ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR.Vi kræver frihed.
1794 - Fransa, tüm sömürgelerinde köleliği yasakladı.1794 - Den franske regering ophæver slaveriet i alle territorier under Frankrig.
1865 - ABD'de kölelik kaldırıldı.1863 - I USA ophæves slaveriet.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.I begyndelsen af 1865 godkendte Tennessee en tilføjelse til sin forfatning, som forbød slaveri.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.Slaver havde ingen magt eller status.
Kentin bütün erkekleri öldürüldü, kadın ve çocukları da köle olarak satıldı.Mændene blev hugget ned og kvinder og børn solgt som slaver.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Slaver blev også mærket på den måde.
Bunun yanında şehir, Batı Afrika'dan gelen köle gemilerinin varış limanıydı.Det var ligeledes omladeplads for slavehandlerne som sejlede fra Vestafrika.
1869 yılında John Stuart Mill The Subjection of Women (Kadınların Köleleştirilmesi) kitabını yayınlamıştır.John Stuart Mill, forfatter af "The Subjection of Women" (1869).
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Slaveejerne havde ikke lov til at slå eller dræbe deres slaver.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.En tredjedel af alle de slaver, som blev fragtet over Atlanten.
Kölesi olan kız, Liu, ona yardım etmeleri için çığlıklarla bağırmaya başlar.Hans slavepige, Liù, råber om hjælp.
Örneğin bozguna uğrattığı kabilelerden birinin 53,000 mensubunu hemen köle olarak satmıştır.Efter et slag solgte han alle de 53.000 overlevende som slaver.
1888 - Brezilya'da kölelik kesin olarak kaldırıldı.1888 - Brasilien afskaffer slaveriet.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.En klan af Utub-stammen.
Tanrı Musa'ya İsrailoğullarını firavunun köleliğinden kurtarma görevi verir.Gud fortalte Moses, at han skal befri israelitterne fra slaveriet i Egypten.
869-883: Irak'ta siyah Afrikalı kölelerin zenci ayaklanması.869-883 De sorte slavers (Zanj) oprør bliver knust endegyldigt.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.I mellemtiden behandler han børnene som slaver.
M.Ö. 5. yüzyıla gelindiğinde köleler artık nüfusun üçte birini oluşturuyordu.Før 500 f.Kr. udgjorde slaverne en tredjedel af befolkningen i enkelte bystater.
Belli başlı değişikilk köleliğin kaldırılmasıdır.Den mest alvorlige ændring var sekulariseringen af rigsstifterne.
Ancak köle kullanımı başarılı olmadı ve 1635'te sona erdi.Den nye brug af slaver varede ikke længe, og slavehandel ophørte i 1636.
1723 yılına kadar kölelik önemli bir yer tutuyordu.Stedet havde et fattighus fra 1723.
Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi.Den afsluttede slaveriet og genskabte Unionen.
Şahısların yanında, şehir devletleri de kölelere sahipti.Bystaterne havde også deres slaver.
1834'te kölelik kaldırıldı.1838 blev slaveriet afskaffet.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Slavehandel blev formelt fordømt og forbudt.
Bir gladyatör olarak Spartacus'ün köleleştirilmesinden sorumludur.Et slaveoprør bryder ud i Italien under ledelse af gladiatoren Spartacus.
"Işıl Yücesoy: "Kim Ki Bir Köşebaşında Tiyatro Açmış, Kölesi Olurum!""."Min spirituelle leder (pir) og mester (mürşid), for hvem jeg forærer og ofrer mig selv!"
Capoeira 16.yüzyılda Brezilya'daki Angola köleleri tarafından geliştirilmiş dans, dövüş oyunu.Brasilien har den gamle kampsport capoeira, som udvikledes af brasilianske slaver i 1500-tallet.
Güneyli demokratlar kölelik yanlısıydılar.Det andet store nationalistiske problem var sydslaverne.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Han flyttede senere til Chile og sparket blev senere kaldt chilena.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.I 1633 kom de første slaver fra Afrika for at arbejde ved plantagerne.
Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un 1852 tarihli kölelik karşıtı romanı.1852 - Romanen Onkel Toms Hytte af Harriet Beecher Stowe udkommer.
Darüssade ağası Yusuf Ağa'nın kölesi idi.Dette var en skytsgudinde for den unge Horus.
ABD'nin güneyinde köleliğe dayanan tarım ekonomisi sona erdi.De organiserede amerikanske militære aktiviteter i syden faldt til jorden.
Köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı.I 1996 brugte 12 procent af danskerne internet i gennemsnit to timer om ugen.
M.Ö. 73-71 Büyük köle isyanını yöneten Spartacus, asi bir gladyatördü.Spartacus' gladiator-oprør i 73-71 f.Kr greb om sig og nærmede sig Rom.
Bu nedenle devlet Kölemenler Devleti olarak da bilinir.Dermed er provinshuset i Maastricht også kendt som Gouvernementet.
Kadınların tamamı köle de değil Gorda.Vi er ikke sexister, bitch!.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.I de øverste klassene var også slavene og trellene en del av husholdet.
1818'de, Vali Hudson Lowe kölelerin özgürlüğe kavuşması girişimini başlattı.I 1818 tok guvernør Hudson Lowe initiativet til frigjøring av slavene.
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1808 – Innførsel av slaver til USA blir forbudt.
Bir tahmin 1850'de 100.000 kölenin Yeraltı Demiryolu aracılığıyla kaçtığını belirtmektedir.En beregning har antydet at ved 1850 hadde 100 000 slaver unnsluppet via «jernbanen».
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.Slaver ble også brukt som håndverkere og handelsfolk.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaver var også tilstede i hjemmet.
Daha bilinen fermanlardan biri hasta kölelerin konumuyla ilgiliydi.En av de mer kjente ediktene omhandlet syke slavers rettigheter.
Ksenofon, erkek ile kadın kölelerin ayrı kalmalarını önermiştir.Xenofon ga råd om at mannlige og kvinnelige slaver skulle bli losjert separat.
Bazı durumlarda, Yunanlar kölelerin işgücüne başvurma yoluna giderlerdi.I noen tilfeller brukte grekerne slavearbeid.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Nå blir slavene for alvor slaver.
Ali Baba, kölesiyle oğlunu evlendirir ve hazineyi sır olarak tutar.Ali Baba lar slavekvinnen gifte seg med sin sønn og beholder hemmeligheten om rikdommene.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.Som i jordbruket ble de brukt til arbeid som oversteg kapasiteten til familien.
1794 - Fransa, tüm sömürgelerinde köleliği yasakladı.1794 – Fransk lovgivning forbyr all form for slaveri på fransk territorium.
Dahası bu riski almayıp kölelerini öldüren köle sahipleri cinayetle suçlanıyordu.Videre kunne slaveeiere som ikke ønsket å ta denne risikoen, men heller drepte slavene, tiltales for mord.
Antik Yunanistan'daki köleliğin akademik çalışması, önemli metodolojik problemlerle kuşatılmıştır.Studien av slaveri i antikkens Hellas byr på en rekke metodiske problemer.
Şirket, 1680’lerde yılda yaklaşık 5 bin köle taşıyordu.På 1680-tallet transporterte selskapet om lag 5 000 slaver i året.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.Det utgjorde kun noe mer enn 3 prosent av hele den atlantiske slavehandelen.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595: En lov blir vedtatt i Portugal som forbyr kjøp og salg av kinesiske slaver.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Slaveri var kjent i oldtidens Egypt, men graden og forekomsten er uklar.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Britannia var atraktivt for romerne på grunn av dets ressurser, og da spesielt i form av gruver og slaver.