Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,Защото вълните на смъртта ме окръжиха, Порои от беззаконие ме уплашиха;
Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,Объяли меня волны смерти, и потоки беззакония устрашили меня;
Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,כי אפפני משברי מות נחלי בליעל יבעתני׃
Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,لان امواج الموت اكتنفتني. سيول الهلاك افزعتني.
Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,曾 有 死 亡 的 波 浪 環 繞 我 . 匪 類 的 急 流 、 使 我 驚 懼
Çünkü ölüm dalgaları beni kuşattı, Yıkım selleri bastı,曾 有 死亡 的 波浪 環繞 我 . 匪類 的 急流 、 使我 驚懼
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.(124:2) Горы окрест Иерусалима, а Господь окрест народа Своего отныне и вовек.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Các núi vây quanh Giê-ru-sa-lem thể nào, Ðức Giê-hô-va vây phủ dân sự Ngài thể ấy. Từ rày cho đến đời đời.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Cum este înconjurat Ierusalimului de munţi, aşa înconjoară Domnul pe poporul Său, deacum şi pînă în veac.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Des montagnes entourent Jérusalem; Ainsi l`Éternel entoure son peuple, Dès maintenant et à jamais.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.I monti cingono Gerusalemme: il Signore è intorno al suo popolo ora e sempre
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Jako około Jeruzalemu są góry, tak Pan jest około ludu swego, od tego czasu aż i na wieki.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Jako sú vôkol Jeruzalema vrchy, tak je Hospodin vôkol svojho ľudu a bude od tohoto času až na veky.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Jerusalem ligger hegnet af Bjerge; og HERREN hegner sit Folk fra nu og til evig Tid :
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Jerusalem omhägnas av berg, och HERREN omhägnar sitt folk, ifrån nu och till evig tid.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Jeruzsálemet hegyek veszik körül, az Úr pedig körülveszi az õ népét mostantól fogva mindörökké.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Kakor obdajajo Jeruzalem gore, tako obdaja GOSPOD ljudstvo svoje od tega časa na vekomaj.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.산들이 예루살렘을 두름과 같이 여호와께서 그 백성을 지금부터 영원까지 두르시리로다
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Okolo Jeruzaléma jsou hory, Hospodin jest vůkol lidu svého, od tohoto času až na věky.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Rundt omkring Jerusalem er det fjell, og Herren omhegner sitt folk fra nu av og inntil evig tid.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Seperti gunung-gunung melindungi Yerusalem, demikianlah TUHAN melindungi umat-Nya sekarang dan selama-lamanya
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Um Jerusalem her sind Berge, und der HERR ist um sein Volk her von nun an bis in Ewigkeit.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Vuoret ympäröivät Jerusalemia, ja Herra ympäröitsee kansaansa, nyt ja iankaikkisesti.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.Както хълмовете окръжават Ерусалим, Така Господ окръжава людете Си От сега и до века.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.ירושלם הרים סביב לה ויהוה סביב לעמו מעתה ועד עולם׃
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.اورشليم الجبال حولها والرب حول شعبه من الآن والى الدهر.
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.眾 山 怎 樣 圍 繞 耶 路 撒 冷 、 耶 和 華 也 照 樣 圍 繞 他 的 百 姓 、 從 今 時 直 到 永 遠
Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek.眾山 怎樣圍繞 耶路撒冷 、 耶和華 也 照樣圍繞 他 的 百姓 、 從今 時直 到 永遠
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Ele disse: Eles teriam sido capazes de furar o cerco, apenas se tivessem boa artilharia.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Er sagte, es wäre möglich gewesen die Belagerung zu stoppen, wenn sie eine gute Artillerie gehabt hätten.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.그가 이렇게 말했습니다 "그들이 만약 괜찮은 대포를 가지고 있었기만 해도 그 포위를 멈출 수 있었을 텐데 "
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Lui disse che sarebbero stati capaci di fermare l'assedio se solo avessero avuto una buona artiglieria.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Zauważeł, że obrońcy byliby w stanie powstrzymać oblężenie, jeśli tylko mieliby dobrą artylerię.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Казал си, че биха преодолели обсадата, единствено ако имат добра артилерия.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Он сказал, что они смогут остановить осаду только если у них будет хорошая артиллерия.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.فقد قال: "أنهم كان من الممكن أن يوقفوا الحصار فقط لو كان عندهم سلاح مدفعية جيد.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.と言った。 彼は、大砲の責任者だったんだ。
Denizle ilgili bir romanı "kara ile kuşatılmış" bir dile çevirmenin zorluklarıDesafíos de traducir una novela marítima a un idioma sin contacto con el mar
Denizle ilgili bir romanı "kara ile kuşatılmış" bir dile çevirmenin zorluklarıLe sfide nel tradurre un romanzo marittimo in una lingua "senza sbocchi"
Denizle ilgili bir romanı "kara ile kuşatılmış" bir dile çevirmenin zorluklarıOs desafios de traduzir um romance marítimo para uma língua "cercada de terra"
Denizle ilgili bir romanı "kara ile kuşatılmış" bir dile çevirmenin zorluklarıUn défi, traduire un roman maritime dans une langue "enclavée"
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Chính Ngài tỏ ra những sự sâu xa kín nhiệm; Ngài biết những sự ở trong tối tăm và sự sáng ở với Ngài.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Chính_Ngài tỏ ra những sự sâu_xa kín_nhiệm ; Ngài biết những sự ở trong tối_tăm và sự sáng ở với Ngài .
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.El descopere ce este adînc şi ascuns; El ştie ce este în întunerec şi la El locuieşte lumina....
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Ele revela o profundo e o escondido; conhece o que está em trevas, e com ele mora a luz.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Él revela las cosas profundas y escondidas; conoce lo que hay en las tinieblas, y con él mora la luz
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.er offenbart, was tief und verborgen ist; er weiß, was in der Finsternis liegt, denn bei ihm ist eitel Licht.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.han åbenbarer det dybe og lønlige; han ved, hvad Mørket gemmer, og Lyset bor hos ham.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.han åpenbarer det dype og skjulte; han vet hvad som er i mørket, og hos ham bor lyset.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Hän paljastaa syvät ja salatut asiat, hän tietää, mitä pimeydessä on, ja valkeus asuu hänen tykönänsä.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Han uppenbarar det som är djupt och förborgat, han vet vad i mörkret är, och hos honom bor ljuset.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.그는 깊고 은밀한 일을 나타내시고 어두운데 있는 것을 아시며 또 빛이 그와 함께 있도다
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Õ jelenti meg a mély és elrejtett dolgokat, tudja mi van a setétségben; és világosság lakozik vele!
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.On odkrywa rzeczy głębokie i skryte, zna, co jest w ciemnościach, a światłość z nim mieszka.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.On zjavuje hlboké veci a skryté a vie o tom, čo je vo tme, a svetlo prebýva s ním.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.On zjevuje věci hluboké a skryté; zná to, což jest v temnostech, a světlo s ním přebývá.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.razodeva globoke in skrite stvari; on ve, kar je v temi, in pri njem je zgolj svetloba.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Svela cose profonde e occulte e sa quel che è celato nelle tenebre e presso di lui è la luce
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.Αυτος αποκαλυπτει τα βαθεα και τα κεκρυμμενα γνωριζει τα εν τω σκοτει και το φως κατοικει μετ' αυτου.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, Karanlıkta neler olduğunu bilir, Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.он открывает глубокое и сокровенное, знает, что во мраке, и свет обитает с Ним.