Ana içeriğe geç
Sözlük

kölelik ile cümle

kölelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi,"Wie Sklaverei und Apartheid ist Armut nicht naturgegeben.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."como la esclavitud y el apartheid, la pobreza no es natural.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.Han sade att precis som slaveri och Apartheid så är "fattigdom inte naturlig.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."노예제도나 차별처럼 빈곤은 자연현상이 아닙니다.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.Nelson Mandela vyhlásil, že, podobe ako otroctvo a apartheid, "Chudoba nie je prirodzenou vecou.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."Nghèo đói không tự sinh ra.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."כמו עוני ואפרטהייד, עוני הוא לא טבעי.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.هو من صنع الانسان و يمكن التغلب عليه و القضاء عليه
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.貧困を作り出すのは人間で 貧困に耐え ー
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aber zu der Zeit, da ihr Gott nicht erkanntet, dientet ihr denen, die von Natur nicht Götter sind.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aleć naonczas nie znając Boga, służyliście tym, którzy z przyrodzenia nie są bogowie.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale tehdáž, neměvše známosti Boha, sloužili jste těm, kteříž z přirození nejsou bohové.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale vtedy neznajúc Boha slúžili ste bohom, ktorí prírodou nie sú nimi.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ali takrat ste, seveda ne poznavajoč Boga, sužnjevali tistim, ki po naravi niso bogovi;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ámde akkor, mikor még nem ismertétek az Istent, azoknak szolgáltatok, a mik természet szerint nem istenek;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Autrefois, ne connaissant pas Dieu, vous serviez des dieux qui ne le sont pas de leur nature;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Dengang derimod, da I ikke kendte Gud, trællede I for de Guder, som af Natur ikke ere det.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Förut, innan I ännu känden Gud, voren I trälar under gudar som till sitt väsende icke voro gudar.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.그러나 너희가 그 때에는 하나님을 알지 못하여 본질상 하나님이 아닌 자들에게 종노릇하였더니
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ma un tempo, per la vostra ignoranza di Dio, eravate sottomessi a divinità, che in realtà non lo sono
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Men dengang da I ikke kjente Gud, trælet I under de guder som i virkeligheten ikke er guder;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Mutta silloin, kun ette tunteneet Jumalaa, te palvelitte jumalia, jotka luonnostaan eivät jumalia ole.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Odinioară, cînd nu cunoşteaţi pe Dumnezeu, eraţi robiţi celor ce din firea lor, nu sînt dumnezei.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Outrora, quando não conhecíeis a Deus, servíeis aos que por natureza não são deuses;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Toen u God nog niet kende, onderwierp u zich aan afgoden.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia , anh_em chẳng biết Ðức_Chúa_Trời chi hết , thì làm tôi các thần vốn không phải là thần .
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia, anh em chẳng biết Ðức Chúa Trời chi hết, thì làm tôi các thần vốn không phải là thần.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Αλλα τοτε μεν μη γνωριζοντες τον Θεον, εδουλευσατε εις τους μη φυσει οντας Θεους
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Но тогда, не знав Бога, вы служили богам ,которые в существе не боги.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Прочее, аз неприятел ли ви станах, понеже постъпвам вярно с вас?
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Тільки ж тодї, не знаючи Бога, служили ви тим, що не по природі були богами.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.הן לפנים באין דעת אלהים הייתם עבדים את אשר בעצמותם אינם אלהים׃
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.لكن حينئذ اذ كنتم لا تعرفون الله استعبدتم للذين ليسوا بالطبيعة آلهة.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從 前 你 們 不 認 識 神 的 時 候 、 是 給 那 些 本 來 不 是 神 的 作 奴 僕
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從前 你 們不認識 神 的 時候 、 是 給 那些 本 來 不 是 神 的 作 奴僕
Oda bizim aynı anda dehşete düşüren köleliktir.모두가 끔찍해하는 노예제입니다.
Oda bizim aynı anda dehşete düşüren köleliktir.שכולנו היינו אומרים שזה איום ונורא זאת העבדות.
Oda bizim aynı anda dehşete düşüren köleliktir.بامكاننا كلنا القول أنه مروع فهو العبودية.
Oda bizim aynı anda dehşete düşüren köleliktir.それは奴隷だと言うでしょう そして私たちは
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Éppen kezdtek kilábalni a rabszolgaság egy öröklődő formájából.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Estaban empezando a salir de un tipo de esclavitud hereditaria.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Hanno appena cominciato a venire fuori da una schiavitù ereditaria.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Họ đã bắt đầu thoát khỏi chế độ nô lệ cha truyền con nối.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Ils commencaient juste à sortir d'une forme d'esclavage héréditaire.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.대대로 이어진 노예제로부터 이제야 벗어나서
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Mereka baru mulai keluar dari perbudakan turun temurun.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Sie hatten begonnen, sich von der vererbten Sklaverei zu befreien.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Tocmai începuseră să iasă dintr-un fel de sclavie moștenită.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Ze was net uit een erfelijke vorm van slavernij gehaald.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Είχαν μόλις αρχίσει να βγαίνουν από μια κληρονομική μορφή της δουλείας.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Вони тільки-но почали виходити з циклу спадкового рабства.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Они только-только стали чувствовать себя свободными от наследственного вида рабства.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.Тъкмо бяха започнали да излизат от един унаследен вид робство.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.הם רק התחילו לצאת מסוג של עבדות תורשתית.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.هم للتو قد بدأوا في التخلص من أحد أنواع العبودية المتوارثة.
Onlar nesilden gelen kölelikten henüz çıktılar.少しずつ生活に明るさが見えていました
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Conheci-o num refúgio onde a <i>Free the Slaves</i> reabilita vítimas de escravatura.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ich traf ihn in einem Quartier, in dem Free the Slaves die Opfer der Sklaverei wieder eingliedert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ik ontmoette hem in een schuiloord waar 'Bevrijd de Slaven' slachtoffers van de slavernij rehabiliteert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Jeg mødte ham på et tilflugtssted hvor Free the Slaves rehabiliterer ofrer for slaveri.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod