Ana içeriğe geç
Sözlük

körük ile cümle

körük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruanda'da 90'larda etnik nefreti körüklemekten en başta sorumlu olan iki radyo istasyonu vardı.W latach 90-tych były tam dwie stacje radiowe, które w dużej mierze podsycały nienawiść na tle etnicznym.
Ruanda'da 90'larda etnik nefreti körüklemekten en başta sorumlu olan iki radyo istasyonu vardı.Где в 90-ых было две радиостанции в первую очередь ответственных за разжигание этнической ненависти.
Ruanda'da 90'larda etnik nefreti körüklemekten en başta sorumlu olan iki radyo istasyonu vardı.בשנות ה-90 היו שם שתי תחנות רדיו והן שדאגו לפמפם את השנאה האתנית מלכתחילה.
Ruanda'da 90'larda etnik nefreti körüklemekten en başta sorumlu olan iki radyo istasyonu vardı.حيث كان في التسعينات فقط محطتي راديو كانتا مسئولتان من تزويد الكثير من إذكاء الكراهية العرقية في المقام الأول.
Ruanda'da 90'larda etnik nefreti körüklemekten en başta sorumlu olan iki radyo istasyonu vardı.民族間の憎しみに 拍車をかけた原因なんですから インターネットに話を戻しますと
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Cela a déjà alimenté les conflits au Tchad et au Darfour.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Deja au fost conflicte în Ciad și Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Dies sorgte bereits für Konflikte im Tschad und in Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Hal itu telah mendorong terjadinya konflik di Chad dan Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Het heeft al conflicten aangewakkerd in Tsjaad en Darfoer.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Já despoletou conflitos no Chade e em Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.이미 챠드와 다르푸르에는 충돌이 격화되고 있어요.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Nó đã nhem nhóm những cuộc xung đột ở Chad và Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Questo ha già alimentato conflitti in Chad e Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Takéto konflikty už vznikli v Čade a Darfure.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Ya hay conflictos en Chad y Darfur.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Zaogniło to już sytuację w Czadzie i Darfurze.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Υπάρχουν ήδη συγκρούσεις στο Τσαντ και το Νταρφούρ.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Вече има конфликти в Чад и Дарфур.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Такие конфликты уже разгораются в Чаде и Дарфуре.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.Це вже розпалило конфлікти в Чаді та Дарфурі.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.זה כבר הזין סיכסוכים בצ'אד ובדרפור.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.هنالك حاليًا خلافات في هذه القضايا في التشاد ودارفور.
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.望まずとも 準備できていなくとも これが私たちの未来なのです
Ve bu bir körüklü otobüs.A tu jest bardzo sprytny autobus.
Ve bu bir körüklü otobüs.Ceci est un bus articulé.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.Das ist ein zwei-gelenkiger Bus.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.Dit is een dubbelgelede bus.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.E questo e' un autobus snodato, doppiamente snodato.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü. Evime çok yaklaştık.Tohle je dvoukloubový autobus jen nedaleko od mého domu.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.Và đây là xe buýt có khớp nới, loại đôi.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.זהו אוטובוס מפרקי. דו-מפרקי.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.وهذا هو حافلة الأكورديون. الأكورديون المزدوج.
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü.近くに私の家があるので
Ve bu bir körüklü otobüs.Ez egy csuklós busz.
Ve bu bir körüklü otobüs.Iar aici este un autobuz articulat.
Ve bu bir körüklü otobüs.Y este es un autobús articulado.
Ve bu bir körüklü otobüs.Να ένα αρθρωτό λεωφορείο.
Ve bu bir körüklü otobüs.Вот, например, сочленённый автобус.
Ve bu bir körüklü otobüs.І це — автобус із "гармошкою".
Ve bu bir körüklü otobüs.Това е съчленен автобус.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.Było to rodzajem emocjonalnego paliwa dla wydania rezolucji tonkińskiej.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.E assim isto deu o combustível emocional para passar a Resolução Golfo de Tonkin .
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.En dit gaf min of meer de emotionele brandstof om de Golf van Tonkin Resolutie aan te nemen.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.Esto dio el impulso emocional necesario para aprobar la Resolución del Golfo de Tonkin.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.E tutto ciò diede la spinta emozionale per far approvare la Risoluzione del Golfo di Tonkin.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.이 소식은 결국 미국에 감정적 폭발을 일으켰고 결국에는 통킹만 결의를 채택하게 됨에 이른다.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.La stratégie choisie s'appelait "Containment" Cette stratégie a été conçue afin de limiter ou d'empêcher
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.Toto rozjítřilo emoce a byla vydána Tonkinská rezoluce.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.Và vì vậy, điều này là nguyên nhân thông qua Nghị quyết Vịnh Bắc Bộ.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.Така емоційна реакція дала привід для прийняття Тонкінської резолюції.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.トンキン湾決議を渡す。 だからこれらの噂の事件
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.A toto všechno velmi pomohlo hladkému a předvídatelnému růstu produktivity.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.A wszystko to napędza przyrost produktywności, który jest gładki i przewidywalny.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.En dat alles was de brandstof voor... een zeer gelijkmatige en voorspelbare verhoging van productiviteit.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.És mindezt egy növekvő, nagyon sima és kiszámítható eredményesség tette lehetővé.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.Et tout ceci a nourri une augmentation, très régulière et prédictible, de la productivité.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.그리고 이 모든 것들의 생산성은 아주 완만하고 예측 가능한 속도로 증가하고 있습니다.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.Og alt det har drevet og forøget produktiviteten meget glidende og forudsigeligt.
Ve bütün bunlar, üretkenliğin düzgün ve öngörülebilir şekilde artışını körükledi.Semua ini telah mendorong peningkatan, sangat halus dan bisa diperhitungkan, produktivitas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod