Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ki more potrpljenje imeti z nevednimi in tavajočimi, ker je tudi sam obdan s slabostjo,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.저가 무식하고 미혹한 자를 능히 용납할 수 있는 것은 자기도 연약에 싸여 있음이니라
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Kterýž by mohl, jakž sluší, lítost míti nad neznajícími a bloudícími, jsa i sám obklíčen nemocí.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Który by mógł, jako przystoi, użalić się nieumiejętnych i błądzących, będący sam obłożony krewkością.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ktorý by po miere mohol cítiť s nevedomými a blúdiacimi, keďže je aj sám obňatý slabosťou,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Người đã bị vây trong sự yếu đuối, nên có thể thương xót những kẻ ngu dốt sai lầm.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Người đã bị vây trong sự yếu_đuối , nên có_thể thương_xót những kẻ ngu_dốt sai_lầm .
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Och han kan hava undseende med de okunniga och vilsefarande, just därför att han själv är behäftad med svaghet
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.som en, der kan bære over med de vankundige og vildfarende, eftersom han også selv er stedt i Skrøbelighed
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.som en som kan bære over med de vankundige og villfarende, fordi han også selv er skrøpelighet underlagt,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.δυναμενος να συμπαθη εις τους αγνοουντας και πλανωμενους, διοτι και αυτος ειναι περιενδεδυμενος ασθενειαν
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Върху това имаме да кажем много неща и мъчни за поясняване, защото сте станали тъпи в слушане.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.котрий би міг болїти серцем за нетямущих і заблуджених, бо й сам обложений немощею,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.могущий снисходить невежествующим и заблуждающим, потомучто и сам обложен немощью,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.והוא יכול לחמל על השגגים והתעים בהיותו גם הוא ידוע חלי׃
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.قادرا ان يترفق بالجهال والضالين اذ هو ايضا محاط بالضعف.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.他 能 體 諒 那 愚 蒙 的 、 和 失 迷 的 人 、 因 為 他 自 己 也 是 被 軟 弱 所 困
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.他 能 體諒 那 愚蒙 的 、 和 失迷 的 人 、 因為 他 自己 也 是 被 軟弱 所困
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Atunci să ştiţi că Dumnezeu mă urmăreşte, şi mă înveleşte cu laţul Lui.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Ketahuilah bahwa aku sedang disiksa Allah, dan ditangkap dalam perangkap-Nya
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.하나님이 나를 굴하게 하시고 자기 그물로 나를 에워싸신 줄은 알아야 할지니라
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.sabed, pues, que Dios me ha agraviado y me ha envuelto en su red
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.sabei então que Deus é o que transtornou a minha causa, e com a sua rede me cercou.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Sachez alors que c`est Dieu qui me poursuit, Et qui m`enveloppe de son filet.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Sappiate dunque che Dio mi ha piegato e mi ha avviluppato nella sua rete
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.så veten fastmer att Gud har gjort mig orätt och att han har omsnärjt mig med sitt nät.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Så vid da, at Gud har bøjet min Ret, omspændt mig med sit Net.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Så vit da at Gud har gjort mig urett og satt sitt garn omkring mig!
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.so merkt doch nun einmal, daß mir Gott Unrecht tut und hat mich mit seinem Jagdstrick umgeben.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Tedy vězte, že Bůh podvrátil mne, a sítí svou otáhl mne.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Tietäkää siis, että Jumala on tehnyt minulle vääryyttä ja on kietonut minut verkkoonsa.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Tudjátok meg hát, hogy Isten alázott meg engem, és az õ hálójával õ vett engem körül.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Vậy , hãy biết rằng ấy Ðức_Chúa_Trời đã đánh_đổ ta , Và giang lưới Ngài chung_quanh ta .
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Vậy, hãy biết rằng ấy Ðức Chúa Trời đã đánh đổ ta, Và giang lưới Ngài chung quanh ta.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.vedite, da me je Bog okrivičil in me obdal z mrežo svojo.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.vtedy vedzte, že ma Bôh sprevrátil a obňal ma svojou sieťou.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.weet dan wel dat God mij heeft overweldigd en in Zijn net heeft gevangen.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Wiedzcież, żeć mię Bóg odwrócił, i siecią swoją obtoczył mię.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.μαθετε τωρα οτι ο Θεος με κατεστρεψε, και με περιεκυκλωσε με το δικτυον αυτου.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.Знайте сега, че Бог ме повали И ме обиколи с мрежата Си.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.то знайте, что Бог ниспроверг меня и обложил меня Своею сетью.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.דעו אפו כי אלוה עותני ומצודו עלי הקיף׃
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.فاعلموا اذا ان الله قد عوّجني ولف عليّ احبولته.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.就 該 知 道 是 神 傾 覆 我 、 用 網 羅 圍 繞 我
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.就 該 知道 是 神傾覆 我 、 用網羅圍 繞我
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Aconteció después de esto que Ben-hadad, rey de Siria, reunió todo su ejército, y subió y sitió a Samaria
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Après cela, Ben Hadad, roi de Syrie, ayant rassemblé toute son armée, monta et assiégea Samarie.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Därefter hände sig att Ben-Hadad, konungen i Aram, samlade hela sin här och drog upp och belägrade Samaria.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Dopo tali cose Ben-Hadàd, re di Aram, radunò tutto il suo esercito e venne ad assediare Samaria
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.După aceea, Ben-Haded, împăratul Siriei, strîngîndu-şi toată oştirea, s'a suit şi a împresurat Samaria.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.És lõn ezek után, hogy Benhadád, Siria királya összegyûjté egész seregét, és felment és megszállotta Samariát.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.In zgodi se potem, da zbere Ben-hadad, sirski kralj, vso vojsko in gre gori ter oblega Samarijo.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.이후에 아람 왕 벤하닷이 그 온 군대를 모아 올라와서 사마리아를 에워싸니
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Nogen tid efter samlet kongen i Syria Benhadad hele sin hær og drog op og kringsatte Samaria.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Potom sa stalo, že Ben-hadad, sýrsky kráľ, shromaždil všetko svoje vojsko a odíduc hore obľahol Samáriu.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Sau các điều đó , Bên-Ha-đát , vua Sy-ri , nhóm cả đạo binh mình , đi lên vây thành Sa-ma-ri .
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Sau các điều đó, Bên-Ha-đát, vua Sy-ri, nhóm cả đạo binh mình, đi lên vây thành Sa-ma-ri.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Sen jälkeen Benhadad, Aramin kuningas, kokosi kaiken sotajoukkonsa ja tuli ja piiritti Samarian.
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Siden hændte det, at Kong Benhadad af Aram samlede hele sin Hær og drog op og belejrede Samaria;
Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.Stalo se potom, že shromáždil Benadad král Syrský všecka vojska svá, a přitáh, oblehl Samaří.