Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar: küfr-i inkârî, küfr-i cühûd, küfr-i inâdî ve küfr-i nifâktır.Leutari e la sua morte ripugnante diventano quindi degli exempla, dei moniti, per pagani e miscredenti.
İsfahan'da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra'da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır.Studiò astronomia, matematica, e meccanica a Isfahan e filologia e poesia a Kūfa e Baṣra.
Koro için yazılan kısım Christophe Kuffner'in (1780 - 1846) bir şiiri üzerine yazılmıştır.La parte corale è basata su un poema di Christoph Kuffner (1780-1846).
Aliyyu’l-Karî, bu Söz'ün Açık bir Küfür olduğunu söyler.I Samaritani affermano che la pronuncia sia iabe.
Antlaşmadan sonra Muaviye, biat almak üzere Kûfe'ye gitti.Da qui prosegue fino a Tovena (Cison di Valmarino), giungendo infine a Conegliano.
"Fransızca'da İngilizce'den daha sık küfretmeye eğilimli olduğumu" belirtti.Mi preoccupava di più dover recitare in inglese con qualche battuta in turco.»
Ordusundan 3.000 kadar asker esir alınıp Kûfe'ye hapis edilmek üzere gönderildi.Più di 3.000 militanti del PNSS sono arrestati ed egli è costretto a rifugiarsi a Damasco.
Bunu duyan aileler ise çocukların küfür etmesini engellemeye çalışır.Come Mio, che non le piace che la gente la insulti per la statura infantile.
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Più problematiche sono le condizioni caldo-umide che favoriscono varie malattie fungine.
1986'da filmin küfür, çıplaklık ve şiddetten dolayı sansüre uğramış kurgusu CBS'de gösterildi.L'album fu censurato nel 1986 a causa dei testi istiganti la violenza e il sessismo.
Tom çok küfreder.Том много сквернословит.
Kâfirlik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur.В ней — осуждение тех, которые отрицали Коран.
Ehlibeyte küfür mecbur kılınmıştı.Это и было ему обещано.
Bozgunculuk ve küfrü içerir.Как стряпаются ложь и клевета.
Bunlar: küfr-i inkârî, küfr-i cühûd, küfr-i inâdî ve küfr-i nifâktır.کافر — кофир‎ — «неверный» и тадж. ниҳон — «убежище».
Bu onun küflenmesine yol açabilir.Это может привести к его искривлению.
İsfahan'da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra'da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır.Он изучал астрономию, математику и механику в Исфахане и филологию и поэзию в Куфе и Басре.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Он настолько беден, что не каждый день у него еcть еда, но зато каждый день он сыт преследованиями.
Ahali yüksek aksi tezahürat yapıp ona hakaretler ve küfürler savurdular ve üstüne çeşitli pislikler attılar.В то же время они могли прощать проступки и злодеяния людей, и избавлять их от различных несчастий.
Shakespeare'in ayrıca hakkında küfürlü bir balad yazarak Lucy'den intikam aldığı düşünülür.Предполагается также, что Шекспир отомстил Люси, написав в его адрес несколько непристойных баллад.
Padişah artık savurduğu küfürleri validesi Kösem Sultana etmeye başlamıştı.За это Сюри начинает поклоняться ему, как своему покровителю.
Tahsilini yerleştiği Kufe şehrinde yaptı.Монстров из пещер он нанял туда работать.
Müslüman olduktan sonra kabilesinin ileri gelenleriyle Kûfe'ye yerleşmişti.Отвергнута своими сородичами после того, как к ней прикоснулся спасший её Хаями.
Maçın adamı ise Samuel Kuffour olarak belirlendi.Игроком матча был признан Самуэль Куффур.
Mefistofeles gayet kızgınlıkla küfürler etmeye başlar.Разозлённый Евронимус начинает угрожать Варгу расправой.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Это пахнет старой Сухаревкой».
Hangi birini söyleyeyim, nasıl anlatayım yaptıkları küfürleri.Представьте, как я говорила им, какие нужно делать упражнения.
İslam, Kur'an'da küfre giren saçmalıklar olarak görülen bu hikâyeleri reddeder.1 ٱلقول (ناسخ ومنسوخ في القرآن) هو تحريف للكلم عن مواضعه ولغو كافرين في القرءان.
Kâfirlik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur.قضية إنكار رؤية الله بالآخرة والقول بخلق القرآن والاعتقاد بالخلود بالنار للفساق ان لم يتب.
