köprü ile cümle

köprü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Köy adını, mahallede bulunan 5 tane köprüden almıştır.خصص لهم البطالمة حيّان من أحياء المدينة الخمسة.
Köprülü Beldesinden 2014 yılında ayrılmıştır.ورُفع حجر السفر عنه في فيفري 2014.
Bu fotoğrafta binalar, ağaçlar, bir köprü ve onun üzerinden giden araba ve insanlar olsun.تجنب الوقوف قرب مبنى أو شجرة أو جسر أو نفق.
Londra Köprüsü'nün kuzey bitimindeki Londra Kulesi'nde 500 ila 600 ton arasında barut saklanıyordu.كذلك احتوى برج لندن، القائم على الطرف الشمالي لجسر البرج، على خمسة أو ستة أطنان من البارود.
Üçüncü köprü, eski Galata köprüsüydü, bu da 1936'da çöktü.أحدهما هو جسر الإسكندر الثالث، الذي ربط الضفة اليسرى بموقع معرض عام 1900.
San Diego şehir merkezinin tam karşısında bulunur ve Coronado köprüsü ile bağlanır.ويربط سان دييغو بمدينة كورونادو بواسطة جسر كورونادو.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .مجموعة من الجنود قد تتواجد على الجسر.
Dört orijinal köprü kuruldu.تم إنشاء أربعة مفاصل Nodes.
Ancak 1859 yılında köprü yeni bir demiryolu köprüsü ile değiştirilmiştir.1830 - جسر أحمر أعيد بناؤها.
Arada bir köprü bulunmaktadır.فأحياناً تحصل على النجمِ .
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.كان تصميم الجسر موضوع مسابقة تم تنظيمها في عام 1996 من قبل مجلس ساوث ومسابقات الريبا.
Çankırıkapı Köprüsü; Ankara'da bulunan tarihi bir köprüdür.القنطرة المرادية، جسر تاريخي في تونس.
Taş köprünün de kervansaray ile aynı yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir.ويستخدم الدب الوكر نفسه الذي كان يستخدمه في السنوات السابقة.
Köprünün yakın çekimi.مقربة من لواء المنتظر.
Meydan, Vaclav Meydanı ile Karl Köprüsü'nün arasında yer almaktadır.تقع الساحة بين ساحة فاتسلاف وجسر تشارلز.
1980'li ve 1990'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde köprü yapımı çok yaygınlaştı.في 1980 و 1990 لاحظ خبراء القهوة تقدماً كبيراً.
Köprü, Kureyşi Deresi üzerinde yer alır. ^يقع الجسر على وادي الصرار.
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.شعر القبطان سميث بالتصادم في حجرته وذهب على الفور إلى الجسر.
Yeşilöz, Erzurum ilinin Köprüköy ilçesine bağlı bir mahalledir.أنشأ من ماله الخاص, جسراً على النهر الكبير.
Bazı insanlar klasik fizik ve din arasında bir köprü kurar.مجموعة من الشعراء الذين كانوا يمثلون جسرًا بين الكلاسيكية والرومانسية.
Köprünün diğer tarafını yeni, büyüyen bir evren almaya başlar.جسر يابسة إلى العالم الجديد.
Köprü, 1881-1912 yılları arasında Yunanistan Krallığı ve Osmanlı Devleti'nin sınırını oluşturdu.كان النهر يشكل منذ سنة 1882 م الحدود بين الامبراطورية الروسية وإيران.
Bu köprü iki yıl önce yapıldı.بُني هذا الجسر منذ عامين.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.(Quando fala algo que não agrada aos outros) Quando lhe perguntam: O que te importa?"
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.A ponte reparada possibilitou o avanço das forças japonesas e seus trens blindados.
Köprünün inşası altı yıldan biraz fazla sürdü ve herhangi bir kaza olmaksızın gerçekleştirildi.A construção da ponte teve pouco mais de seis anos e foi realizada sem nenhum acidente.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Entanto, em 2005 e 2006, houve um rápido aumento do volume de tráfego sobre a ponte.
Platform ("pons" köprü "olarak adlandırılır) su üzerinde inşa edilmiş olabilir.A estrutura (designada por pons, "ponte") poderá ter sido construída por cima de água.
Not: Bir köprünün toplam uzunluğunu ölçmenin standart bir yolu yoktur.Nota: Não há uma maneira padronizada de medir o comprimento total de uma ponte.
Xupu Köprüsü 1996 yılında açılmıştır.A Xupu Bridge foi aberta em 1996.
Merkezde bir Çin kulesi bulunur, kuledeki bir köprü labirentten çıkışı sağlar.Inclui uma torre chinesa no centro e uma ponte partindo da torre provem a saída do labirinto.
Bu kategorideki diğer galaksilerin pek çoğu da bir köprü ile birbirlerine bağlıdırlar.Muitas das outras galáxias nesta categoria estão também ligadas por pontes.
Üzerinde şehirlerin kurulduğu bu adalar yaklaşık 400 köprü ile birbirine bağlanır.As ilhas em que a cidade é construída são ligadas por cerca de 400 pontes.
Köprüyü yeniden inşa etmek için bir proje hazırlandı ve 23 Temmuz 2004'te yeni köprü hizmete girdi.Logo depois, um projeto foi feito a fim de reconstruí-la, sendo a ponte reaberta em 23 de julho de 2004.
Yetkililer, Franklin Köprüsü Sokağı'ndaki Narrows çekimeri için dar geçitleri kapatmayı kâbul etti.As autoridades concordaram em levantar a Franklin Street Bridge para a cena onde o Narrows é fechado.
Türkiye'de Diyarbakır'da bir köprü o zamanlardan beri hâlâ ayaktadır..Uma ponte em Diarbaquir, Turquia, ainda está lá desde o período de uso da estrada.
Bu köprüler galaksi etkileşiminin erken evrelerinde meydana gelirler.Estas pontes formam-se cedo, durante as interações galácticas.
Tatara Köprüsü aslen 1973 yılında bir asma köprü olarak planlandı.A ponte Tatara foi originalmente planejada como uma ponte pênsil em 1973.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Algumas pontes são medidas desde o início da rampa de entrada até ao fim da saída.
Daha sonra köprü aynı gün araç trafiğine açıldı.A ponte foi aberta ao tráfego mais tarde nesse dia.
Loire modern bir taş köprü ile demir demiryolu köprüsüyle geçilmiştir.O Loire pode ser cruzado através de uma moderna ponte de pedra ou por uma ponte ferroviária de ferro.
Yapılmış olsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı.Após concluída, está será a mais longa ponte estaiada do mundo.
Nehrin üstünde bir köprü vardı ve Bizanslar hemen karşıya geçtiler.Uma ponte atravessava-o, e os bizantinos imediatamente a atravessaram.
Sirmium yakınlarındaki Sava nehri boyunca bulunan Avar köprülerinin durumu kötüleşti, Avar baskısı azaltı.Porém, conforme as pontes avares sobre o rio Sava perto de Sirmio se deterioravam, a pressão diminuiu.
Pegasus Heykeli KöprüsüLista de estrelas da constelação de Pegasus
Köprü Fransız-Avusturyalı mimar Dietmar Feichtinger tarafından tasarlanmıştır.A ponte é uma obra do arquiteto franco-austríaco Dietmar Feichtinger.
Köprünün inşaatına 2008 yılında başlanmıştır.A ponte começou a ser construída em 2008.
Köprünün yeni inşasının taş olarak yapılması düşüncesi ilk defa 1503 yılında önerildi.A ideia de uma reconstrução em pedra foi pela primeira vez proposta em 1503.
Pazar ile bağlantısı sonunda köprünün isminin değişmesine yol açtı.A relação da ponte com o mercado finalmente produziu a troca de nome desta.
Pudong, birçok tünel ve dört büyük köprü ile Puxi'ye bağlanmaktadır.Pudong é conectado a Puxi por alguns túneis e cinco grandes pontes.
14 Aralık 2004 günü açılış töreni gerçekleşen köprü iki gün sonra araç trafiğine açıldı.Foi inaugurada em 14 de dezembro de 2004 e aberta ao tráfego dois dias depois.
Köprünün 890 metre merkez açıklığı vardır.A ponte tem um vão central de 890 metros.
Queqiao (鵲橋), Saman Yolu üzerine kuşlar tarafından kurulmuş köprü.Que Qiao (鵲橋) — A ponte formada por pássaros ao longo da Via Láctea.
'Çok kısa sürede çok güzel köprü yapmışsınız' diyor.Foi chamado de "Uma curta-metragem muito fino".
Şimdi üçüncü köprüye karşı çıkıyorlar.Atualmente, defende a Ponte Preta.
Sözgelimi bir hendek üstüne yerleştirilmiş bir tahta, yalın bir kiriş köprü oluşturur.O tapete sobre o qual deslizam as bolas, feito de pano (baeta), cobre uma lâmina de xisto.
Hashi Japonca'da köprü anlamındadır.O fato é que brig em escocês significa ponte.
Albümün kapak resmindeki köprü İngiltere/Bath'te Prior Parka'tadır.A ponte retratada na capa do álbum é uma ponte palladina, localizada no Prior Park, em Bath, Inglaterra.
Sis altında köprü.A porta sob a neve.
Anıt, Vardar nehri'nin batı yakasında, Taş Köprü'nün hemen kuzeyinde yer alır.O monumento fica ao norte da Ponte de Pedra, na margem oeste do rio Vardar.
İlgili Sayfalar