köprü ile cümle
köprü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu lastiğin eskimesiyle sülfür köprüleri yerine oksijen köprüleri alır.Bei diesen ist die Sauerstoffbrücke durch eine Schwefelbrücke ersetzt.
Eski adı Ergene Köprüsü idi.Zuvor hieß die Brücke Lange Brücke.
1925 - Türkiye'de ilk betonarme köprü, Menderes Nehri üzerinde yapıldı.1930 wurde die erste Betonbrücke über die Donau gebaut.
Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurdu ve birçok köyü yaktı.Sie sprengten Brücken, verminten Straßen und brannten Dörfer und Städte nieder.
Buraya batı tarafından bir zikzag köprü ile, doğu tarafından bir kemer köprü ile ulaşılır.Von Westen her wird sie von einer Zickzackbrücke, von Osten von einer Rundbogenbrücke erschlossen.
Bayramören Köprüsü, restore edilmiştir ve hala kullanılmaktadır.Die Brücke ist noch erhalten und wurde restauriert.
Köprü, feribot ulaşımını ortadan kaldırmıştır. ^ Şablon:Structurae.In: Structurae Swakop River Bridge. structurae.
Bu köprü 1879'da yeniden restore edilmiştir.Diese Brücke wurde im Jahre 1871 erneuert.
Birkaç cadde ve köprü sürüklenmiştir.Mehrere Straße und Brücken auf der Insel wurden beschädigt.
Drina Köprüsü yapılınca ticari faaliyetler burada hızlanmış.Im Zuge der Kriegsvorbereitungen wurden die Dreyse-Werke ausgebaut.
Çatışmaların sonunda köprü Kızıl Ordu birliklerinin kontrolüne geçti.Nach Kriegsende wurde die Kaserne von der Roten Armee übernommen.
San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü’nü inşa eden mühendisler tarafından yapılmıştır.Er befasst sich mit Selbstmordsprüngen von der Golden Gate Bridge in San Francisco.
Sonuçta ırmağın batı kıyılarında birkaç köprübaşı sağlandı.Später gelangten über diese Brücke tausende Kriegsgefangene Richtung Westen.
Uçaktaki 74 ve köprüdeki 4 kişi hayatını kaybetti.Die restlichen 74 Insassen des Flugzeugs kamen ebenso ums Leben wie 4 Insassen von Fahrzeugen auf der Brücke.
Finale çıkmayı başaramayınca rolü gereği köprüden atlamaya çalıştı.Als sie ihn zur Rede stellen wollte, hatte er sie von der Brücke gestoßen.
Limmat nehrinin batı yakasında bulunur ve Quaibrücke köprüsü ile Bellevue'ye bağlanır.Er liegt auf der westlichen Limmatseite gegenüber dem Bellevue, mit dem er durch die Quaibrücke verbunden ist.
Alay Geçici Köprülü Müfrezesi komutanlığına atandı.Regiment übernahm temporär die Führung des Bataillons.
Fakat 7 Mart'ta Remagen yakınında Ludendorff Köprüsü sağlam olarak ele geçirilince iş değişir.Am 7. März gelang es einem US-Trupp, die Ludendorff-Brücke bei Remagen fast unversehrt zu erobern.
O tarihten beri, birçok köprü bu şekilde inşa edilmiştir.Eine Vielzahl von Brikettfabriken wurde in dieser Zeit errichtet.
Köprü gövdesi Roma Çimentosundan (Opus Caementitium) yapılmıştı.Verbunden waren die Ziegel durch römischen Beton (Opus caementitium).
Osmanlı köprüleri hâlen kullanılmaya devam edilmektedir.Die zweigleisige Brücke wird nach wie vor benutzt.
Rüştü'nün kullandığı araba köprü korkuluklarına çarptı.Das Pferd der Braut stolpert jedoch, als sie über die Brücke reitet.
Çağlayan Köprüsü, Rize'nin Fındıklı ilçesinde bulunan bir kemer köprüdür.Ihr Zweck war, eine weitere Elbquerung neben der bestehenden Brücke bei Riesa verfügbar zu haben.
Asker kurulan köprüden karşı yakaya geçmeğe başladı.Ein Offizier begann, Bohlen der Brücke abzureißen.
Köprünün maliyeti 1,2 milyar dolar olmuştur.Die Kosten der Brücke betragen 13,2 Millionen Euro.
Bu köprü de ulaşıma açıktır.Die Brücke ist noch immer befahrbar.
Birincisi, köprü inşaatının çökmesi birçok personelin ölümüne yolaçtı.Besonders das Überschreiten der Brücke kostete daher viele Tote.
Bu dördüncü köprüye Atatürk Köprüsü de denir.Die Brücke wird auch als Laredo International Bridge 4 bezeichnet.
Ayrıca 1995 yılında Acıçay üzerine geniş bir köprü yapılmıştır.Im Jahr 2015 begannen umfangreiche Sanierungsarbeiten an der Brücke.
