Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Pochodził z plemienia Zapoteków.
Köle kız bir süre konuşamadı ama sonra tamamen iyileşti.Jeszcze tego samego dnia siostra poczuła się lepiej, a po kilku dniach wyzdrowiała całkowicie.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Ich podstawowym towarem byli niewolnicy.
İngilizler tarafından köle yerine konan aborjinler, parti tarafından önemsenmiş ve değer verilmiştir.Powitanie Polaków przez Francuzów było entuzjastyczne wręcz triumfalne.
Amerika’da 1. dalga kadın hareketleri, kölelik karşıtı hareketi çerçevesinde ortaya çıkmıştır.W Stanach Zjednoczonych pierwsza fala feminizmu przyjęła postać szerokiego ruchu społecznego.
İnsanlar kendilerini köle olarak satabilirlerdi.Individer kunde sälja sig själva som slavar.
Common - Elam Ferguson, dünyada kendine bir yer bulmaya çalışan eski bir köle.Common - Elam Ferguson, en nyligen befriad slav som försöker att hitta sin plats i världen.
Borçlarını ödeyemeyenler de köle olarak satılabilirdi.De som inte kunde betala såldes som slavar.
1865 - ABD'de kölelik kaldırıldı.1865 – Slaveriet avskaffas i USA.
Savaş sırasında 9.000 Lusitani öldürüldü ve 20.000 kişi Galya'da köle olarak satıldı.Senare säljs över 20.000 lusitaner som slavar i Gallien.
Claudia'nın, azledilmiş bir köle olan Boter'in kızı olduğuna inanıldığından Claudius kızı reddetmişti.Det var allmänt känt att Claudia egentligen var dotter till en frigiven slav vid namn Boter.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudius bestämde att slavar som tillfrisknade efter att ha utsatts för denna behandling skulle bli fria.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Slaveri förekom i det forntida Egypten, men det är oklart i vilken omfattning.
Diğer şehir sakinlerini köle olarak sattılar.Återigen såldes många av stadens invånare som slavar.
1839 - Küba açıklarında, bir köle gemisi olan Amistad'daki 53 köle ayaklandı.1839 gör 53 afrikanska slavar uppror och dödar de flesta i besättningen på slavskeppet Amistad.
1888 - Brezilya'da kölelik kesin olarak kaldırıldı.År 1888 upphävdes slaveriet i Brasilien.
Daha sonra Maryland'e tekrar dönerek ailesini de kölelikten kurtarmıştır.Maryam avled, och hennes son avled strax därefter av sina skador.
Beraberindekiler de öldürülür veya köle olarak satılmak üzere tutsak edilir.Många pirater tillfångatogs och dödades eller blev sålda som slavar.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.Kastrering av slavar förbjuds i Rom.
O zamanlarda Şapsığların meskeni vardı ve burada köle ticareti yapılıyordu.Arbetsbrist rådde, och man började därför föra en slavhandel.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Slaven arbetar inte för-sig.
İslamiyet köleliği yasaklamamıştır.Bullan förbjud nepotism.
Topumun %90,08'i kölelerin soyundan Afrika'dan nakledilen siyahidir.Majoriteten av invånarna (90,08 %) är svarta, ättlingar från slavtransporterna som gick från Afrika.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.I de rikaste hushållen kunde det nu finnas hundratals slavar.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.1861 – Livegenskapen avskaffas i Ryssland.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.Dessutom har smycken använts som valuta eller handelsvara.
Kıskanç ağabeyleri tarafından önce kuyuya atılmış, sonra Mısırlılara köle olarak satılmıştır.På grund av svartsjuka från hans bröder kom han att säljas som slav till Egypten.
ABD'deki köleliğe karşı tavır aldı.Händelsen hade betydelse för avskaffandet av slaveri i USA.
Anadolulu kadın tüccarların genellikle köle ticareti yaptıkları belgelerden anlaşılmaktadır.Ibland beskrivs hur gifta kvinnor insisterade på försäljning.
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.År 1808 förbjöds import av slavar.
Sultan'ın bir malî danışmanı kölelere vergi konulmasını savundu ve Sultan önce bu vergiyi uygun gördü.Paret sålde alkohol till sultanens slavar och levde ganska privilegierat vid hovet.
Avrupa'da İngiltere ve Fransa, köleliği kaldıran ilk ülkelerdir.Spanien och Frankrike var de första europeiska staterna som gjorde anspråk på området.
Kentin bütün erkekleri öldürüldü, kadın ve çocukları da köle olarak satıldı.Vid sitt intåg i staden lät han avrätta alla män och sälja kvinnor och barn som slavar.
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR.Tuktad till frihet.
Şirket asıl amacın yanı sıra mal ve köle ticaretiyle de uğraştı.Det var kompaniet som bedrev handeln med slavar och andra varor.
Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı.Jag är Herren, din Gud, som förde dig ut ur Egypten, ut ur slavlägret.
Buna rağmen 1864 yılında Maryland'da kölelik yasaklandı.Dessutom förbjöds slaveriet 1849.
Dağlara İsveççe Skanderna, Fjällen veya Kölen denilmektedir.I Sverige har ripan dialektalt kallats Skarerypa, Skarvrypa eller Fjellskarr.
Asgari ücret Açlık sınırı Yoksulluk sınırı KölelikBarnfattigdom Försäkring Ond cirkel Välfärdsstat Utanförskap
Örneğin, bir siyahí hadım edilmiş kölemenine "hükümdarlık sarayı vekilharcı (ustadar)" görevi verdi.Här anlade kungen troligtvis en av sina ”trelleborgar”, garnisonsläger.
Ele alınan konular Afrikalı köle ticaretinden mali küreselleşme dönemine kadar uzanmaktadır.Alla legaliserade den afrikanska slavhandeln.
Anakin Skywalker çocukken,Tatooine'de köle olduğu sırada C-3PO'yu yapar.När Anakin Skywalker var liten deltog han i ett podrace på Tatooine, där han vann mot Sebulba.
Kölelik kaldırılmış ve yeni anayasa ilan edilmiştir.Denne lovade återgång till demokrati och en ny författning utarbetades.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.De flyttade tillsammans till Ålesund men kort tid efter blev han lönnmördad av Milorg.
19. yüzyılda şehir önemli bir köle ticareti merkezi haline geldi.Under 1500-talet blev staden ett viktigt centrum för handel med linneväv.
Plantasyonlarında çalıştırmak üzere milyonlarca köle ithal ettiler.Вони завезли мільйони рабів для роботи на своїх плантаціях.
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.У відповідь Наполеон попросив султана прислати йому 2 000 міцних чорних рабів-воїнів у віці 16 років.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."Раби Мордору тікають від мене.
1777 - Vermont, ABD'nin köleliği kaldıran ilk bölgesi oldu.1777 — Вермонт став 1-м штатом, який скасував рабство.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.Звідти вони вели торгівлю рабами, золотом, ножами, намистами, дзеркалами, ромом та зброєю.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Діти рабів залишалися рабами.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.А непокірні ставали рабами.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Рабство було відоме в Стародавньому Єгипті, але ступінь і поширеність його застосування точно не встановлені.
Kölelik hristiyanlar arasında yasaklanmıştı.Євреям було заборонено жити серед християн.
“Bir köle olarak ayakta dur” dedi.Досить бути рабами!»
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR.Про свободу треба забути.
Elleriyle de sıkı sıkıya sarılıp, "Ne dersem, onu yapacaksın" diyerek, o insanı kölesi yapar.Батько лише махнув рукою і сказав: «Роби, Господи, що хочеш».
Köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı.Поліцейські працювали по 12 годин на день, 6 днів на тиждень.
Antik Roma'da azatlı köleler kendi kölelerine sahip olabilirlerdi.Гладіаторами у Стародавньому Римі могли бути й жінки.
Aslında gezegendeki toplam kadınların, küçük bir kısmı köle olarak kullanılıyor.Фактично все населення країни займалось рабською працею.