Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.Αλλά εκείνη τη στιγμή έχει ξεπηδήσει μετά από ένα κύμα πάνθηρα πηδώντας πάνω από τα προπύργια.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.Але в той момент, коли він засяяв, на які пантера вал перестрибуючи через фальшборт.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.Но в този момент той се появиха решение от пантера вал скочи над фалшборда.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.Но в тот момент, когда он воссиял, на которые пантера вал перепрыгивая через фальшборт.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.אבל ברגע שהוא זינק על ידי גל פנתר מנתר מעל סוללות מגן.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.ولكن في تلك اللحظة هو انه ظهرت عليها من قبل موجة عظيمة النمر القفز فوق الحصون.
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.波後の波は、このように船にも跳ね上がりますれず、迅速な通気口を見つけるしないと轟音に実行されます
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Aquí todo es muy sencillo; la única cosa que no lo es es su arete de perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.A única coisa que não é modesta é o seu brinco de pérola.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Bức tranh rất giản dị nhưng có một thứ không hề đơn sơ chính là đôi hoa tai ngọc trai của cô gái.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Das hier ist sehr einfach; das einzige, das nicht einfach ist, ist der Perlenohrring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Detta är väldigt alldagligt; det enda som inte är alldagligt är hennes pärlörhänge.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dette er meget enkelt; det eneste, der ikke er enkelt, er perleøreringen.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dit is gewoontjes. Het enige dat ongewoon is, is haar paarlen oorring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.È tutto molto semplice; l'unica cosa che non lo è, è l'orecchino di perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Ez nagyon egyszerű, az egyetlen dolog ami kitűnik, az a gyöngy fülbevaló.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Jedyne co się wyróżnia, to kolczyk z perłą.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.근데 소녀의 옷차림은 굉장히 평범하죠. 평범하지 않은 것은 진주귀걸이입니다.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Là elle est très simple ; la seule chose qui n'est pas simple c'est sa boucle d'oreille.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Pakaian ini sangat sederhana; satu-satunya yang tidak sederhana hanyalah anting mutiaranya.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Singurul lucru care nu e simplu este cercelul cu perlă.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Tyto jsou velmi neokázalé; jediná věc, která je okázalá je její perlová náušnice.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Αυτό είναι πολύ απλό: το μόναδικό πράγμα που δεν είναι απλό είναι το μαργαριταρένιο της σκουλαρίκι.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Вона ж була одягнена занадто просто; лише її перлова сережка впадає в очі.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Жената на тази рисунка е облечена много просто; единственото нещо, което не е просто, е перлената ѝ обица
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Она же была одета просто; бросается в глаза лишь её жемчужная серёжка.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.זה מאד פשוט. הדבר היחיד שאיננו פשוט הוא עגיל הפנינה שלה,
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.هذه بسيطة جداً والشيء الوحيد الغير بسيط هو قرطها الؤلؤي
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.それが真珠の耳飾りです 彼女は一介の召使いですから 真珠の耳飾りなんて
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?A ni lepo?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Är den inte vacker?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Eikö ole nätit?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Er det ikke smukt?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.Hát nem csinos? de, igen
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.야 이거 진짜 예쁘지? 어, 예쁜데
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.--Nie sú pekné?-- Yeah, sú.
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.Nu e draguta ?Da e draguta.
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.Не са ли хубави? <бр> Да,много.
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.Правда, красивые серёжки?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.الا تبدو جميله؟ نعم انها جميله
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi? -Evet, öyleler.日本からの輸入品で2点しかないんだぜ。 なぁ、もう1つは誰が買ったと思う?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Ładne, prawda?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Není to hezké?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?- N'est-ce pas joli ?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Nó thật đẹp phải không?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Sind sie nicht hübsch?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?-Zijn ze niet mooi?
-Bu küpeler gerçekten de çok hoş, değil mi?Δεν είναι όμορφο?
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.Ces boucles d'oreille et ce collier parlent, qu'ils soient portés ensemble ou séparément.
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.Este conjunto de brincos e colar causa impacto mesmo quando usado individualmente.
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.Este conjunto de collar y pendientes, por separado o juntos, se hace notar.
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.Rangkaian giwang dan kalung ini tampil menonjol baik dikenakan bersama
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.Серьги и колье заявляют о себе независимо от того, надеты они отдельно или вместе.
Bu küpe ve kolye seti beraber ya da tek başına bir ifade ortaya koyar.هذا الطاقم المكون من قرط وعقد يمنح شكلاً رائعاً سواء تم ارتداؤهما سوياً أو كل على حدة
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Bueno, eran universitarias, así que lo gastaron en cosas para sí mismas como pendientes y maquillaje.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Dit waren studenten, dus veel bestedingen waren dingen zoals oorbellen en make-up.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ei bine, fiind studenţi, o grămadă din ce au cheltuit pentru ei înşişi a fost pe lucruri ca cercei şi farduri.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Eram universitárias, por isso gastaram o dinheiro sobretudo em brincos e maquilhagem.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ezek egyetemi hallgatók voltak, szóval általában fülbevalókat és sminket vettek maguknak.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.대체로 자신을 위해서는 귀걸이와 화장품 따위를 샀습니다.