Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.La nourriture pourrissait.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Madvarer rådnede i varmen.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Makanan basi karena panas.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Mâncarea putrezea din cauza căldurii.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Ruoka pilaantui kuumuudessa.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Thức ăn thì hư thối vì nhiệt độ
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Τα φαγητά σάπιζαν με αυτές τις θερμοκρασίες.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Їжа гнила на жаркому сонці.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Продукты портились на жаре.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Храната гниеше в жегата.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.אוכל נרקב בחום.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.المواد الغذائية فسدت بسبب الحرارة.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.アイスボックスの氷は数時間で溶け
Bu şu anlama gelir: küflerin etrafını saran bakteriler ölür.Điều này có nghĩa là những vi khuẩn xung quanh mốc sẽ chết.
Bu şu anlama gelir: küflerin etrafını saran bakteriler ölür.이것은 곰팡이 주변에 있는 세균들이 죽을 것이라는 뜻입니다.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.da skal han la det som flekkene er på tvette, og atter holde det innelåst i syv dager.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.el sacerdote mandará lavar el lugar donde está la mancha y lo aislará otros siete días
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.ia menyuruh supaya benda itu dicuci dan diasingkan selama tujuh hari lagi
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il ordonnera qu`on lave ce qui est attaqué de la plaie, et il l`enfermera une seconde fois pendant sept jours.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il sacerdote ordinerà che si lavi l'oggetto su cui è la macchia e lo rinchiuderà per altri sette giorni
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.käskeköön pappi pestä esineen, jossa tarttuma on, ja sulkekoon sen sisälle vielä seitsemäksi päiväksi.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.제사장은 명하여 그 색점 있는 것을 빨게하고 또 칠 일 동안 간직하였다가
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.naj zapove, da se opere tisto, na čemer je tako znamenje; potem naj zapre to sedem dni drugič.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.o sacerdote ordenará que se lave aquilo, em que está a praga, e o encerrará por mais sete dias.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.rozkáže kňaz, aby oprali vec, na ktorej je rana, a zavrie ju po druhé na sedem dní.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Rozkáže kněz, aby zeprali tu věc, na níž byla by rána, i káže ji zavříti za sedm dní po druhé.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.să poruncească să se spele partea atinsă de rană, şi să -l închidă a doua oară şapte zile.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.så skal Præsten påbyde, at den angrebne Ting skal tvættes, og derpå igen lukke den inde i syv Dage.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Tać jest ustawa o każdej zarazie trądu, i plamy czarnej:
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi , rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa .
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi, rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.τοτε θελει προσταξει ο ιερευς να πλυθη το εχον την πληγην και θελει κλεισει αυτο αλλας επτα ημερας
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то свещеникът да заповяда да изперат онова, което е заразено, и да го затвори още за седем дена.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то священник прикажет омыть то, на чем язва, и вторично заключит на семь дней;
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.וצוה הכהן וכבסו את אשר בו הנגע והסגירו שבעת ימים שנית׃
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.يأمر الكاهن ان يغسلوا ما فيه الضربة ويحجزه سبعة ايام ثانية.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭 司 就 要 吩 咐 他 們 、 把 染 了 災 病 的 物 件 洗 了 、 再 關 鎖 七 天
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭司 就 要 吩咐 他 們 、 把 染 了 災病 的 物件 洗 了 、 再 關鎖 七 天
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Au țipat la el, au -- a fost foarte urât.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ellos dos le gritaban y terminó siendo muy desagradable.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Họ quát lên với hắn ta. Họ đã nói chuyện khá khiếm nhã.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ils criaient sur lui, ils ont été - c'était vraiment moche. Et nous sommes sortis, et il était furieux.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.그들이 그 남자에게 소리를 질렀습니다. 상당히 험악했죠.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Loro gli gridarono conto, stavano... è stato davvero un brutto momento.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada. Neyse, dışarı çıktık.Então os dois vieram ao almoço e fomos expulsos do restaurante.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Sie brüllten ihn an. Es wurde wirklich ausfallend.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Wrzeszczeli na niego, było bardzo nieprzyjemnie.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ze schreeuwden tegen hem... een lelijk tafereel.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Του φώναζαν, ήταν -- κατέληξε πολύ άσχημα.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Двамата крещяха на чичото -- сигурно е било много грозно.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.На него накричали ... Это была ужасная сцена.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.הם התחילו לצעוק עליו, הם היו -- זה נעשה ממש מכוער.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.كانوا يصرخون في وجهه، كانوا -- ازداد الأمر سوءا.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.ものすごい剣幕でした
"ekmek küfleri bakterileri yok eder" buluşunu anlatacağım.곰팡이가 세균을 죽인다는 알렉산더 플레밍의 유명한 발견을 보여줄 것입니다.
Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.› RAB böyle diyor.Bil som vás suchom, rudou a kamencom, každé dielo vašich rúk, ale neobrátili ste sa ku mne, hovorí Hospodin.
Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.› RAB böyle diyor.나 만군의 여호와가 말하노라 내가 너희 손으로 지은 모든 일에 폭풍과 곰팡과 우박으로 쳤으나 너희가 내게로 돌이키지 아니하였었느니라
Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.› RAB böyle diyor.הכיתי אתכם בשדפון ובירקון ובברד את כל מעשה ידיכם ואין אתכם אלי נאם יהוה׃
Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.› RAB böyle diyor.قد ضربتكم باللفح وباليرقان وبالبرد في كل عمل ايديكم وما رجعتم اليّ يقول الرب.
Ellerinizin bütün emeğini samyeliyle, küfle, doluyla cezalandırdım. Yine de bana dönmediniz.› RAB böyle diyor.在 你 們 手 下 的 各 樣 工 作 上 、 我 以 旱 風 、 霉 爛 、 冰 雹 、 攻 擊 你 們 . 你 們 仍 不 歸 向 我 . 這 是 耶 和 華 說 的