kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.Y la tierra llegará a ser una desolación por causa de sus moradores, como fruto de sus obras
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.Και η γη θελει ερημωθη εξ αιτιας των κατοικουντων αυτην, δια τον καρπον των πραξεων αυτων.
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.А земля та будет пустынею за вину жителей ее, за плоды деяний их.
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.При все това, земята ще запустее По причина на жителите си, Поради плода на делата им.
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.והיתה הארץ לשממה על ישביה מפרי מעלליהם׃
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.ولكن تصير الارض خربة بسبب سكانها من اجل ثمر افعالهم
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.然 而 、 這 地 因 居 民 的 緣 故 、 又 因 他 們 行 事 的 結 果 、 必 然 荒 涼
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.然而 、 這地 因 居民 的 緣故 、 又 因 他 們行事 的 結果 、 必然 荒涼
Anahtar burada. Bütün kötülük 15 volt ile başlıyor.이게 핵심입니다. 악은 15볼트에서 시작한다는걸.
Anahtar burada. Bütün kötülük 15 volt ile başlıyor.זהו המפתח. הרוע מתחיל ב-15 וולט.
Anahtar burada. Bütün kötülük 15 volt ile başlıyor.هنا يكمن المفتاح. كل أنواع الشر تنبع من مفتاح قوته 15 فولت.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.(105:6) Согрешили мы с отцами нашими, совершили беззаконие, соделали неправду.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Abbiamo peccato come i nostri padri, abbiamo fatto il male, siamo stati empi
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Chúng tôi và tổ phụ chúng tôi đã phạm tội; Chúng tôi có phạm sự gian tà, và làm cách hung ác.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Chúng_tôi và tổ_phụ chúng_tôi đã phạm_tội ; Chúng_tôi có phạm sự gian_tà , và làm cách hung_ác .
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Grešili smo kakor očetje naši, krivično smo delali, brezbožno ravnali.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Hemos pecado como nuestros padres; hemos hecho iniquidad; hemos actuado impíamente
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Hrešili sme aj so svojimi otcami; prevrátene sme robili; páchali sme bezbožnosť.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Kami telah berdosa seperti leluhur kami; kami sudah berbuat jahat dan mendurhaka
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.우리가 열조와 함께 범죄하여 사특을 행하며 악을 지었나이다
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Me olemme tehneet syntiä isäimme kanssa, me olemme pahoin tehneet ja olleet jumalattomat.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Net als onze voorouders hebben wij heel erg gezondigd. Wij hebben niet geleefd en gehandeld volgens Uw wil.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Noi am păcătuit ca şi părinţii noştri, am săvîrşit nelegiuirea, am făcut rău.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Nós pecamos, como nossos pais; cometemos a iniqüidade, andamos perversamente.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Nous avons péché comme nos pères, Nous avons commis l`iniquité, nous avons fait le mal.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Vétkeztünk atyáinkkal együtt; bûnösök, gonoszok valánk.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Vi har syndet med våre fedre, vi har gjort ille, vi har vært ugudelige.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Vi hava syndat likasom våra fäder, vi hava gjort illa, vi hava varit ogudaktiga.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Vi syndede som vore Fædre, handlede ilde og gudløst.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Wir haben gesündigt samt unsern Vätern; wir haben mißgehandelt und sind gottlos gewesen.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Zgrzeszyliśmy z ojcami swymi; niesprawiedliwieśmy czynili, i nieprawość popełniali.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Zhřešili jsme i s otci svými, neprávě jsme činili, a bezbožnost páchali.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Ημαρτησαμεν μετα των πατερων ημων ηνομησαμεν, ησεβησαμεν.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.Съгрешихме ние и бащите ни, Беззаконие и нечестие сторихме.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.חטאנו עם אבותינו העוינו הרשענו׃
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.اخطأنا مع آبائنا اسأنا واذنبنا.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.我 們 與 我 們 的 祖 宗 一 同 犯 罪 . 我 們 作 了 孽 、 行 了 惡
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.我 們與 我 們 的 祖宗 一同 犯罪 . 我 們作了孽 、 行了惡
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.Ako poreče: Dobro! pomeni to mir za hlapca tvojega, – ako pa se razjezi, vedi, da je hudo sklenil pri sebi.
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.Hvis han så siger: Godt! er der ingen Fare for din Træl; men bliver han vred, så vid, at han vil min Ulykke.
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.그의 말이 좋다하면 네 종이 평안하려니와 그가 만일 노하면 나를 해하려고 결심한 줄을 알지니
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.Řekne-liť: Dobře, pokoj služebníku tvému; pakliť se rozzlobí, věz, žeť se doplnila zlost jeho.
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.אם כה יאמר טוב שלום לעבדך ואם חרה יחרה לו דע כי כלתה הרעה מעמו׃
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.فان قال هكذا. حسنا. كان سلام لعبدك. ولكن ان اغتاظ غيظا فاعلم انه قد أعدّ الشر عنده.
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.你 父 親 若 說 好 、 僕 人 就 平 安 了 . 他 若 發 怒 、 你 就 知 道 他 決 意 要 害 我
Baban, ‹İyi› derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiştir.你 父親 若 說好 、 僕人 就 平安 了 . 他 若發怒 、 你 就 知道 他 決意 要 害我
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.A-léc-xan-đơ ; thợ đồng , đã làm hại ta nhiều lắm ; tùy theo công_việc hắn , Chúa sẽ báo_ứng .
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.A-léc-xan-đơ; thợ đồng, đã làm hại ta nhiều lắm; tùy theo công việc hắn, Chúa sẽ báo ứng.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alejandro el herrero me ha causado muchos males. El Señor le pagará conforme a sus hechos
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Aleksander kotlarz wiele mi złego wyrządził; niech mu Pan odda według uczynków jego.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Aleksander kovač mi je storil mnogo hudega; Gospod mu povrne po delih njegovih.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Aleksander, vaskiseppä, on tehnyt minulle paljon pahaa; Herra on maksava hänelle hänen tekojensa mukaan.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alessandro, il ramaio, mi ha procurato molti mali. Il Signore gli renderà secondo le sue opere
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexander, der Schmied, hat mir viel Böses bewiesen; der HERR bezahle ihm nach seinen Werken.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexander kotlář mnoho mi zlého způsobil; odplatiž jemu Pán podle skutků jeho.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexander, smeden, har gjort mig mycket ont; Herren kommer att vedergälla honom efter hans gärningar.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexandre, le forgeron, m`a fait beaucoup de mal. Le Seigneur lui rendra selon ses oeuvres.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexandre, o latoeiro, me fez muito mal; o Senhor lhe retribuirá segundo as suas obras.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Alexandru, căldărarul, mi -a făcut mult rău. Domnul îi va răsplăti după faptele lui.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Az érczmíves Sándor sok bajt szerzett nékem: fizessen meg az Úr néki cselekedetei szerint.