Ana içeriğe geç
Sözlük

köle ile cümle

köle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İspanyollar da, Karayipler'de Kızılderilileri köleliştirerek, kölelik rejimini sürdürdüler.Segundo Estrabão, escravos da Índia também utilizavam o limo.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Perante a lei romana, os escravos eram considerados propriedade e não tinham personalidade jurídica.
Daha sonra da Afrikalıların köleleştirilmesi ve zorla göçettirilmesi dönemi başladı.Começou-se, então, a ensaiar a entrada de escravos africanos.
James-Samuel ailesi savaşın çıkışıyla beraber kölelik yanlısı Konfederasyon saflarına dahil oldu.A família James-Samuel ficou do lado dos confederados.
Borçlarını ödeyemeyenler de köle olarak satılabilirdi.Aqueles que não poderiam pagar por sua liberdade, eram forçados a escravidão.
İslamiyet köleliği yasaklamamıştır.A constituição mexicana não admitia escravidão.
Savaşta esir edilmiş ve köle olarak satılmıştır.Ele foi finalmente levantado e vendido como sucata.
Elde edilen kadın kölelere cariye adı verilir.Sabe-se que peculium designa a posse concedida aos escravos.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Instintivamente reconhecendo que este é um lugar sagrado, ela reza.
Antik Roma'da azatlı köleler kendi kölelerine sahip olabilirlerdi.Senhores do Antigo Egito tinham obrigações quando possuíam escravos.
Oenomaus (Peter Mensah) — Ludus'un köle eğitmeni.Lúcifer, o Emissário do Demônio (地獄の使者!?
Sonra, yakalanmış ve Galbatorix'e götürülmüş ve Galbatorix onu kölesi yapmıştır.Em Eldest, ele é capturado pelos Gêmeos e levado a Galbatorix.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.Apesar desta derrota inicial, Crasso atacou Espártaco e derrotou-o, matando cerca de 6000 rebeldes.
Onun babasının bir kölesi olduğu için varisi olan kendinin de bir kölesi olduğunu bildirdi.Porém, a Suprema Corte decidiu que ele, como escravo, era propriedade.
Samiriler köleleştirildi.Os sobreviventes foram escravizados.
19 Haziran - ABD'de kölelik resmi olarak kaldırıldı.4 de julho: A escravidão é oficialmente abolida no estado de Nova Iorque.
Dolayısıyla gulamın, köleden farlı sosyal ve hukuki statüsü vardır.Atualmente, a pena tem um enquadramento legal e sociológico bastante diferente.
Sultan Salih Eyyub tarafından köle olarak satın alındı.Juan é comprado pela sultana Gulbeyaz, para servir de escravo.
Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı."Eu sou o SENHOR teu Deus que te tirou da terra do Egito, da casa da escravidão.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Uma criança nascida de escrava tornava-se também escrava.
Kabileler ya köleleştirildiler ya da tarlaları yakılarak topraklarını terk etmek zorunda bırakıldılar.As tribos foram massacradas ou expulsas e seus campos foram incendiados.
Zaman zaman zengin kesimin nüfuz göstergesi, yanında bulundurduğu köle sayısı olmaktaydı.O status social de um homem era medido em função do número de escravos que possuía.
Köl (Köleoğulları) mahalleninü de kölesine bağışlamıştır.Seu marido nutria pouco afeto por ela (a ponto de não assistir ao sepultamento).
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.1823 — Escravidão é abolida no Chile.
Bu da bir kadın için köleliğin gerçekten özgürlük olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor.Ainda se encontra em discussão se de facto Libertatia realmente existiu ou não.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Uma grande minoria grega, incluindo escravos e mercadores, coexistia com a maioria de língua latina.
Köle olarak kalmak daha kolaydır.Agora, pra mim é muito fácil ser ateu.
İspanyol müziği ile kölelerce Afrika'dan getirilen Afrika müziklerinin karışımından oluşur.A música colombiana é uma mistura da música africana levada pelos escravos e espanhóis.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.As inferiores são esverdeadas.