İbni Asem el-Kûfi (ö.روى عنه: عبد الكريم الجزري.
Fakat Bangladeş'te dine küfretme cezası yoktur.على الرغم من ذلك فإنه لا وجود لهذه العقوبة في مصر.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.إنه قذرٌ، يمكنك تقريباً أن تتخيّل كيف تبدو رائحته".
Aliyyu’l-Karî, bu Söz'ün Açık bir Küfür olduğunu söyler.فقال السلطان لوزيره: إنّ هذا الصعلوك قد رماني بالكذب.
Fakat Allah, küfürleri yüzünden onlara lanet etmiştir.والله إنما خاطب العباد من قبل ألبابهم واحتج عليهم بما ركب فيهم من عقولهم.
Daha sonra Muaviye Kufe'ye geri göndermiştir.وعندئذ عاد كارتييه إلى المستوطنة.
Dimitris bana küfrediyor.دمتريوس يشتمني!
O, beş yabancı dil konuşur ama o küfretmek istediğinde annesinin dilinde konuşur.هو يتكلم خمس لغات اجنبية , لكن اذا اراد ان يشتم يتحدث بلغته الام
Fakirlik neredeyse küfür olacaktı.كاد الفقر أن يكون كفرا.
Mr. Hawley — Küfürbaz iş adamı; Bulstrode'un düşmanı.Sr. Hawley — Homem de negócios desbocado e inimigo de Bulstrode.
Ebû Mûslim Horasanî'nin ordusu Bin Kahtaba komutasında Kûfe yönünde ilerlemeye başladı.Foi inaugurada em 1967 e circula entre as estações de İçərişəhər e Həzi Aslanov.
İhrama girmiş kimseler arasında kavga çıkarsa ve küfür edilirse ceza verilir.Mas aquele que vos perturba, seja quem for, sofrerá condenação.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Percebeu o Senhor um suave cheiro».
İsfahan'da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra'da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır.Estudou astronomia, matemáticas e mecânica em Ispaã e filologia e poesia em Cufa e Baçorá.
Penicillium denen küfün oluşturduğu penisilin, çeşitli bakterilerin üremesine engel olur.A produção de penicilinase é um mecanismo pelo qual as bactérias podem tornar-se resistentes à penicilina.
13+, az cinsellik, küfür ve şiddet-aksiyon içeren sahneler.Foco em escândalo sexual, ou violência.
Fakat Bangladeş'te dine küfretme cezası yoktur."No Brasil existe um problema sério de impunidade.
Popüler hayal gücünde ve kültüründe küfür ile cinsel serbestlik aynı anlama gelmektedir.Na imaginação popular e da cultura, tornaram-se sinônimo de libertinagem e abuso sexual.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Nós não podemos ter algo frágil, não podemos fazer algo que precisa ser carregado todo dia.
Kufayat bu devlet darbesi sırasında öldürüldü.Tombalbaye kwam tijdens deze staatsgreep om het leven.
Ayrıca oyunda bolca küfür bulunmaktadır.Er komt ook veel jaloezie in het stuk voor.
Fakat övmeyle başlayan tartışma şiddetlenir ve birbirlerine küfür etmeye kadar varır.Bij het schaambeen is de schacht recht; het beenschort tussen beide schaambeenderen is nauw.
Aspergillus flavus, bir küf mantarıdır.Een bekende soort is Aspergillus flavus, die wereldwijd voorkomt.
Küfür edilmez, dedikodu yapılmaz ve kavga edilmez.Dit is normaal, geeft geen klachten en hoeft niet behandeld te worden.
Mesela, Allah'a ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar.Verder komen het Hemelse Boek, Gods schepping en het Laatste Oordeel in deze soera naar voren.
İslam, Kur'an'da küfre giren saçmalıklar olarak görülen bu hikâyeleri reddeder.Soera De Ongelovigen is een soera van de Koran.
Kesme küfeki taştan yapılmıştır.De voordeurstoep is vervaardigd uit hardsteen.
Hangi birini söyleyeyim, nasıl anlatayım yaptıkları küfürleri.Een voorstel doen om er achter te komen hoe men er op zal reageren.
Kesme küfeki taştan yapılmıştır.Kropielnica została wykonana z kamienia.
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Większość orek żyjących w niewoli cierpi na różnego rodzaju choroby.
İbni Asem el-Kûfi (ö.Al-Murajdżib (arab.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod