kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.여호와께 악을 꾀하는 한 사람이 너희 중에서 나와서 사특한 것을 권하는도다
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Não saiu de ti um que maquinava o mal contra o Senhor, aconselhando maldade?
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Sinusta on lähtenyt se, jolla on paha mielessä Herraa vastaan, turmion hankitsija.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Ty från dig drog ut en man som hade onda anslag mot HERREN, en vilkens rådslag voro fördärv.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z ciebie wyszedł ten, który złe myśli przeciwko Panu, radca złośliwy.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z teba vyšiel ten, ktorý vymýšľa proti Hospodinovi zlé, radca beliála.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z tebeť vyšel ten, kterýž myslí proti Hospodinu zlé, rádce nešlechetný.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Απο σου εξηλθε διαλογιζομενος πονηρα κατα του Κυριου, συμβουλος πονηρος.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Из тебя произошел умысливший злое против Господа, составивший совет нечестивый.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.От тебе излезе един, Който измисля зло против Господа, И намерява нечестие.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.ממך יצא חשב על יהוה רעה יעץ בליעל׃
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.منك خرج المفتكر على الرب شرا المشير بالهلاك
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.有 一 人 從 你 那 裡 出 來 、 圖 謀 邪 惡 、 設 惡 計 攻 擊 耶 和 華
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.有 一 人 從 你 那 裡出來 、 圖謀 邪惡 、 設惡計 攻擊 耶和華
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.변을 위하여 꾸이지 아니하며 이식을 받지 아니하며 스스로 손을 금하여 죄악을 짓지 아니하며 사람 사람 사이에 진실히 판단하며
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.na obresti ne posoja in ne lihvuje, od krivice odvrača roko, po resnici sodi med možem in možem,
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.Uzsorára nem ád, kamatot nem vesz, megvonja kezét az álnokságtól, igaz ítéletet tesz a felek közt;
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.בנשך לא יתן ותרבית לא יקח מעול ישיב ידו משפט אמת יעשה בין איש לאיש׃
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.ولم يعط بالربا ولم ياخذ مرابحة وكفّ يده عن الجور واجرى العدل والحق بين الانسان والانسان
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.未 曾 向 借 錢 的 弟 兄 取 利 、 也 未 曾 向 借 糧 的 弟 兄 多 要 、 縮 手 不 作 罪 孽 、 在 兩 人 之 間 、 按 至 理 判 斷
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.未曾 向 借錢 的 弟兄 取利 、 也未 曾 向 借糧 的 弟兄 多 要 、 縮手 不 作 罪孽 、 在 兩 人 之 間 、 按 至理 判斷
Fakat açıkça görülüyor ki,... ...içimdeki kötülük... ...yükselişte.Но скоро все увидят, зло во мне, оно растет.
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Cnosť sa zmení viac, zneužívaná;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Cnota się okazuje versa, jest niewłaściwie;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Ctnost se změní vice, zneužívána;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Deugd zelf draait vice, wordt verkeerd toegepast;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Đức hạnh tự nó biến phó, được misapplied;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Kebajikan itu sendiri ternyata wakil, yang keliru;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtude própria vira vice, sendo mal aplicado;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue itse kääntyy päin, syrjäytetään;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue sama obrne vice, da napačno;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue selbst dreht Laster, wird falsch angewandt;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue selv bliver vice, eventuelt anvendes;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue עצמו פונה סגן, שלא כהלכה;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtutea se opreşte în mod invers, fiind aplicat în mod eronat;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Αρετή μόνη της μετατρέπεται αντιπρόεδρος, μη εφαρμογή?
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Добродетелта себе си се превръща заместник, е неправилно;
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Добродетель сам становится вице, будучи неправильно;
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Bogapozabniki nosijo nadlogo, rode krivico, njih srce pripravlja prevaro.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Concebem a malícia, e dão � luz a iniqüidade, e o seu coração prepara enganos.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Concepisce malizia e genera sventura e nel suo seno alleva delusione
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Conciben afanes y dan a luz iniquidad; sus entrañas preparan el engaño
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››De undfanger ulykke og føder nød, og deres morsliv fostrer svik.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››El zămisleşte răul şi naşte răul: în sînul lui coace roade cari -l înşeală.```
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››He kantavat tuhoa ja synnyttävät turmiota, ja heidän kohtunsa valmistaa petosta.`"
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Het enige dat zij ter wereld brengen, is zonde en hun innerlijk brengt alleen bedrog voort."
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Họ thọ thai sự ác, bèn sanh ra điều hại tàn, Lòng họ sắm sẵn những chước gian.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Họ thọ_thai sự ác , bèn sanh ra_điều hại tàn , Lòng họ sắm sẵn những chước gian .
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Il conçoit le mal et il enfante le mal, Il mûrit dans son sein des fruits qui le trompent.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Itulah mereka yang merancangkan kejahatan dan melaksanakannya; tipu muslihat selalu terkandung dalam hatinya.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››그들은 악한 생각을 배고 불의를 낳으며 마음에 궤휼을 예비한다 하였느니라
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Kteřížto když počali ssužování, a porodili nepravost, hned břicho jejich strojí jinou lest.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Man går havande med olycka och föder fördärv; den livsfrukt man alstrar är ett sviket hopp.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Nyomorúságot fogan, álnokságot szül, és az õ méhök csalárdságot érlel.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Poczęli kłopot, a porodzili nieprawość; a żywot ich gotuje zdradę.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Sie gehen schwanger mit Unglück und gebären Mühsal, und ihr Schoß bringt Trug."
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››svangre med Kvide, føder de Uret, og deres Moderskød fostrer Svig!
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Tehotnejú trápením a rodia neprávosť, a ich lono pripravuje lesť.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Συλλαμβανουσι πονηριαν και γεννωσι ματαιοτητα, και η καρδια αυτων μηχαναται δολον.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Зачват зло, и раждат беззаконие, И сърцето им подготвя измама.