Avrupa'da İngiltere ve Fransa, köleliği kaldıran ilk ülkelerdir.A França e o Egito foram os primeiros países a exercer esta copresidência.
Kölesi efendisinin nerede olduğunu sordu.Perguntaram-lhe quem era o rei do local.
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .A partir do momento em que o Islão se iniciou, foi proibido a um muçulmano escravizar outro muçulmano.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Para a família pertencia também os escravos.
Ancak köle kullanımı başarılı olmadı ve 1635'te sona erdi.Os novos escravos começaram a hesitar, e em 1635, o uso de escravos acabou.
Esseniler köle sahibi olmazdı ve birbirlerine hizmet ederlerdi.Os colonos não eram servos, nem escravos e trabalhavam por conta própria.
1 Ağustos 1834'te Britanya İmparatorluğu içinde kölelik yasak edilmiştir.A escravidão foi finalmente abolida no Império Britânico em 1 de Agosto de 1834.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Os escravos executavam o labute.
Sonrasında ise bölge köle ticaretinde kullanıldı.Muitos desses mais tarde foram usados no comércio de escravos.
25:53 Onu köle gibi çalıştırma Lev.25:53 proíbe que se maltrate um escravo hebreu.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Os escravos que escapavam das plantações fugiam para as selvas, para viver com os indígenas.
Plantasyonlarında çalıştırmak üzere milyonlarca köle ithal ettiler.Os holandeses passaram a importar escravos para trabalhar nas plantações.
Brezilya, Atlantik ticaretinde yaklaşık 4.9 milyon köle aldı.Ao todo, entraram no Brasil aproximadamente quatro milhões de africanos na forma de escravos.
Kervana 12.000 köle eşlik ediyordu ve saf altını 500 kişi taşıyordu.Ia a naveta completamente carregada e levava 500.000 ducados em dinheiro.
İngiltere ise 1807’de köle ticaretini sona erdirmiş, 1833’de de sömürgelerdeki köleliği kaldırmıştır.Em 1807, a Grã-Bretanha proibiu o tráfico de escravos e, em 1833, proibiu a escravidão em suas colônias.
Profesyonel bir silahlı kuvvet olmayan köle ordusu artık dayanmanın sınırına gelmiştir.Em qualquer caso, os escravos rebeldes não constituíam um exército profissional e chegaram ao seu limite.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Foi um general de Kansa tribo dos Asuras.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."De slaven van Mordor zullen van mij vluchten.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.1865 - Tennessee neemt een nieuwe grondwet aan waarin slavernij is afgeschaft.
Kölenlerin fiyatları yeteneklerine göre değişmektedir.De prijs van slaven varieerde conform hun bekwaamheid.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Nog in 1908 werden er vrouwelijke slaven verkocht in het Ottomaanse Rijk.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Kinderen van gehuwde slaven zijn eveneens slaven.
Ayrıca diğer kabilelerin kadınlarını da köle yapmışlardır.Zij maakten ook vrouwen van andere stammen tot slaaf.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Uit protest tegen slavernij stopte ze met het dragen van kleding van katoen.
Evde doğan köleler (oikogeneis), genellikle ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuşlardır.In huis geboren slaven, oikogeneis (Οἰκογενεις), maakten vaak deel uit van een bevoorrechte klasse.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Dit werd door de slaven gedaan.
Thukididis, Sakız Adası'nın nispeten en fazla köleye sahip olduğunu tahmin etmektedir.Thucydides schat dat het eiland Chios naar verhouding het grootst aantal slaven had.
Spartalı II. Agesilaus ile Callicratidas gibi bazı generaller köleliği reddetmiştir.Sommige generaals weigerden dit, zoals de Spartaanse Agesilaüs II en Callicratidas.
ABD'deki köleliğe karşı tavır aldı.Afschaffing van de slavernij in de Verenigde Staten.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaven werden ook in huis tewerkgesteld.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.In Florence wordt de slavenhandel verboden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod