo en tu nariz, aretes en tus orejas y una corona de hermosura sobre tu cabeza
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ţi-am pus o verigă în nas, cercei în urechi, şi o cunună minunată pe cap.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.tra khoen nơi mũi , đeo hoa vào tai , và đội mão đẹp trên đầu mầy .
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.tra khoen nơi mũi, đeo hoa vào tai, và đội mão đẹp trên đầu mầy.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.und gab dir ein Haarband an deine Stirn und Ohrenringe an deine Ohren und eine schöne Krone auf dein Haupt.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Και εβαλον ερρινα εις τους μυκτηρας σου και ενωτια εις τα ωτα σου και στεφανον δοξης επι την κεφαλην σου.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.И дал тебе кольцо на твой нос и серьги к ушам твоим и на голову твою прекрасный венец.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Турих и колелце на ноздрите ти, Обеци на ушите ти, И славен венец на главата ти.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ואתן נזם על אפך ועגילים על אזניך ועטרת תפארת בראשך׃
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ووضعت خزامة في انفك واقراطا في اذنيك وتاج جمال على راسك.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.我 也 將 環 子 戴 在 你 鼻 子 上 、 將 耳 環 戴 在 你 耳 朵 上 、 將 華 冠 戴 在 你 頭 上
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.我 也 將環 子 戴在 你 鼻子 上 、 將耳環 戴在 你 耳朵 上 、 將華 冠 戴在 你 頭上
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod