Bir cinayet işlemiş olan katil, öldürülen kişinin eşinin oanyıyla idam cezasının yerine köle olabilirdi.Un assassino condannato a morte poteva, dietro richiesta della moglie della vittima, diventare suo schiavo.
Bu durum III. Köle Savaşı ile değişmiştir.Tutto ciò cambiò in occasione della terza guerra servile.
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1808 – Negli Stati Uniti viene bandita l'importazione di schiavi.
1840’tan itibaren ise yeniden Afrikalı köle ticaretinin önemli limanlarından olmuş, tekrar büyümüştür.A partire dal 1840, la città ridiventa un grande porto coloniale e commercia di nuovo con l'Africa.
Portekizli bir adam olan Manuel Francisco de Costa Lisboa ve Afrikalı kölesi Isabel'in oğludur.Aleijadinho era figlio del portoghese Manuel Francisco da Costa Lisboa e della sua schiava africana Isabel.
Birçok kölesi, muhafızı ve gladyatörü vardı.Ci sono molti mendicanti e qualche guardia.
Köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı.Lavoravano mediamente 12 ore al giorno per sei giorni alla settimana.
Katliamcılar 29 çocuğu da rehin aldılar ve daha sonra Meksika'ya köle olarak sattılar.I 27 bambini sopravvissuti catturati finiranno per essere venduti come schiavi in Messico.
1823'te Demerara'daki köle isyanını bastırdı ve iki yıl sonra Binbaşı rütbesini aldı.Nel 1823 represse la ribellione degli schiavi di Demerara, e due anni dopo divenne maggiore.
Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.Le loro condizioni di vita e di lavoro non erano molto diverse da quelle degli schiavi.
Dahası I. Darius'un emirleri gereği sağ kalan tüm kent halkı köleleştirildi.Inoltre, per ordine di Dario, tutti gli abitanti sopravvissuti vennero ridotti in schiavitù.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.Il commercio con l'Inghilterra è vietato.
1834'te kölelik kaldırıldı.La schiavitù fu abolita nel 1834.
Oysa normal köleler, toplumun en alt sınıfında bulunuyorlardı.Gli schiavi erano l'ultimo gradino della società.
Fransa ise Martinique ve Guadeloupe’de köleliği tekrar tesis etmiştir.La Francia continuò il sistema schiavista nella Guiana francese, nella Martinica e a Guadalupa.
Ondan önce Makedonya Kralı II. Filip, Stagira'yı köleleştirmiş ve daha sonra özgür bırakmıştır.Prima di lui, Filippo II di Macedonia aveva ridotto in schiavitù Stagira e poi l'aveva emancipata.
Etemon'un kölelerinden bir tanesi.Uno degli schiavi di Jamil.
Kura ile seçilen yemek başkanı köleleri şarapları sunmada yönlendirme görevini yürütürdü.Un "re del banchetto" estratto a sorte, aveva il compito di dirigere gli schiavi nel mescolare il vino.
"Big Show" un köle ismi olduğunu ve artık onun sahibi olmak istemediğini belirtti.Il visitatore dice di essere un Maestro e di non avere più un nome.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Solamente le famiglie più povere non avevano uno schiavo.
Suudiler Yemen ile birlikte köleliği 1962 yılında kaldırmıştır.Yemen e Arabia Saudita l'abolirono nel 1962.
Beraberindekiler de öldürülür veya köle olarak satılmak üzere tutsak edilir.Molti furono uccisi o venduti come schiavi.
Umuma açık meydan çeşmelerinden su alıp getirmek köleler ve bazen kadınlar için günlük işlerden biriydi.Andare a prendere l'acqua era un compito quotidiano delle donne.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.Si pensa che questi mercanti portoghesi furono i primi a portare la parola Giappone in Europa.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Le prime unità dei Giannizzeri comprendevano prigionieri di guerra e schiavi.
Antlaşmanın koşulları uyarınca köleliğe dönüş olmayacaktır.Per tornare a questo piano d'esistenza, invece, non ti servirà alcun Portale.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.Malgrado questa prima sconfitta, Crasso ingaggiò allora Spartaco e lo sconfisse, uccidendo 6.000 ribelli.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Ancora nel 1908, le donne erano vendute come schiave dai turchi.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.I sopravvissuti furono venduti come schiavi.
Bir köle, özgür bir kadının yanında da bu şekilde oturur, özgür kadına saygı göstermek için.Per farsi perdonare, l'amica cerca un pesce simile.
Sonra, yakalanmış ve Galbatorix'e götürülmüş ve Galbatorix onu kölesi yapmıştır.Venne in seguito rapito dai Gemelli e portato da Galbatorix.
Senetli kölelerin hizmeti alını satılsa da kendileri alınıp satılamazdı.C'era il mercato degli schiavi dove potevano essere comprati e venduti.
Belli başlı değişikilk köleliğin kaldırılmasıdır.Altri promuovevano un cambiamento radicale, chiedendo l'abolizione della schiavitù subito.
Sonthonax 29 Ağustos 1793 itibarıyla tüm köleleri özgürleştirir.Sonthonax proclamò la fine della schiavitù sull'isola il 29 agosto 1792.
Erkeklerinin çoğu öldüğünden kadınlar ve genç kızlar, Alman askerlerine seks kölesi olmaya zorlanmışlardır.Peggio di tutti stavano le donne ed i bambini, costretti a lavorare in condizioni pressoché di schiavitù.
Fetih savaşlarının sona ermesiyle birlikte bol sayıda ucuz köle kaynakları da azalır.La fine del commercio di schiavi ebbe numerose conseguenze.
İkisi aniden Monastatos ve onun köleleri tarafından yakalanır.I due amanti vengono repente raggiunti, ed Arminio catturato.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Solamente gli schiavi negri non ottennero la libertà di contrarre matrimonio interrazziale.
Çapullardan çokça köle ele geçiriliyordu.Nella sua tenuta utilizzava molti schiavi.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Ma la sua offerta fu rifiutata e lui fu creduto un bugiardo e messo in ridicolo.
Atinalılar sağ kalan tüm kent halkını köle olarak aldılar.Gli Ateniesi quindi presero la città e ridussero in schiavitù la popolazione rimanente.
Birçok Kölemen lideri öldürüldü, birçoğu kaçtı ve çoğu da İngiliz donananmasına sığındı.Più schiavi che mai stavano scappando, molti di loro si unirono poi all'esercito dell'Unione.
Spartalı II. Agesilaus ile Callicratidas gibi bazı generaller köleliği reddetmiştir.Alcuni generali (come gli spartani Agesilao II e Callicratida) rifiutarono quest'ultima pratica.
Bu korsanlık ve köle ticaretini durdurmaya yardım ediyordu.Permetteva il commercio di schiavi ed il contrabbando.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.In questo documento si parla evidentemente di schiavi.
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR.Grido per la libertà.
Askerleriyle birlikte isyancı köleleri Vezüv Yanardağı'nda kıstırdı.Approfittandone, interi squadroni Ribelli attaccarono la Morte Nera.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Tyrande sopravvisse alla Frattura, e guidò poi la sua gente fino al Monte Hyjal.
Lincoln kölelere özgürlük verdi.Линкольн наделил рабов свободой.
Bazen köle gibi erkeğimize hizmet etmek zorundayız.Иногда мы как рабыни должны прислуживать нашим мужчинам.
Babil'in fahişesi Mısır köleliğinden daha kötü.Вавилонская блудница страшнее египетского рабства.
Kendisinin şöyle dediğine inanılır: "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.Муса ответил: «За сорок лет».
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."Рабы Мордора бегут от меня.
Borçlarını ödeyemeyenler de köle olarak satılabilirdi.Должников, не платящих долги, также могли продать в качестве рабов.
1619 - İlk Afrikalı köleler Jamestown, Virginia'ya getirildiler.1619 — первые африканские рабы доставлены в Джеймстаун, Вирджиния.
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.В ответ Наполеон попросил султана прислать ему 2000 крепких чёрных рабов-воинов в возрасте 16 лет.
Ayrıca İbrahim'e davar, sığır, eşya, köle ve 1000 talant gümüş verdi.И Авраму хорошо было ради её; и был у него мелкий и крупный скот и ослы, и рабы и рабыни, и лошаки и верблюды.
1777 - Vermont, ABD'nin köleliği kaldıran ilk bölgesi oldu.1777 — Вермонт стал 1-м штатом, отменившим рабство.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.В 1808 году Сьерра-Леоне провозгласили британской колонией освобождённых рабов.
Bir Aztek vatandaşı da ceza olarak köle olabilirdi.Ацтек мог стать рабом в качестве наказания.