1865 - ABD'de kölelik kaldırıldı.V roku 1865 bolo zrušené otroctvo v Spojených štátoch.
Common - Elam Ferguson, dünyada kendine bir yer bulmaya çalışan eski bir köle.Elam Ferguson (Common) - oslobodený otrok, ktorý si hľadá miesto vo svete.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Vtedy totiž bojovali aj otroci....
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.Pričinil sa o zrušenie obchodu s otrokmi v Spojenom kráľovstve.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Mohli vlastniť pôdu a tiež aj otrokov.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.V Rumunsku sa konečne začali rešpektovať ľudské práva a práva národnostných menšín.
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR.Vyhlasuje sa sloboda.
Elmina Kalesi Atlantik köle ticaretinde önemli bir rol oynayacaktır.Navyše Curaçao začal zohrávať kľúčové postavenie v atlantickom obchode s otrokmi.
Bir Zevk Kölesi için ayrıntılı bir eğitimdir.Rad Ľudovíta Štúra je slovenské vyznamenanie.
Kadın kölelere cariye denir.Naväzuje tému vzťahu k Robovi.
Stoacılar, bu yüzden köleliğe karşı çıkar.Vznikali aj hnutia, ktoré boli proti otroctvu.
Bunların 2.009.043'ü köledir.Z toho bolo 2 419 Slovákov.
Kent halkı da I. Darius'un komutanlarının açıklamalarına göre tümüyle köleleştirildi.Všetci obyvatelia boli vzatí do otroctva, tak ako to prikázal Dareios.
Belli başlı değişikilk köleliğin kaldırılmasıdır.Jedným z prvých reformných krokov bolo zrušenie dlžného otroctva.
Üçüncü Köle Savaşı Roma Cumhuriyeti'nin karşılaştığı büyük çaplı köle savaşlarından arasında yer alır.Toto povstanie je známe ako Tretia vojna otrokov, jedno z troch otrockých povstaní v Starovekom Ríme.
Bugünkü halkının kökleri bu Portekizli yerleşimcilere ve köle Afrikalılara dayanır.V tomto období tvorili obyvateľstvo Portugalci a africkí otroci.
Köle emeğine duyduğu gereksinme, bu kesimin köleliğin kaldırılmasına uzun süre direnmesinin nedeniydi.Dôvod bol tvrdý odpor ku zrušeniu otroctva.
1862 - ABD’de kölelik resmi olarak kalktı.Roku 1962 oficiálne zrušil otroctvo.
Eretria yerle bir edildi ve halkı köleleştirildi.Mesto bolo vyplienené a obyvatelia vzatí do otroctva.
Venedikli kölezamanda karşılaşırlar.Je napísaná v benátskom dialekte.
16. yüzyıl'da şehir, Portekiz'in en önemli köle ticareti merkezlerinden biriydi.V 16. storočí bolo Portugalsko jednou z najväčších koloniálnych ríš na svete.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Otrokár je osoba vlastniaca otroka/otrokov.
Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.Život otrokov bol v rukách ich majiteľov.
İnsanlar kendilerini köle olarak satabilirlerdi.V skutočnosti ju kupci predali do otroctva.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.V protest proti suženjstvu je prenehala nositi oblačila izdelana iz bombaža.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Prve enote so sestavljali vojni ujetniki in sužnji.
1769 yılında, son büyük bir Tatar saldırısı 20.000 Rus ve Ruthen köle yakalanmasıyla sonuçlandı.Z zadnjega velikega tatarskega pohoda leta 1769 so na Krim pripeljali 20.000 ruskih in rusinskih sužnjev.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.V Starem Egiptu so imeli tudi suženjstvo, katerega obseg in pomen nista povsem jasna.
Muhtemelen köleler daha çoktu.Možno je, da je bilo morilcev več.
Perde arkasındaki planları insanlığı köle yapmaktı.Na dnu družbene lestvice so bili sužnji.
Ayrıca savaş sırasında kölelerini çağırır.V boj so jih spremljali tudi njihovi sužnji.
Stoacılar, bu yüzden köleliğe karşı çıkar.Stoiki so odklanjali suženjstvo.
