kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.De kopersmid Alexander heeft mij veel kwaad gedaan. De Here zal hem straffen,
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.구리 장색 알렉산더가 내게 해를 많이 보였으매 주께서 그 행한대로 저에게 갚으시리니
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Kobbersmeden Aleksander gjorde mig meget ondt; Herren vil lønne ham efter hans gjerninger.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Kotlár Alexander mi spôsobil mnoho zlého. Nech mu doplatí Pán podľa jeho skutkov,
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Smeden Aleksander har gjort mig meget ondt; Herren vil betale ham efter hans Gerninger.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Ο Αλεξανδρος ο χαλκευς πολλα κακα μοι εκαμεν ο Κυριος να αποδωση εις αυτον κατα τα εργα αυτου
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Александер котляр наробив менї багато лиха; нехай оддасть йому Господь по ділам його,
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.Александр медник много сделал мне зла. Да воздаст ему Господь по делам его!
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.אלכסנדר חרש הנחשת עשה לי רעות רבות ישלם לו יהוה כמעשיו׃
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.اسكندر النحّاس اظهر لي شرورا كثيرة. ليجازه الرب حسب اعماله.
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.銅 匠 亞 力 山 大 多 多 的 害 我 . 主 必 照 他 所 行 的 報 應 他
Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının karşılığını verecektir.銅匠亞力山 大多多 的 害我 . 主必 照 他 所 行 的 報應他
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Ali ti si pravičen v vsem, kar je prišlo nad nas: zakaj ti si ravnal po resnici, mi pa smo delali krivično.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Du er rettferdig i alt det som er kommet over oss; for du har vist trofasthet, men vi har vært ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.I alt, hvad der er kommet over os, står du retfærdig, thi du har vist dig trofast, men vi var ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.그러나 우리의 당한 모든 일에 주는 공의로우시니 우리는 악을 행하였사오나 주는 진실히 행하셨음이니이다
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tindakan-Mu adil, Kauhukum kami yang berdosa; Kau tetap setia walaupun kami penuh cela
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu ai fost drept în tot ce ni s'a întîmplat, căci Te-ai arătat credincios, iar noi am făcut rău.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu as été juste dans tout ce qui nous est arrivé, car tu t`es montré fidèle, et nous avons fait le mal.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu, porém, és justo em tudo quanto tem vindo sobre nós; pois tu fielmente procedeste, mas nós perversamente.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Δικαιος βεβαιως εισαι εις παντα τα επελθοντα εφ' ημας διοτι συ μεν αληθειαν εκαμες, ημεις δε ησεβησαμεν.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Во всем постигшем нас Ты праведен, потому что Ты делал по правде, а мы виновны.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.ואתה צדיק על כל הבא עלינו כי אמת עשית ואנחנו הרשענו׃
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.وانت بار في كل ما اتى علينا لانك عملت بالحق ونحن اذنبنا.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一 切 臨 到 我 們 的 事 上 、 你 卻 是 公 義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠 實 、 我 們 所 作 的 是 邪 惡
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一切 臨到 我們 的 事上 、 你卻是 公義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠實 、 我 們 所 作 的 是 邪惡
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.(90:10) не приключится тебе зло, и язва не приблизится к жилищу твоему;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Aucun malheur ne t`arrivera, Aucun fléau n`approchera de ta tente.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.de aceea nici o nenorocire nu te va ajunge, nici o urgie nu se va apropia de cortul tău.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Der times dig intet ondt, dit Telt kommer Plage ej nær;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Ei kohtaa sinua onnettomuus, eikä vitsaus lähesty sinun majaasi.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Es wird dir kein Übel begegnen, und keine Plage wird zu deiner Hütte sich nahen.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Ingen olycka skall vederfaras dig, och ingen plåga skall nalkas din hydda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.intet ondt skal vederfares dig, og ingen plage skal komme nær til ditt telt.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.화가 네게 미치지 못하며 재앙이 네 장막에 가까이 오지 못하리니
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Maka engkau tak akan kena bencana, rumahmu tak akan kena ditimpa malapetaka
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nem illet téged a veszedelem, és csapás nem közelget a sátorodhoz;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.nenhum mal te sucederá, nem praga alguma chegará � tua tenda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai họa gì xảy đến ngươi, Cũng chẳng có ôn-địch nào tới gần trại ngươi.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai_họa gì xảy đến ngươi , Cũng chẳng có ôn - địch nào tới gần trại ngươi .
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.neprihodí sa ti nič zlého, ani sa nijaký úder nepriblíži tvojmu stánu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nepřihodí se tobě nic zlého, aniž se přiblíží jaká rána k stánku tvému.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.ne zadene te nesreča nobena in šiba se ne približa šatoru tvojemu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nie spotka cię nic złego, ani jaka plaga przybliży się do namiotu twego.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.non ti potrà colpire la sventura, nessun colpo cadrà sulla tua tenda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.no te sobrevendrá mal, ni la plaga se acercará a tu tienda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Tegenslag zal u niet treffen en ziekten zullen ver van u blijven.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.δεν θελει συμβαινει εις σε κακον, και μαστιξ δεν θελει πλησιαζει εις την σκηνην σου.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Затова няма да те сполети никакво зло, Нито ще се приближи язва до шатъра ти.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.לא תאנה אליך רעה ונגע לא יקרב באהלך׃
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.لا يلاقيك شر ولا تدنو ضربة من خيمتك.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍 患 必 不 臨 到 你 、 災 害 也 不 挨 近 你 的 帳 棚
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍患 必不臨 到 你 、 災害 也 不 挨近 你 的 帳棚
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.A do Zabulona rzekł: Wesel się Zabulon w wyjściu swem, a ty Isaschar w namiotach twoich.
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.A ja istotne skryjem svoju tvár toho dňa pre všetko to zlé, ktoré páchal, keď sa obrátil k iným bohom.
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.Còn ta , trong ngày đó , sẽ giấu mất_mặt ta đi , vì cớ các tội_ác của dân đã làm , trở theo các thần khác .
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.Còn ta, trong ngày đó, sẽ giấu mất mặt ta đi, vì cớ các tội ác của dân đã làm, trở theo các thần khác.
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.Ik zal Mij echter van hen afkeren wegens de zonden die zij doen door andere goden te aanbidden.
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.Io, in quel giorno, nasconderò il volto a causa di tutto il male che avranno fatto rivolgendosi ad altri dei
Başka ilahlara yönelmekle yaptıkları kötülük yüzünden o gün kesinlikle onlardan yüzümü çevireceğim.Já pak daleko skryji tvář svou v ten den pro všecko to zlé, kteréž páchal, jakž se obrátil k bohům cizím.