Hatta bir asma köprüye bile manzaram var."Zudem existiert eine Brücke zur Deichverteidigung.
Yol köprünün altından da geçebilir.Die Strecke konnte dann bis zur Brücke über die Lue befahren werden.
Çok verimli bir araştırmacı olan Köprülü, ardında 1500'den fazla kitap ve makale bırakmıştır.Der äußerst produktive Gelehrte veröffentlichte mehr als 1400 Bücher und Aufsätze.
Köprübaşı, Sakarya ilinin Geyve ilçesine bağlı bir mahalledir.Eine Brücke verbindet den Struck mit dem Festland.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Sie wollen die errichtete Brücke nun für ihre Zwecke nutzen.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.1988 wurde fünf Kilometer nördlich der Brücke eine zweite Brücke namens Fatih-Sultan-Mehmet-Brücke eröffnet.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.In den Jahren 2005 und 2006 wurde die Brücke von Grund auf saniert.
Lujnetski Metro Köprüsü bölgeye çok uzak değildir.Auch die Bahnstation Nebikon ist nicht viel weiter entfernt.
Çelik o yıllarda köprü yapımında kullanılıyordu.Diese Herstellungsart wurde anfangs bei Stahlbrücken verwendet.
Ismi bu kopruye hücum edip eline geciren ve Alman hücumlarına karsi savunan Ingiliz komutani anisinadir.Sie sind diejenigen, die hinter Gittern und Stacheldraht zur Ehre des deutschen Namens starben und verdarben.
Söylendiğine göre bu köprü Pers Kralı Xerxes'in Çanakkale Boğazı'nı geçtiği köprüye rakipti.Danach segelte sie zum Hellespont, um die dort von Xerxes errichtete Brücke zu zerstören.
Köprü 1912 yılında yıkılmıştır.Die Brücke wurde 1912 fertiggestellt.
Bu köprünün asma bağları Clifton Asma Köprüsü'nü tamamlamak için kullanılmıştır.Die Hängeketten wurden bei der Clifton Suspension Bridge wiederverwendet.
Köprü, çelik tel kablolar ile oluşturulmuştur.Die Verspannung erfolgte durch Stahlkabel.
Ancak daha sonra köprünün 2015'in ilk yarısında hizmete gireceği duyuruldu.Die öffentliche Auflage für die neue Brücke wird voraussichtlich im Frühling 2015 erfolgen.
Zürih-Brunau'da nehir köprülerin ve Sihlhochstrasse adındaki otobanın altında kalır ve yukardan görünmez.In Zürich-Brunau legt sich über den Flusslauf auf Brücken eine Stadtautobahn, die Sihlhochstrasse.
Çamur çığı (lahar), bir dizi ev, tarımsal alan ve köprüleri harap eder.Die Schlammlawine zerstörte eine Reihe Häuser, landwirtschaftliche Flächen und Brücken.
Köprünün diğer tarafını yeni, büyüyen bir evren almaya başlar.Vor der Brücke entstand ein neuer, breiter Aufbau.
Köprü geceleri özel olarak aydınlatılır.Nachts wird die Brücke indirekt beleuchtet.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.Die Tana wird von zwei Brücken überspannt.
Hasankeyf ve yeni köprü.Alter Adel und Briefadel.
Köprü dubalar üzerine tahtadan yapılmıştır ve üzerinde tahtadan bir çatı bulunur.Der Überbau der Brücke ist aus Holz und weist einen Fahrstreifen auf.
Saat 21.40'ta karadan bir Piyade Taburu bölgeye geldi ve köprü ele geçirildi.Um 21:00 Uhr kam der Kapitän auf die Brücke, der Rudergänger wurde abgelöst.
Oluk köprü 2. yüzyıl ait olduğu düşünülen Roma yapısıdır.Die denkmalgeschützte romanische Brücke stammt aus dem 12. Jahrhundert.
Köprü, çevresindeki kente adını da verdi.Es zeigt die Innbrücke, die der Stadt auch ihren Namen gab.
Sıkıştırma bağının bir köprüsü vardır.Der Treffpunkt ist eine Brücke.
Ancak 1859 yılında köprü yeni bir demiryolu köprüsü ile değiştirilmiştir.Im Jahre 1813 wurde die Zugbrücke durch eine Steinbrücke ersetzt.
Demokratik Cumhuriyet döneninde 1945 - 1990 yılları arasında "Georgi Dimitrov Köprüsü" olarak anıldı.Von 1949 bis 1990 trug sie den Namen Georgij-Dimitroff-Brücke.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Heute sind nur noch die renovierten westlichen Brücken in Betrieb.
Charlie onlarla birlikte kırlarda koşar ve eğlenir fakat aynı köprüye geldiğinde yeniden aşağı düşer.Stacey kann sich retten und läuft ziellos durch die Gegend, als sie wieder auf das große Festzelt trifft.
Daha sonra bir gece köprü yıkıldı.Am Abend schließlich fiel die Brücke.
İlgili Sayfalar