köprü ile cümle

köprü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonraki on bir yıl içerisinde köprü düzeltildi ve 1959'da herhangi bir tam kullanışlı haline getirildi.Le phare actuel a été mis en service en 1909.Il a été électrifié en 1950 et totalement automatisé en 1965.
Yani köprü asma değil, germe bir köprü oluyordu.Ce n'est pas un pont suspendu mais un pont en console.
Pik saatlerde köprülerde sık sık tıkanmalar oluşmaktadır.L'usage de moulins sur les ponts était, alors, très fréquent.
Rialto Köprüsü (İtalyanca: Ponte di Rialto), Venedik, İtalya'da Büyük Kanal üzerindeki dört köprüden biridir.Le pont du Rialto est le plus célèbre des quatre ponts sur le Grand Canal de Venise.
Galata Köprüsü ile ilgili taslakları bu defterde yer almaktadır.Les légendes du marais de Briouze s'attachent à cet endroit.
Yapılmış olsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı.Il fut décrit comme le plus long pont suspendu au monde.
Güney bölümünden geçen Kasr al-Nil Sokağı'yla da Nil Nehri'ni kesen Kasr al-Nil Köprüsü'ne bağlanır.La voie Qasr al-Nil traverse la place dans sa partie sud, vers le pont Qasr al-Nil sur le Nil.
Köprüler genelde metalden yapılır.Un coupe-ongles est fait généralement de métal.
"Kantara" sözcüğü Arapça "köprü" anlamına gelmektedir.Alcantara signifie « Le pont » en arabe.
Bu köprünün maliyeti ise 1 milyar Amerikan dolarıdır.Le coût total du pont s'élève alors à environ 1 000 dollars américains.
Köprü, çevresindeki kente adını da verdi.Le pont qui donna le nom à la ville.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Toutefois, Brunel est peut-être encore plus connu pour son vertigineux pont suspendu de Clifton à Bristol.
Dört orijinal köprü kuruldu.Quatre Prototypes sont construits.
Üçüncüsü 3. köprüdür.Article détaillé : Third bridge.
Fakat bu çekilme sırasında köprü tahrip oldu.À ce stade, le pont explosa.
Bunun tanınmış örneği 1894'ten kalan Londra'daki Tower Köprüsü'dür.Sa société a été une de celles qui ont construit le Tower Bridge de Londres, entre 1887 et 1894.
Ayrıca bu köprüler modern köprülerdir.Les ponts corses étaient des ponts muletiers.
O köprü uzun değil.Aquel puente no es largo.
Onlar bir köprü yaptılar.Ellos construyeron un puente.
Bu köprü ahşaptan yapılmıştır.Este puente está hecho de madera.
Gemi köprünün altından geçti.El barco pasó bajo el puente.
Bu köprü güvenli görünüyor.Este puente parece seguro.
Onun evi köprünün diğer tarafında.Su casa está al otro lado del puente.
Bu şehirde birçok köprü vardır.Hay muchos puentes en esta ciudad.
Köprüde duran adamı tanıyor musunuz?¿Conoce usted al hombre que está allí en el puente?
Otobüs köprünün yakınında durdu.El autobús paró cerca del puente.
Tony, bir nehir ve eski bir köprü görebiliyordu.Tony podía ver un río y un puente viejo.
İki köprü vardı.Había dos puentes.
Köprüye kadar seninle gideceğim.Iré contigo hasta el puente.
Sami köprüden atlamak istedi.Sami quería saltar desde el puente.
Bütün ruhlar bu Köprü'den ölümden sonra geçmek zorundadır.Todas las almas deben cruzar el puente después de la muerte.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.El puente reparado hizo posible el avance de las fuerzas japonesas y sus trenes blindados.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.Las casas en el puente de Londres se estaban quemando.
Bütün köprüler Almanlar tarafından tahrip edilmiştir.Todos los puentes fueron destruidos por los alemanes.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.En 2005 y 2006 se vio un gran incremento del volumen de tráfico en el puente.