Pamuk tarımının gelişmesi, Güney eyaletlerinde köle talebinde büyük artışa sebep olmaktaydı.Na jugu ZDA je bila pridelava bombaža dolgo vezana na delo sužnjev.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Facete so robovi, ki jih označujemo z {2}.
Gladyatörlerin çoğu suçlular ya da köleler arasından yetişirdi.Večinoma so jih gradili kaznjenci ali sužnji.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Bili so vazali Oglejskega patriarha.
Evine dönmekte olan Kadı bir vazoyu kıran köleye dayak attırmaktadır.Tedaj se je namreč v njen dom zatekla pobegla sužnja.
Birçoğu tutsak düşerek Cezayir'e götürülmüş ve köle pazarlarında satılmıştır.Večina jih je na poti od lakote umrla, ali pa so jih prodali v suženjstvo.
Söylenildiğine göre bir köle kız kendini bin şekilde teşhir edebilir.Fantazij o hudobni mačehi se otrok lahko deloma zaveda.
Fiziksel bir şekli olmayan Büyük Zeka, insanları köle olarak kullanarak varlığını sürdürebilmektedir.Dedna nevrednost - onemogoči dedno sposobni fizični osebi, da bi dedovala.
Ev işlerini köleler yaparlardı.Najmanjšo so tvorili sužnji hospodarjev.
Veya köle olarak satar.Trgovali so s sužnji.
Kölelik anayasal olarak 1865 yılında kaldırıldı, kadınlara 1920 yılında oy hakkı verildi.Predstavniški dom se je širil v moči vse od leta 1890, leta 1925 so moški dobili volilno pravico.
Cinsel kölelik, kurum tarihi boyunca Osmanlı köle sisteminin merkezi bir parçasıydı.Suženjstvo je bilo del osmanske družbe.
Örneğin köleler, efendilerinin emirlerine hiç dikkate almadılar.Nekateri Jediji pa se uprejo ukazom svojih mojstrov.
Bu komut köleyi emniyette almak için kullanılır.Takšni detektorji se uporabljajo za varnost zaposlenih.
Genel İslâm ahlâkına uygun olarak, efendilerin kölelerine iyi muamele etmeleri gerekmekteydi.Da bi cariniki lahko pravnomočno uradovali v gospodarjevem imenu, so morali biti sužnji.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Šios pareigos yra panašios į Raktų Rūmų spikerio pareigas.
Yerli çocukların köleleştirilmesi de savaşı kışkırtan diğer bir sebeptir.Kita svarbi indėnų nykimo priežastis – karas.
Özgür kölelerden oluşturulmuş 20,000 kürekçili bir donanma inşa edildi.Buvo pastatyta nauja flotilė su 20 tūkst. irkluotojų, gautų išlaisvinus vergus.
Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti.Magelanas buvo nurodęs, kad malajų kalbos vertėjas atgautų laisvę.
1650 yılında Hollanda Avrupa'da köle ticaretinin merkezi haline geldi.Apie 1650 m. Olandija tapo svarbiausiu vergų pirkliu Europoje.
Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi.Linkolnas atvirai pasisakė prieš vergijos plitimą Jungtinėse Amerikos Valstijoje.
1834'te kölelik kaldırıldı.1834 m. įtvirtinta vergovė.
Adada yaşayan tüm yerli halk köle yapıldı.Visi kiti salos gyventojai buvo vergai.
Bu köle askerler iki kışlada eğitim görürlerdi.Moksleivius į pamokas lydėdavo du vergai.
Köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı.Darbas juose taip pat tęsėsi 12 valandų per dieną, 6 dienas per savaitę.
Bu savaş Roma tarihindeki son köle ayaklanması olmuştur.Tai buvo paskutinis Romos pralaimėjimas šiame kare.
Fransa ise Martinique ve Guadeloupe’de köleliği tekrar tesis etmiştir.Prancūzija taip pat užvaldė Gvadelupę ir Martiniką bei Tortugą.
1619 - İlk Afrikalı köleler Jamestown, Virginia'ya getirildiler.1619 m. olandai pradėjo milžinišką vergų prekybą tarp Afrikos ir Virdžinijos.