kökten ile cümle

kökten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yol sözcüğü ile de aynı kökten gelme ihtimali vardır.Sealt edasi läheb samas suunas Ropka tee.
Tedavi yöntemlerini köktencileştirmesi oradadır.Arendanud nende haiguste ravimeetodeid.
2 edilmesi yönündeki uzun vadeli hedef, Avrupa’nın mevcut ekonomisinde kökten dönüşümler gerektirmektedir.2 fondamentale des on économie actuelle, avec une énergie et des systèmes de
Bir başınabuyruk ya da köktenci olman imkansızdır.C'est impossible de sortir de l'ordinaire ou d'être vraiment original
Bir köktendincinin kör inanışının,Genau so blind ist
Bir köktendincinin kör inanışının,לא שונה מהותית
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Chegado o momento, vão declarar que não podem entrar na cidade automóveis a gasolina.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.그냥 휘발유차의 도시 진입을 불허하는 걸로 해결할 수 있습니다.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Og så er det det.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Po prostu kiedyś zabronią pojazdów spalinowych w miastach.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Κάποια στιγμή θα δηλώσει ότι δεν θα εισέρχονται αυτοκίνητα που κινούνται με βενζίνη στις πόλεις και τέλος.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.В какой-то момент они запретят бензиновые машины в городах, и всё.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.שאף מכונית של דלק לא תכנס לעיר. וזהו.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.أنه من غير المسموح لسيارات بنزينية بالقدوم للمدينة. و هذا ما سيكون .
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.インドはそもそも私たちが問題と思っている事が分からないでしょう
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Brotamos de uma raiz plantada na esperança de que não somos o que nos chamaram.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Chúng ta phát triển từ cái rễ trong niềm tin rằng chúng ta không phải là thứ chúng ta bị gán cho.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Creștem dintr-o rădăcină a credinței că nu suntem ce eram numiți.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Discendiamo da una radice piantata nella convinzione di non essere l'insulto con cui ci chiamavano.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Egy olyan gyökérből nőttünk ki, amit abban a hitben ültettek, hogy nem azok vagyunk, aminek csúfoltak.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Kita berasal dari akar yang ditanam dalam keyakinan bahwa kita bukanlah apa panggilan kita.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.우리는 우리가 듣는 별명과 실제 우리 자신은 다르다는 믿음으로부터 생겨났습니다.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Meillä on usko siihen, että emme ole sitä, miksi meitä kutsutaan.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Nos racines sont plantées dans la croyance que nous ne sommes pas les noms d'oiseau qu'on nous donnait.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Somos tallo de una raíz sembrada en la creencia de que no somos lo que nos apodaron.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vi stammar från en rot planterad i tron att vi inte är de namn vi kallades.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vi stammer fra en rod plantet i den tro, at vi ikke er, hvad vi blev kaldt.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vyrůstáme z kořene vzrostlém z víry, že nejsme tím, kým nám řekli.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Wij stammen af van een wortel geplant in de overtuiging dat we niet zijn wat ze ons noemen.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Wyrośliśmy z korzenia wiary, że nie jesteśmy tymi, którymi nas nazywano.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Zrasli smo iz korenine, ki so jo posadili v vero, da nismo to, kar nam pravijo, da smo.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Πηγάζουμε από μια ρίζα που φυτεύτηκε με την πεποίθηση ότι δεν είμαστε αυτό που μας ονομάζουν.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Вы произросли от семени, посаженного в вере в то, что мы не те, кем нас называют.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Корените ни са във вярата, че не сме това, което ни нарекоха.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.צמחנו משורש נטוע באמונה שאנו איננו השמות בהם מכנים אותנו.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.نرسخ من جذر زرع على الإعتقاد بأننا لسنا ما سمينا به.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.僕たちは深く根ざしている 僕たちは エンストをして-
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Así pueden usar la apertura los radicales.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Asta pot face forțele radicale cu transparența.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.C'est ce que les radicaux peuvent faire avec l'ouverture.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Das können Radikale mit Offenheit anstellen.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Dat kunnen radicalen doen met openheid.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Đây là những gì mà những người có quan điểm cực đoan có thể làm với sự cởi mở ấy.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ezt teszik a radikálisok a nyitottsággal.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Isto é o que os radicais conseguem fazer com abertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.이것이 바로 급진주의자들이 개방성이라는 것에 대해 할 수있는 일이죠.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Questo è quello che i radicali possono fare con l'apertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Toto dokážu radikáli urobiť s otvorenosťou.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Vidíme, jak radikálové dokáží zneužít otevřenosti.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Właśnie tak radykałowie mogą wykorzystać otwartość.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Αυτό μπορούν να καταφέρουν οι εξτρεμιστές σε συστήματα τόσο ανοιχτά.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Вот что радикалы могут сделать с открытостью.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ето какво радикалите правят с откритостта.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ось як радикали можуть використати відкритість.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.זה מה שקיצוניים יכולים לעשות עם פתיחות.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.وهذا ما يمكن للمتشددين أن يصنعوه بالانفتاح.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.これは4年ほど前の話です
Bu onların fikrine göre bir cihaddı ve kendilerini "cihad" kelimesi ile aynı kökten gelen성전을 치르는 이들은 자신들을 무자헤딘(Mujahideen)이라 불렀습니다.
Bu onların fikrine göre bir cihaddı ve kendilerini "cihad" kelimesi ile aynı kökten gelenהם עשו ג'יהאד, וכינו את עצמם "מוג'הידין",
Bu onların fikrine göre bir cihaddı ve kendilerini "cihad" kelimesi ile aynı kökten gelenكانوا يجاهدون، وسموا أنفسهم بالمجاهدين،
İlgili Sayfalar