Pudong, birçok tünel ve dört büyük köprü ile Puxi'ye bağlanmaktadır.Pudóng está conectado con Puxi por varios túneles y cuatro grandes puentes.
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.El puente de San Juanico conecta las dos islas.
1907 - Québec köprüsü inşası sırasında çöktü: 75 işçi öldü.1907: en Canadá colapsa el puente de Quebec; mueren 75 obreros.
Köprünün tahmin edilen maaliyeti 65,450 İsveç kronu olacaktı.Los costes estimados fueron de 65 450 coronas suecas.
Bu kategorideki diğer galaksilerin pek çoğu da bir köprü ile birbirlerine bağlıdırlar.Muchas otras galaxias de esta categoría están también conectadas por puentes.
Daha sonra köprü aynı gün araç trafiğine açıldı.El puente fue abierto al tráfico ese mismo día.
Köprü Fransız-Avusturyalı mimar Dietmar Feichtinger tarafından tasarlanmıştır.El puente es obra del arquitecto franco-austríaco Dietmar Feichtinger.
Köprünün inşaat maliyeti 15,1 milyon ABD Dolardır ve yapımında yaklaşık 27 kişi ölmüştür .En su construcción se gastaron 15,1 millones de dólares y murieron 27 personas.
1994 yılına kadar el ile açılıp kapanan köprü, artık otomatik olarak açılıp kapanmaktadır.Hasta 1994 el puente se abría a mano, pero actualmente es abierto de forma automática.
Pazar ile bağlantısı sonunda köprünün isminin değişmesine yol açtı.La relación del puente con el mercado finalmente produjo el cambio de denominación.
Rameswaram Adası, Hindistan anakarasına Pamban Köprüsü vasıtasıyla bağlanır.La isla de Rameswaram se encuentra conectada al subcontinente indio mediante el puente de Pamban.
Katı halde kristal SnCl2, gösterildiği gibi formları zincirleri klorür köprüleri ile zincirler oluşturur.En estado sólido, el cristal SnCl2 forma cadenas conectadas mediante puentes cloruro tal como se muestra.
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.El diseño del puente fue elegido por concurso, en 1996 por el concilio de Southwark.
Köprünün yeni inşasının taş olarak yapılması düşüncesi ilk defa 1503 yılında önerildi.La idea de una reconstrucción en piedra fue por primera vez propuesta en 1503.
Bu köprüler galaksi etkileşiminin erken evrelerinde meydana gelirler.Estos puentes se forman al principio de la interacción galáctica.
1870 - Brooklyn Köprüsü'nün yapımına başlandı.1870: en Nueva York, empieza la construcción del Puente de Brooklyn.
10 senelik bir çalışmanın sonucu köprünün inşaasına başlandı.Se tardó sólo diez días en construir este puente.
Birmanya Karayolu, üzerindeki Huiting Köprüsü'nden geçer.Área por donde pasará el puente Nanay.
Sis altında köprü.Vista bajo el puente.
Jeffries aynı zamanda Atılgan'ın köprü dizaynı da gerçekleştirdi.Jefferies también diseñó el puente principal del Enterprise.
Bu köprülerden ilki 1991 yılında açılan Nanpu Köprüsü ve 1993 yılında açılan Yangpu Köprüsü idi.Los primeros en construirse fueron el Puente Nanpu en 1991 y el Yangpu en 1993.
Alay topçusu, köprüyü havaya uçurmuştur.Uno de los cañonazos destruyó el puente.
Jenny filmde Forrest’a; “Köprüden atlarsam, uçabilir miyim?” diye soruyor ve sürekli uzaklara seyahat ediyor.En la película llega tan lejos como para decirle a Forrest: «¿si saltara de un puente, podría volar?».
Yapılmış olsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı.Cuando se terminó, era el puente de madera más largo del mundo.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.La construcción de los otros tres puentes ya se ha completado.
İlgili Sayfalar