Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bununla birlikte, ayağa fırladı bisikletinin üstünde tepinip küfürler savurmaya başladı.알렉스는 펄펄 뛰면서 자전거를 내동댕이 치고 욕을 퍼붓기 시작했습니다.
Bununla birlikte, ayağa fırladı bisikletinin üstünde tepinip küfürler savurmaya başladı.lalu mulai melompat-lompat dengan sepedanya dan mengeluarkan kata-kata kasar.
Bununla birlikte, ayağa fırladı bisikletinin üstünde tepinip küfürler savurmaya başladı.אבל זה לא מנע ממנו לקפוץ והוא החל לקפוץ על האופניים שלו למעלה ולמטה ולקלל באלימות.
Bununla birlikte, ayağa fırladı bisikletinin üstünde tepinip küfürler savurmaya başladı.مما دفعه للقيام والقفز علياً فوق دراجته الهوائية لكي يحطمها وبدء يتصرف بعنف
Bununla birlikte, ayağa fırladı bisikletinin üstünde tepinip küfürler savurmaya başladı.そのうちに自転車で飛び上がったりして 暴力的な言葉で罵り ヘルメットを放り投げて
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A aj, někteří z zákoníků řekli sami v sobě: Tento se rouhá.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A hľa, niektorí zo zákonníkov povedali sami v sebe: Tento sa rúha!
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Allora alcuni scribi cominciarono a pensare: «Costui bestemmia»
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A oto niektórzy z nauczonych w Piśmie mówili sami w sobie: Ten bluźni.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Beberapa guru agama yang ada di situ berkata dalam hati, "Orang ini menghina Allah!
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Då sade några av de skriftlärde vid sig själva: »Denne hädar.»
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.E alguns dos escribas disseram consigo: Este homem blasfema.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.És ímé némelyek az írástudók közül mondának magukban: Ez káromlást szól.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.He aquí, algunos de los escribas dijeron entre sí: --¡Éste blasfema
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.In glej, nekateri pismarji reko v sebi: Ta preklinja Boga.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Ja katso, muutamat kirjanoppineista sanoivat mielessään: "Tämä pilkkaa Jumalaa".
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Khi ấy , có một_vài thầy thông giáo đều nghĩ thầm rằng : Người nầy nói lộng_ngôn .
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Khi ấy, có một vài thầy thông giáo đều nghĩ thầm rằng: Người nầy nói lộng ngôn.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.어떤 서기관들이 속으로 이르되 이 사람이 참람하도다
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler."Moet je nu eens horen! Die man doet of Hij God Zelf is!" zeiden enkele godsdienstleraars.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Og se, nogen av de skriftlærde sa ved sig selv: Denne spotter Gud.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Og se, nogle af de skriftkloge sagde ved sig selv: "Denne taler bespotteligt."
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Şi iată că, unii din cărturari au zis în ei înşişi: ,,Omul acesta huleşte!``
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Sur quoi, quelques scribes dirent au dedans d`eux: Cet homme blasphème.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Und siehe, etliche unter den Schriftgelehrten sprachen bei sich selbst: Dieser lästert Gott.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Και ιδου, τινες εκ των γραμματεων ειπον καθ' εαυτους Ουτος βλασφημει.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Аж тут деякі письменники кажуть собі: Сей хулить.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.И, ето, някои от книжниците си казаха: Този богохулствува.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.При сем некоторые из книжников сказали сами в себе: Он богохульствует.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.והנה אנשים מן הסופרים אמרו בלבבם מגדף הוא׃
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.واذا قوم من الكتبة قد قالوا في انفسهم هذا يجدّف.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.有 幾 個 文 士 心 裡 說 、 這 個 人 說 僭 妄 的 話 了
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.有 幾個 文士 心 裡說 、 這個 人 說僭妄 的 話了
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Con lo que se enfadó aún más, y escribió -- empezó a poner insultos y demás.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Dan kemudian dia semakin marah, dan menulis -- kata-kata sumpah serapah.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.E lui si e' arrabbiato ancora di piu', e ha scritto, come se stesse bestemmiando.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.I to jeszcze bardziej go rozzłościło. Zaczął używać przekleństw.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.그래서, 예상하시겠지만, 그는 더더욱 화가 나버린 겁니다. 그래서 그는 블로그에 욕과 악성 글들을 쓰기 시작했습니다.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Le blogueur s'énervait encore plus dans ses textes il commençait à jurer, etc.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Și apoi, vă daţi seama, el a devenit și mai supărat, și a scris -- păi, a început să înjure și tot așa.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Und das machte ihn noch wütender, und er schrieb Sachen wie -- er fing an zu fluchen und so.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Và tiếp đó thì cậu ấy lại càng điên tiết hơn, và viết tiếp, còn bắt đầu chửi thề nữa.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Vervolgens werd hij nog kwader en hij schreef -- hij begon scheldnamen te gebruiken en zo.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.Тогава той полудя съвсем и написа... започна да псува и т.н.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.ואז הוא התעצבן אפילו יותר, והוא כתב - הוא התחיל לקלל וכולי.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.وبعد ذلك، تعرفون، أصبح أكثر غضباً، وكتب --مثل، بدأ بالقسم وأشياء من هذا.
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.悪態をつき始めました すると関連ワードは「最低なやつ」
Burada etekte gördüğümüz kufi hat, yani köşeli harflerle, adeta geometrik şekillerle yazılmış olanلأنه في الحقيقة النقش الكوفي للكتابة العربية
Burada küf etrafında bakteri ölümü var mı yok mu diye bakıyoruz.Chúng ta đang tìm kiếm những vi khuẩn chết xung quanh mốc.
Burada küf etrafında bakteri ölümü var mı yok mu diye bakıyoruz.우리는 곰팡이 주변에서 세균들의 죽음을 찾고 있습니다.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.A comida estragava-se com o calor.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu. Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu.A melegtől megrohadt az étel, a hűtőtáskában a jég órákon belül elolvadt.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Das Essen verdarb in der Hitze.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Hrana se je kvarila na vročini.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Il cibo andava a male con il caldo.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Jedlo sa v teple kazilo.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Jedzenie psuło się z gorąca.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.Jídlo hnilo v horku.
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.높은 온도에 음식도 쉽게 상하고
Bu sıcaklıkta yiyecekler küfleniyordu.La comida se descomponía por el calor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod