Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!Кого ты порицал и поносил? И на кого ты возвысил голос и поднял так высоко глаза свои? На Святаго Израилева!
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!את מי חרפת וגדפת ועל מי הרימותה קול ותשא מרום עיניך אל קדוש ישראל׃
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!את מי חרפת וגדפת ועל מי הרימות קול ותשא מרום עיניך על קדוש ישראל׃
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!من عيرت وجدفت وعلى من عليت صوتا وقد رفعت الى العلاء عينيك على قدوس اسرائيل.
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!من عيّرت وجدفت وعلى من عليت صوتا وقد رفعت الى العلاء عينيك على قدوس اسرائيل.
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!你 辱 罵 誰 、 褻 瀆 誰 、 揚 起 聲 來 、 高 舉 眼 目 、 攻 擊 誰 呢 . 乃 是 攻 擊 以 色 列 的 聖 者
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!你 辱 罵 誰 、 褻 瀆 誰 、 揚 起 聲 來 、 高 舉 眼 目 攻 擊 誰 呢 、 乃 是 攻 擊 以 色 列 的 聖 者
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!你 辱罵誰 、 褻瀆誰 、 揚起 聲來 、 高 舉 眼目 、 攻擊誰 呢 . 乃是 攻擊 以色列 的 聖者
Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!你 辱罵誰 、 褻瀆誰 、 揚起 聲來 、 高 舉 眼目 攻 擊誰 呢 、 乃是 攻擊 以色列 的 聖者
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Du kan give mig den plads, - - som din gamle røv sidder på lige nu!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Du ska ge mig platsen- -där ditt mossiga gamla arsle sitter nu direkt!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi! İşgüzar ihtiyar keçi!A ty opuścisz to, które teraz zajmuje twój stary, zapleśniały zadek, wścibski capie!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Sarà lei a togliere il suo schifoso fondoschiena dal posto che occupa adesso!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Sinulta vapautuu nyt paikka, senkin kääkkä!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!¡Usted va a dejar libre el que está ocupando ahora mismo, cerdo asqueroso!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Vai deixar a cadeira que o seu bolorento rabo está a ocupar, já!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Θα χάσεις εσύ τη θέση στην οποία κάθεται ο γέρικος πισινός σου!
Sen o küflü kıçının işgal ettiği koltuğu boşaltacaksın şimdi!Вы освободите место, которое занимает ваша старая задница!
‹‹Size mülk olarak vereceğim Kenan ülkesine gittiğiniz zaman, ülkenizdeki bir eve küf hastalığı gönderirsem,내가 네게 기업으로 주는 가나안 땅에 너희가 이른 때에 내가 너희 기업의 땅에서 어느 집에 문둥병 색점을 발하게 하거든
‹‹Size mülk olarak vereceğim Kenan ülkesine gittiğiniz zaman, ülkenizdeki bir eve küf hastalığı gönderirsem,כי תבאו אל ארץ כנען אשר אני נתן לכם לאחזה ונתתי נגע צרעת בבית ארץ אחזתכם׃
‹‹Size mülk olarak vereceğim Kenan ülkesine gittiğiniz zaman, ülkenizdeki bir eve küf hastalığı gönderirsem,متى جئتم الى ارض كنعان التي اعطيكم ملكا وجعلت ضربة برص في بيت في ارض ملككم.
‹‹Size mülk olarak vereceğim Kenan ülkesine gittiğiniz zaman, ülkenizdeki bir eve küf hastalığı gönderirsem,你 們 到 了 我 賜 給 你 們 為 業 的 迦 南 地 、 我 若 使 你 們 所 得 為 業 之 地 的 房 屋 中 、 有 大 痲 瘋 的 災 病
‹‹Size mülk olarak vereceğim Kenan ülkesine gittiğiniz zaman, ülkenizdeki bir eve küf hastalığı gönderirsem,你 們到 了 我 賜給 你 們為業 的 迦南 地 、 我 若使 你 們所得 為業 之 地 的 房屋 中 、 有 大 痲瘋 的 災病
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,(80:7) „Я снял с рамен его тяжести, и руки его освободились от корзин.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,(81:7) J`ai déchargé son épaule du fardeau, Et ses mains ont lâché la corbeille.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,"Aku telah mengangkat beban dari pundakmu, dan melepaskan keranjang pikulan dari tanganmu
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,"Aparté su hombro de debajo de la carga; sus manos fueron apartadas del peso de los cestos
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,da ich ihre Schulter von der Last entledigt hatte und ihre Hände der Körbe los wurden.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Hij stelde dit in toen het volk Egypte verliet; toen Hij hen uitleidde. Ik hoor een taal die ik niet ken:
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,,,I-am descărcat povara de pe umăr, şi mînile lui nu mai ţin coşul.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,"Jeg fried hans Skulder for Byrden, hans Hænder slap fri for Kurven.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,이르시되 내가 그 어깨에서 짐을 벗기고 그 손에서 광주리를 놓게 하였도다
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Livrei da carga o seu ombro; as suas mãos ficaram livres dos cestos.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Lo ha dato come testimonianza a Giuseppe, quando usciva dal paese d'Egitto. Un linguaggio mai inteso io sento
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Odtegnil sem izpod bremena ramo njegovo, roke njegove sem oprostil tovorne košare.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Ta đã cất gánh nặng khỏi vai người ; Tay người được buông khỏi cái giỏ .
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Ta đã cất gánh nặng khỏi vai người; Tay người được buông khỏi cái giỏ.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,απεμακρυνα απο του φορτιου τον ωμον αυτου αι χειρες αυτου επαυσαν απο κοφινου
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,Отстраних рамото му изпод товар; Ръцете му се отърваха от кош.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,הסירותי מסבל שכמו כפיו מדוד תעברנה׃
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,ابعدت من الحمل كتفه. يداه تحولتا عن السل‎.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,神 說 、 我 使 你 的 肩 得 脫 重 擔 、 你 的 手 放 下 筐 子
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,神說 、 我 使 你 的 肩得 脫重擔 、 你 的 手 放下 筐子
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Ahora anochece, y mi cena primero se enfrió-- y luego se enmoheció.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.C'est maintenant le soir, et mon diner commença par être froid - puis moisi
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Giờ trời đã tối rồi, và bữa tối của tôi thì đã nguội lạnh, rồi thành mốc meo.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Iar acum e seara, și cina mea mai întai s-a racit - după care s-a mucegăit
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.이제 해는 지고 내 밥은 다 식고 곰팡이도 피는구나..
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Nu is het avond, mijn avondeten is koud geworden en beschimmeld
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Ora è sera, e la mia cena prima è diventata fredda -- e poi ha fatto la muffa.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Teraz jest wieczór i mój obiad najpierw wystygł - potem porósł pleśnią.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Τώρα είναι απόγευμα, και το γεύμα μου πρώτα πάγωσε και μετά μούχλιασε.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.И вот уж вечер, и мой ужин давно остыл и уже покрылся плесенью.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.Сега е вечер, и вечерята ми първо изстина -- и след това мухляса.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.עכשיו ערב, וארוחתי נעשתה קרה -- ואז גידל עובש.
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.جاء المساء و عشائي برد ثم تعفن♪♫♪
Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi.まだ受話器を握ったまま 沈黙に耳を傾けている
Tanrıya küfretmek, Onun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı.A otvorila svoje ústa rúhať sa proti Bohu, rúhať sa jeho menu a jeho stánu i tým, ktorí stánia na nebi.
Tanrıya küfretmek, Onun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı.짐승이 입을 벌려 하나님을 향하여 훼방하되 그의 이름과 그의 장막 곧 하늘에 거하는 자들을 훼방하더라
Tanrıya küfretmek, Onun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı.Og det åpnet sin munn til spott mot Gud, til å spotte hans navn og hans bolig, dem som bor i himmelen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod