O'Higgins kuşatmadan kaçmayı başarır.Na de nederlaag vluchtte O'Higgins de Andes over.
Ancak kuşatmasını yarıp doğu istikametine çıkmaya başarmıştır.Zo liet hij aan de oostzijde een voorbucht bouwen.
'Polis Akademisi: Şehir Kuşatma Altında Polis Akademisi serilerinin 6. filmidir.Police Academy 6: City Under Siege is een film uit 1989 en de zesde film in de reeks Police Academy-films.
Kurgan IV veya Yamna kültürü, MÖ 3. binyılın ilk yarısı, Ural'dan Romanya'ya kadar bütün bozkırın kuşatılması.Koergan IV of jamnacultuur; 3000 - 2500 v.Chr. in het hele steppegebied van de Oeral tot Roemenië.
Kuşatma sekiz ile on saat arasında sürdü.De halveringstijd bedraagt 8 tot 11 uur.
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Znajdowały się w nich cztery bramy (trzy murowane).
Berlin, 23 Nisan'da tam olarak kuşatılmıştı ve savaşın son aşaması olan Berlin Harekâtı başlamıştı.23 kwietnia Berlin został całkowicie okrążony i bitwa o Berlin weszła w ostatni etap.
Leningrad kuşatması 1941 yılının sonbahar başlarında başladı.Oblężenie Leningradu rozpoczęło się wczesną jesienią 1941 roku.
Bu aşamada, 900 gün sürecek olan Leningrad Kuşatması başlamış oldu.W tym też dniu rozpoczęła się blokada Leningradu, trwająca 900 dni.
Khozebalı Georgios'un Hayatı, Kudüs Kuşatması sırasındaki panik hakkında bir fikir verir.Żywot Jerzego z Khozeby pozwala pojąć stan paniki, jaki panował podczas oblężenia Jerozolimy.
Milano ve diğer beş şehir direnmiş ve Ekim 1238'de Brescia kuşatması başarısız olmuştur.Mediolan i pięć innych miast w październiku 1238 bez powodzenia zakończyło oblężenie Brescii.
Kuşatma sırasında ağır bir biçimde yaralanan Wilhelm von Roggendorf, birkaç gün sonra Komárno'da öldü.Ranny von Roggendorf umarł kilka dni później w Komárom.
Sovyetler, 1942 boyunca Leningrad kuşatmasını kırmaya çalıştı.Związek Radziecki próbował znieść blokadę Leningradu przez cały 1942 rok.
Bunun üzerine denizden kuşatma daha sıkılaştırıldı.Dewiza: He hath founded it upon the seas (ang. On go na morzach osadził).
Bunların bir kısmı kuşatma kıskaçlarının dışına çıkmayı başarmıştır.Zdołał wtedy wyprowadzić część oddziału z okrążenia.
Barad-dûr Kuşatması başladı.Następnie rozpoczęła oblężenie Barad-dûr.
Annesini Leningrad Kuşatması'nda kaybetti.Tam poznał matkę rodem z Leningradu.
Bu toplantı sonucunda "Suriye devriminin üzerindeki kuşatmayı kıralım!Na umówiony okrzyk „Rewolucja w Berlinie!”
1098 - Birinci Haçlı seferi: 8 ay süren kuşatma sonunda Antakya haçlıların kontrolü altına girdi.1098 – I wyprawa krzyżowa: zakończył się pierwszy etap oblężenia Antiochii.
Budapeşte kuşatması II. Dünya Savaşı boyunca yaşanan en kanlı kuşatmalardan biri oldu.Oblężenie Budapesztu było jedną z najkrwawszych bitew podczas II wojny światowej.
Üçüncüsü, Dokuzuncu Ordu'nun büyük kısmı kuşatıldı.Celem operacji było okrążenie większości wojsk niemieckiej 9.
İkinci Viyana kuşatmasına katıldı (1683).Uczestniczył w wyprawie wiedeńskiej (1683).
Okhvat'a ilerleyen müfreze burada kuşatıldı ve 14 Ocak'ta tümüyle imha edildi.Stamtąd siły te skierowały się na Ochwat, gdzie zostały otoczone i całkowicie zniszczone 14 stycznia.
1877 - Osmanlı Rus Savaşı: Rus ordusu 5 aydır süren kuşatma sonrası Plevne'yi aldı.1877 – X wojna rosyjsko-turecka: po 5 miesiącach oblężenia wojska rosyjsko-rumuńskie zdobyły Plewen.
Süvarileri iki kenti kuşattılar.Prostokątny dziedziniec otaczały dwie oficyny.
1087 yılında, William, Mantes kuşatması sırasında at kazası sonucu aldığı yara nedeniyle öldü.W 1087 r. ojciec Roberta zginął wskutek wypadku podczas jazdy konnej w czasie oblężenia Mantes.
Sonra çıkıp evi kuşatanların yanına gitti ve "İsa benim" dedi.Poszedł więc i głosił po całym mieście wszystko, co Jezus mu uczynił.”
Kandiye Kuşatması'nda çarpıştı.Walczył pod Kaniowem.
Leningrad kuşatması yarıldı.Leningrad znalazł się w okrążeniu.
1941 - Alman ordusu 900 gün sürecek Leningrad kuşatmasını başlattı.1944 – Armia Czerwona przełamała trwającą 900 dni niemiecką blokadę Leningradu.
O'Higgins kuşatmadan kaçmayı başarır.O’Higgins nie był jednak biegły w zawiłościach polityki.
General E. Soliankin'in 2. Tank Tümeni kuşatıldı ve hemen hemen tümüyle imha edildi.Dywizja Pancerna gen. Soliankina zostały prawie całkowicie zniszczone.
Leningrad Kuşatması başarılı olamadı.Jednakże atak na Leninsk nie udał się.
Bu kuşatma ve sonucu, İkinci Pön Savaşı'nın başlangıcı olmaktadır.Początek I wojny to również początek końca kolei sowiogórskiej.
Dagor-nuin-Giliath’a kadar Falas’ın şehirleri kuşatma altında kalmıştır.Nieopodal niego miała też miejsce Dagor-nuin-Giliath.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.Ktezyfonu wycofał się na wschód by przygotować kontrofensywę.
Nihavend 3 ay süren bir kuşatmadan sonra teslim oldu.Podał się do dymisji po 3 miesiącach.
Ancak kuşatılmış da olsa Kızıl Ordu birlikleri kolay kolay teslim olmadı.Armia Czerwona nie poddała się jednak łatwo.
Kuşatma Halep şehrinde büyükl açlığa yol açtı.Podczas oblężenia, w mieście zapanował głód.
Sonuç olarak Budapeşte kuşatmasından kurtulan Alman askeri 600 -700 kadardır.Ogółem na ziemiach okupowanej Polski Niemcy utworzyli od 400 do 600 gett.
Bonapart, 21 Mayıs tarihinde kuşatmayı kaldırıp Kahire’ye çekildi.Wobec tego 17 maja Bonaparte zwinął oblężenie i powrócił do Kairu.
Ülkenin her tarafından kuşatma makineleri ve asker toplandı.Z każdym rokiem przybywało członków i oddziałów w całym kraju.
Ve bu takviye güçler isyancıların kuşatmasını kırıdı.Jednocześnie siły lądowe okrążały rebeliantów.
18 Ekimde kusatmayi basarisiz olarak kaldirdi.18 października zajął Gatczynę.
1941 - Alman ordusu Leningrad'a ulaştı, kuşatma başladı.1941 – Front wschodni: rozpoczęło się oblężenie Leningradu.
Şehir, Sauron'un ordusu tarafından bütünüyle kuşatılmış durumdaydı.Miasto było zajęte przez wojsko Saladyna.
K 4-55'in parlak iç halkası, çift kutuplu bir yapı ile kuşatılmıştır.Wyjątkowość K 4-55 stanowi jej jasny wewnętrzny pierścień posiadający dwubiegunową strukturę.
Berena’yı kuşattılar.Berlin został całkowicie okrążony.
Kudüs Kralı olan III. Hugues Akka'ya geldi ve şehri kuşatmaya direnmek için hazırlamaya başladı.Kiedy król Jan III Waza wkroczył do miasta, zezwolił na naprawę dachu.
19 Eylül'de Almanlar Paris'i kuşatmaya başladı.11 września zostali nieoczekiwanie otoczeni przez Niemców.
Kuşatmanın ardından Kasım 1202'de şehir düştü.Miasto upadło w listopadzie 1202 roku, po krótkim oblężeniu.
Tam anlamıyla kuşatılmış durumdadırlar.Są gęsto ulistnione (skrętolegle).
Buna rağmen Araplar tekrar tekrar 5 yıl arka arkaya şehri kuşatmaya devam etmişlerdi.Niemniej przez następne pięć lat miasto miało przechodzić z rąk do rąk.
1099'da haçlılar Kudüs'ü kuşattılar.W 1099 krzyżowcy zdobyli Jerozolimę.
Ancak askerler onları takip etti ve saklandıkları yerde kuşattı.Ich spisek zostaje jednak odkryty, zaś kryjówka otoczona.
Ancak üç yıllık bir kuşatma sonucunda 1248 yılında Franklar tarafından ele geçirildi.W 1249 roku, po trzyletnim oblężeniu, przejściowo zajęli je Frankowie.
La Rochelle Kuşatması Fransa'da Katolikler ile Protestanlar arasındaki gerginliğin doruk noktası olmuştur.Upadek La Rochelle było głównym ciosem wymierzonym w protestantów.
Osmanlı Canea (Hanya) ve Rettimo (Resmo)’yu her biri iki ay süren kuşatmalarla ele geçirdi.Turcy najpierw opanowali twierdze Canea i Rettimo, a na oblężenie każdej z nich poświęcili dwa miesiące.
Atina kuşatıldı.Amand, gdzie została otoczona.
II. Viyana Kuşatması hemen hemen tamamı yıkılmıştır.Całkowicie zniszczona została węgierska 2.